“Adalet, yalnızca muhteva meselesi değildir. Her şeyden önce biçim meselesidir. Adaletin biçimlerine saygı göstermemek, sonuçta adaletin kendisine saygı göstermemektir. Söylediğim şeyi unutmayın: Kusursuz adalet, en kusursuz adaletsizlik olabilir.”
Bu yazı birtakım Javierlerin yazdıkları polisiyelere adadım resmen, Marias ile başladık Cercas ile devam ediyoruz. Sonuç: elden bırakılamayan kitaplar, uykusuz geceler, meraktan kitapları yercesine bir okuma hali.
Okudukça daha çok, daha çok sevdiğim Javier Cercas’ın Terra Alta üçlemesine başlamak için tüm serinin dilimize çevrilmesini bekliyordum; üçleme tamamlandı, ben de tabii ki kendimi tutamadım. Çeviri demişken: bu metinleri Gökhan Aksay’ın muazzam çevirisiyle okuyabildiğimiz için çok şanslıyız, belirtmeden geçmeyeyim.
Katalonya’nın güneyindeki Terra Alta bölgesindeyiz. Normalde ziyadesiyle olaysız bir yer olan bölge bir gün yaşlı bir çiftin evlerinde önce işkence edilip sonra öldürülmeleriyle sarsılıyor, olaylar gelişiyor. Ana kahramanımız genç polis memuru Melchor ile bir yandan cinayet soruşturmasını takip ediyor bir yandan da zamanda geriye gidip Melchor’un zorlu çocukluk ve gençlik yıllarına ve kendini Terra Alta’da bulmasına sebebiyet veren olaylara dair bir şeyler öğreniyoruz.
Kurmaca ve hakikat arasındaki ilişkiye dair Cercas kadar akıl yürüten pek yazar yok, ben de kendisinin en çok bu tarafını seviyorum. (Sahtekar’ın unutulmaz cümlesi bir daha gelsin madem: “Kurmaca kurtarır, hakikat öldürür.”) Bu romanda da daha geride olsa da bunu yapmaktan vazgeçmiyor; kahramanımız Melchor iyi bir okur, özellikle Hugo’nun Sefiller’ine takıntılı, onlarca kez okumuş kitabı ve bunun üstünden sık sık hakikat-kurmaca ilişkisine dair akıl yürüttürüyor yine bize Cercas.
Dikkatli okurlar cinayeti erken çözecektir, bence yazar biraz fazla ipucu veriyor ama yine de son bölüme eklediği hikâyeyle olaylar bambaşka bir boyut kazanıyor. Dilini diğer romanlarındaki kadar ustalıklı ve zengin bulmadığımı söylemem lazım ama yine de çok çok severek okudum. Zaten kendisi benim sayılı “ne yazsa okurum” yazarlarımdan biri, dolayısıyla şaşırtıcı sayılmaz :) Ben şimdi ikinci kitaptan devam o halde.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Terra Alta'da dört yıldır görev yapan polis memuru Melchor bir çiftlik evinde işkenceye maruz kalarak öldürülmüş yaşlı çiftin soruşturmasında görev alır. Esrarengiz duruma dönüşen ve hiç bir sonuç alınamayan davadan dosya kapanmasına rağmen Melchor hislerine de güvenerek olayın üstüne gider.
Cinayetle birlikte Melchor'un karanlık geçmişi,annesi ve evliliğiyle ilgili konulara değinirken yazarımız İspanya iç savaşıyla ilgili de bilgiler vermektedir.
Bir de metin de sık sık Victor Hugo'nun Sefiller'i defalarca okumuş ve hayatın içinde Jean Valjean ve Javert arasındaki kurmacaya hasretmiş Melchor'u tanıdıkça daha da sevdim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dışarıdan bir polisiye gibi görünse de, kısa sürede daha çok karakterlerin iç dünyasına odaklanan bir romana dönüşüyor. Cinayetin kendisinden çok, geçmiş, vicdan ve verilen kararlar ön plana çıkıyor.
Dili sade, temposu iyi ayarlanmış. Yalnız başlarda karakter sayısının fazla olması okumayı biraz yavaşlatıyor. Okurken sadece olayları değil, insanın kendisiyle yaptığı hesaplaşmaları da takip ediyorsunuz.
Polisiye sevmeyenler için bile önerebileceğim, düşündürücü bir roman.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En sevdiğim Javier Cercas romanlarından biri, hem polisiye hem zekice kurgulanmıs bir edebiyat şöleni. Cercas güzel yazıyor, yayınlanmış tüm eserlerini aldim. Teker teker aralıklı olarak okuyorum. Bazıları biraz sıkıcı gelse de hepsi birer edebiyat şöleni. Bunu okuyup begendiyseniz Kiracı isimli kücük hikayesini de tavsiye ederim, cok sevecek ve hic unutmayacaksınız.