Yer Eksi İki Hakkındaki Yorumlar

mert g
03.02.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her satırında o yaşanmışlığı hissettiğiniz, sonrasında yavaş yavaş unutuyor muyuz diye bir utanma hissettiğimiz kitap. Kısacık haberlerin arkasında kalan kocaman acılar ve yaşanmamış ne anılar kaldı diye düşününce insan çokça utanıyor. Güzel ama acı bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
ADL504
19.01.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel ve hüzünlü bir roman. Özellikle askeri anı ve hikayelere ilgi duyan okurların okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cerpo
05.10.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zevkle okuduğum gerçekçi bir kitap oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
syildizc 19.12.2013
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eski bir subay olan Hakan Evrensel; önceki kitabı "Güneydoğudan Öyküler"de olduğu gibi; yöreyi tanıyan, orada yaşamış, o insanları yakından gözlemlemiş ve empati yapabilen bir bakış açısıyla yazmış kitabını.. samimi ve etkileyici buldum diğerleri gibi..
Yanıtla
9
0
Destekliyorum 
Bildir
dr.noo 04.01.2011
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Terör bölgelerinde yıllardır yaşananlar oraları görmeyenlere, yaşananları uzaktan anlamaya çalışanlara ancak bu kadar etkileyici anlatılabilirdi. Kitabı okurken tüylerinizin diken diken olmayacağı, gözyaşlarınızın akmayacağı bir an bile yok. Bu kitabı okuyun, okuyun ki yıllardır neler yaşanıyor, Mehmetçikler nelerle karşılaşıp neler yapıyor bir fikriniz olsun.
Yanıtla
31
1
Destekliyorum 
Bildir
Meral ÖZMERT 07.05.2010
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gözyaşlarıma engel olamadığım her satırını yaşarmışcasına bir solukta okuduğum muhteşem bir kitap. Hakan Evrensel, Türkiye'nin gerçeğini aktardığı Albayrak damatlığını giymek zorunda kalan Mehmetçiklerimizi akıcı bir dille anlatmış.
Yanıtla
20
0
Destekliyorum 
Bildir
falik 20.03.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güneydoğudan Öyküleri de okudum o kitabı okurkende çok etkilendim bu kitap tada çok duygulandım. şimdi iki kitabın birleşimini birde sinemada izleyeceğiz... Keşke Hakan Evrensel daha çok kitap yazsa ... kesinlikle tavsiye ederim etkileyici..
Yanıtla
16
0
Destekliyorum 
Bildir
krateray 02.01.2009
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güneydoğuda yaşananları öyle güzel anlatmış ki,insan sanki o anı yaşıyor tüyleri diken diken eden bir kitap.Eşimde güney doğuda askerdi beraber okurken o gerçekleri bir kez daha hissettik.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
klcss 13.03.2008
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
doğu gerçeklerini bir roman olarak çok güzel derlemiş çok beğenerek ve hüzünlenerek okuduğum bir kitaptır...herkese tavsiye ediyorum
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Caglar Kolbasi 07.01.2008
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kıtap tamamen bızı anlatan, ulkece Icınde bulundugumuz sorunları bırebır yasatan bır roman.. Dagda mucadele eden askerlerımızın yaptıgı kahramanca mucadeleyı okurken hem gurur duyacak hemde dusmanlarımıza bırkez daha lanet okucaksınız..

Mukemmel denebılcek bır akıcılıkta yazılan roman sade dılıyle okuyucuyu sıkmadan cok keyıflı anlar yasatıyor. Duygudan duyguya atlarken bı anda bıtıreceksınız ve bıttıgıne cok uzuleceksınız..
Yanıtla
31
2
Destekliyorum 
Bildir
_*papatya*_ 01.03.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.

Sevgilim...
>
> Ölüm denen o yoğun, kör karanlığın kederini, kahredici yalnızlığını ancak
> ben gibi ayrılıklara mahkum edilenler bilir...
>
> Sen kahpe kurşunlarıyla son nefesini verdiğin gün ben de dilimi
> mühürledim... Baban "Vatan sağ olsun, bir evladım daha var, o da feda
> olsun" diye ağlarken, 7 aylık oğlunu "emanetin" diye kalan son gücümle
> sıkı sıkı sarmıştım da nedense ayaklarım beni taşımıyordu. İki yanımdan
> koluma girmişlerdi, o an kalabalık bana çok gelmişti.. Kim bilir kaç
> kişilerdi.. Kasaba halkının yarısı arkamızdan geliyordu.. En önde giden
> sen! Üstüne örtülmüş al bayrağımdan gözlerime kızıl miller çekiliyordu...
> Son kez telefonda duyduğum sesin beynimde yankılanıyordu. "Hepinizi çok
> özledim..." "Özledim..." "Özledim..."
>
> Susmuştum....
>
> Oğlan büyüdü artık, her geçen gün biraz daha sana benziyor... Resimlerden
> tanıdığı sana özenerek saçlarını sen gibi tarıyor... O güldüğünde sanki
> sen gelip oturuyorsun karşıma... İçim ılık ılık kanıyor ama ne o gün ne
> ondan sonra, her sabah uyandığım ıslak yastığımı saymazsak, hiç
> ağlamadım.. Kavlimiz vardı unutmadım, "neden" diye hiç sormadım, bir kahpe
> kurşunla yıkılmadım, rabbim verdi sabrını ne boyun büktüm, ne senden
> vazgeçtim..
>
> Her gelen kara haberde, hangi şehrin şehidiyse oranın valisi, kaymakamı,
> esnafı, askerler, tanıyanlar, yakınlar...Şimdiye değin ağıtlarla,
> bayraklarla uğurladıklarımız kadar olmasa bile yine de kalabalıklar...
> Televizyon ekranından geçiyorum, ben de yürüyorum onlarla... Bir kez
> daha... Bir kez daha... Bir ...
>
> Sevgilim,
>
> Sen de oralardan görebildin mi bilmem, bu günlerde buralarda zamansız bir
> kırlangıç fırtınası var... Hangi televizyonu açsam, bir kahramandan söz
> ediliyor... Gazeteciymiş.. Ürkek bir güvercin gibiymiş.. İnsanlar
> gözyaşları arasında onun ne kadar mert, ne kadar vatansever olduğunu
> anlatıyor... Gündüz gözü şehrin tam ortasında vuruvermiş zalimler...
> Gördüm adamcağızın nasıl yattığını o soğuk taştan kaldırımda... Üzerine
> gazete örtmüşler... Ayakkabısı da yırtıkmış... İçim acıdı...
>
> Sahi sevgilim, operasyona gittiğiniz dağda, gecenin ayazında o karların
> arasında vurulduğunda karnın tok muydu ? Üşümüş müydü ellerin, esen deli
> rüzgar yaşartmış mıydı gözlerini? Bölücü hainlerle çatışırken, sağınızda
> solunuzda bombalar patlarken ne geçmişti aklından en son ? Bunları
> bilememek koyuyor insana, yine de mayınlara verdiğimiz şehitlerimizi
> düşününce şükrediyorum.. Hiç değilse sen parçalanmadın, vatan toprağında
> bütünsün, vedalaşırken kaskatı elini tutabilmiş, uzun uzun yüzüne
> bakabilmiş, mühürlediğim dudaklarımla solgun, soğuk alnından öpebilmiştim
> ...
>
> Diyorlar ki öldürülen gazetecinin adı Hrant Dink'miş, Türkiye Cumhuriyeti
> mahkemelerinde Türklüğe hakaretten yargılanmış.. Kibarlık olsun, Türkleri
> incitmesin diye Ermeni soykırımı oldu demiyormuş da, Türkiye Ermenilere
> karşı suç işlemiştir bu suçu kabul etsin, iki devlet aralarında anlaşsın,
> gereken yapılsın diye yazıyormuş, söylüyormuş... Ermenistan da Türkiye'den
> toprak istiyormuş... Sen gibi şehit olanların canıyla kazanılan vatanın
> birazını "bize verin" diyormuş...
>
> Günlerdir televizyonlarda bu gazeteci var sevgilim... Günlerdir kırlangıç
> fırtınası dinmiyor... Hükümetten birileri önermiş, Hrant Dink Türk
> bayrağına sarılsın demişler... Köşe yazarları da "Şehide ağıt"
> yazmışlar... Bize vatan uğruna ölenlerin şehit olduğu öğretilmişti..
> Bayrak, vatan uğruna, vatana hizmet ederken can verene sarılır bilirdik...
>
> Cenaze törenini canlı yayınla verdiler... Hem de Dünyanın her köşesinde...
> Ben de senin ve sen gibilerin cenazesini kalabalık sanırdım... Bütün yurt
> bizle ağlıyor, terörü lanetliyor bilirdim... Yurdun dört bir yanından
> çoluk çocuk, yaşlı, genç demeden koşturup gelenleri görmeliydin...Mahşer
> yeri gibiydi ortalık.. Hepsinin ellerindeki pankartlarda "Hepimiz
> Ermeniyiz" yazıyordu... Ne çok Ermeni varmış, şaşırdım! Sadece onlar mı ?
> Türkiye'yi düşman belleyenler de davetle gelmiş... Geliş paralarını da
> devlet ödemiş... Bu defa geçemedim ekrandan.. Yürüyemedim onlarla.. Burada
> cenaze böyle törenle defnedilirken, Ermenistanda da "Soykırım Anıtı"
> önünde tören yapmışlar... Acaba orada da "Hepimiz Türküz" diyenler oldu mu
> ?
>
> Hani son konuşmamızda susmuştum.. İçimdeki korkuları göstermemek için
> boğazım düğümlenmiş, sesim çıkmamıştı... Şimdi söylüyorum... "Ben de seni
> ben de seni... BİLEMEZSİN NE ÇOK ÖZLEDİM SEVGİLİM"
>
> Artık dilimdeki mührü çözüyorum, içimde biriktirdiğim feryadı salıyorum,
> gittiği yere gitsin kırlangıç fırtınasıyla... Böldürmemek için her biriniz
> siper ederek bedenlerinizi feda olmuştunuz vatana. Sizler kara toprağa
> bizlerse diri diri boşluğa gömülürken arkanızda yurdun dört bir yanından
> gelen "Ermeniler" yürümemişti.. Hiçbir yabancı televizyon acılarımızı
> dünyaya göstermemişti.. Karalara bürünen hayatıma, babasız büyüttüğüm
> evladıma karşın, yurdun dört bir yanında "hepimiz Ermeniyiz" diye
> haykıranlara da helal ettim hakkımı ...
>
> Melike FK


Hakan EVRENSEL'in okuduğum ilk kitabı. en güzel nasıl anlatılırı düşünüyorum da kitabın her sayfası yüzünüze çarpan bir tokat etkisi bırakıyor sizde... elimden bırakamadığım, göz yaşlarımı tutamadığım, okuduğum her satırda içimde bir elin yüreğimi sıktığını hissettiğim sonlara yaklaştıkça o elin yüreğimi sıkmakla kalmayıp bir mengenede sıkıştırdığını hissetmekten öte yaşadığım, nelerin kıymetini ne kadar bildiğimizi sorguladığım daha önce Sarıkamış Beyaz Hüzün kitabına yaptığım yorum da olduğu gibi okuduğum günden beri yastığıma huzurla başımı koyamadığım bir kitaptı daha da doğrusu bir gerçekti okuduğum :(...
Ordumuzun içinde yüzlerce tayfun yüzbaşları var, nice tayfun yüzbaşı gibi değerlerimizi de kaybettik ne yazık ki:(
lütfen okuyun ve lütfen okutun!
Yanıtla
92
8
Destekliyorum 
Bildir
Bülent Güler 10.05.2006
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşağıda kitabın yazarı Hakan Evrensel ile yapılmış bazı söyleşilerden alıntılar mevcut.

''Roman tamamen kurgusal. Ama romanin içerisindeki her olayin, birbirinden farkli yerlerde, birbirinden farkli kisiler tarafindan tamami yasanmistir. Bunlari birlestirmek bana düstü. Bu açidan kurgusal diyorum ama tümü yasanmistir.''
.......
''Romanda anlattiginiz olaylar ne kadar gerçek?
Yüzde 100'ü gerçek. Ama bu bir roman, olaylari, kisileri birbirine bagladim yani bir kurguyla anlattim.''
.......
''..romandaki köy baskini gerçektir. Ama çatisma sonrasi askerlerin, PKK'lilarin oldugu yerlere girdim. Karsilastigim manzarayi anlatmama gerek yok sanirim. Köy baskininda öldürülen 85 yasindaki dedenin hikayesi gerçek. Bir komutanim anlatti. Yazarken en zorlandigim bölümdü...''

Kitabı okurken abilerinin terörist olması yüzünden evin bütün sorumluluğunun omuzlarına yüklenmesinden ve gitmekle kalmak arasında yaşadığı çelişkilerden dolayı köy bakkalı temiz yürekli Salman'a acıdım. Hiç haketmediği bir sona uğramasına çok üzüldüm. Tayfun Yüzbaşıyı çok sevdiği eşi ve doğacak bebeği ile görevi arasında yaptığı seçimden dolayı takdir ettim, askerlik becerisene hayran oldum, yaşadığı sona ise kahroldum. Terörden zarar gören çaresiz bölge halkı adına ağladım. Ancak her Türk vatandaşının okuması gereken, ülkemizin son çeyrek yüzyıldır yaşadığı sorunları böyle açıkça ve içten anlatan bu kitabın bu kadar az yorum almasını ise hiç anlayamadım!!!! Bu kitabı bu kadar az kişi mi okudu? bu derece mi duyarsızlaştık????
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Sade diliyle ve etkili anlatımıyla sürükleyici bir kitap. Okurken kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz. Şu anda ülkede terörle ilgili yaşanan gelişmeleri görünce de çıldırmamak elde değil. Her şeyi unutmuşuz demek ki.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Besmart1981 20.05.2009
Okurken sarsılacaksınız! Her anı yaşayacaksınız. Tüyleriniz diken diken olacak. Hiç kitap okumamışlara verebilirsiniz. ben denedim. şu an iyi bir okur oldular.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
gustaoglu 30.07.2008
yazarın dili gerçekten çok akıcı. olayları çok etkileyici bir şekilde aktarmış. bu kitabı da güneydoğudan öyküler kadar etkileyici.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
aoyilmaz 10.07.2008
Yabancı yazarların romanları, bu ülkede, yerli yazarların ürünlerinden daha çok tüketiliyor. Bu bir özeleştiridir. İki yıl öncesine kadar, bende bu sözün kapsamındaydım. Ancak isimi neredeyse hiç birşey ifade etmeyen bu kitap, benim özüme ve dahası gerçeğe döndürdü. Kurgusal, ferilim ve polisiye kitaplar okumayı çok severdim. Bunlarda genelde kendi ülkeleri ve kendi kültürlerini anlatırlar. Ve ben hep yabancılara ve onlara hayatlarına gıpta ile bakardım. Bu aradada Türkiye deki pkk terörünü sadece oturduğum yerden lanetlerdim. Ama bu kitap beni tamamen gerçeğe döndürdü.
Yazarında dediği gibi bu kitaptakiler tamamen kurgu. Ancak hepside bu ülke yaşanmış ve yaşanmaya devam eden olaylar.
Okunmaya değer mi derseniz. Hayatınızı değiştirecek kadar değerli bir kitap derim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
curcunel 30.01.2007
Yazarı tebrik ediyorum. Etkilendiğim kitaplardan birİ oldu. Kısa sürede okudum. Oldukça sürükleyiciydi. Sınırlarımızda bizden pek de uzakta olmayan bölgelerde terör belasıyla mücadale veren kahramanlarımızın öyküsü mütevazi bir şekilde verilmiş. Güneydoğuda görev alan arkadaşlarla kitapta yazılanları paylaştığımda benzer konuların gerçekte de yaşandığını öğrendim . Bu kitabın üzerimdeki etkisini daha da arttırdı. terörle mücadele veren kahramanlarımızın öykülerini bizlerle paylaştığı için yazarı tebrik ederim. Böylece şehitlerimizin kanları bu topraklara boşuna akmamış oluyor, gerçeklere gözlerimizi kapamış oluyoruz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Sule Topallar 12.04.2006
Hakan EVRENSEL bu kitabın da da yine gerçek olaylardan yola çıkmış.kitabın içinde ki tüm olaylar bir şekilde gerçekten yaşanmış.Okurken gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz.Herkes gözlerini olanlara kapatsa dahi biryerlerde hala birileri kimse kıymetlerini bilmese bile bu vatan için canlarını vermekten vazgeçmeyecek insanlar var.Bu kitaptakiler hala yaşanıyor.Teşekkürler Hakan
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
evrenkent89 20.08.2005
Hakan Evrensel'kutlamak gerek.Metal Fırtına tarzı bir roman olmasına rağmen yazar konuyu son derece gerçekçi ve hiç kimseyi rencide etmeden ele almış.Başından sonuna kadar elimden bırakamadım.Hatta insan bazı yerlerinde gözyaşlarına hakim olamıyo.Güneydoğu'da terör sırasında yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatan bir kitap.Sayın Orkun Uçar veBurak Turna bence bu kitabı bir okusunlar derim.öğrenecekleri çok şey var.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum 
Bildir