“Parkta biri yeşile diğeri sarıya (o dönemde Yahudilerin yalnızca sarı boyalı banklara oturmalarına izin veriliyordu) boyanmış iki bank var. İkisinin ortasında bir çöp kutusu duruyor. İlk önce tereddüt ediyor, sonra da gidip çöp kutusunun üstüne oturuyorum ve boynuma kör dilencilerin zaman zaman boyunlarına iliştirdiği yahut devletin ırk yasalarını ihlal edenlere astığı tabelalara benzeyen bir tabela asıyorum. Üzerinde ‘Gerekirse çöpe yer açarım’ yazıyor.”
Nazi Almanyası’nda yaşayan Yahudi bir avukatın gördüğü bir rüya bu, Charlotte Beradt’ın “Rüyaların Üçüncü Reich’ı” kitabından. Bu kitabı duyduğumda çok heyecanlanmıştım, büyük bir merakla da okudum zira çok kıymetli ve özel bir iş olduğunu düşünüyorum. Beradt, 1933’te başlayıp Almanya’yı terk etmek zorunda kaldığı 1939’a dek rüya toplamış ve bu rüyaları şifreleyerek yurt dışına göndermiş. “Gittiğimde rüyalar orada beni bekliyordu” diye yazıyor.
Tabii kolay olmamış; henüz savaş çıkmadan, toplama kampları kurulmadan çok önce bile insanlar gelmekte olanı sezdikleri için son derece ürkmüş ve tetikte bir haldelermiş, o nedenle çok insan anlatmamayı seçmiş. Ama toplayabildiği kadarı bile öyle sarsıcı ki. Şöyle diyor Beradt: “Kafka’nın mesellerinin, totaliter durumlara tatbik edilebileceği sık sık dillendirilmiştir. Aynı şekilde bu rüyaların da, kaynağını ve hatta biçimini borçlu olduğu Üçüncü Reich dönemini konu edinen ciddi birer edebiyat eseri muamelesi görebileceğini söylemek mümkündür.”
Beradt bence bu rüyaları çok özgün bir biçimde katalogluyor ve her bölümün başında yaptığı alıntılar bölümleri çok iyi çerçeveliyor. Tekrarlayan motifleri izlemek kadar, rüyaların bazen sahiden gelecekten haber verdiğini görmek de çok ilginç oldu. Jung’un, rüyaların bize yaklaşan olaylar hakkında ipuçları verebileceğini öne sürerken ne kastettiğini anladım: Bilinçaltı, kendine has bilgeliğiyle yaklaşan trajedileri önceden tahmin edebiliyormuş, görüldüğü zamanda absürt gözüken ancak aslında yaklaşan dehşeti düpedüz öngören rüyaları okurken ikna oldum.
Ezcümle, epey ilginç ve ufuk açıcı bir kitap bu, çok tavsiye ediyorum. İletişim’in Faşizm İncelemeleri serisi bugüne dek hiç üzmedi zaten.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta yahudilerden ziyade almanların rüyalarına yer verilmiş olması çok önemli. Böylelikle "avantajlı" sayılan toplumun bile üzerinde ne tür bir baskı hissettiğini gözlemleme şansımız oluyor.