Dopamin Tasarrufu
Serkan Karaismailoğlu dopaminin yalnızca bir mutluluk kimyasalı değil, aynı zamanda davranışlarımızı, seçimlerimizi ve hatta kimliğimizi şekillendiren hayati bir nörotransmitter olduğundan bahsediyor. Kitap boyunca nörobilimin penceresinden insan davranışlarını, alışkanlıkları ve bağımlılıkları ele alan yazar, beyin kimyasının bizim sandığımızdan çok daha belirleyici olduğunu vurguluyor. Bunu yaparken bilimsel bilgileri sade, anlaşılır ve yer yer sohbet havasındaki diliyle harmanlayarak okuma sürecini oldukça hızlandırıyor.
Karaismailoğlu, çağımızın “haz odaklı” davranış kalıplarını dopamin mekanizmasıyla ilişkilendirerek, neden bazı davranışları tekrar tekrar sergilediğimizi, neden bazen motive olmakta zorlandığımızı ya da nasıl ‘iyi hissetme’ arzusunun kontrolsüzce yönümüzü belirleyebildiğini örnekliyor. Dijital bağımlılıklardan yemek yeme alışkanlıklarına kadar uzanan geniş bir davranış yelpazesi, bilimsel bilgiler ışığında inceleniyor. ‘’Dopamin, geleceğin kimyasalıdır.’’ teziyle, dopaminin sadece anda değil, bizi gelecekte bekleyen ödülün hayalini kurarken bile nasıl aktive olduğunu gösteriyor. Yani bazen bir işi yapmadan önce onu yapma fikriyle bile dopamin salgılayarak kendimizi ‘yapmış gibi’ kandırabiliyoruz.
Yazar, kitap boyunca sık sık farkındalık kavramının altını çiziyor. Çünkü dopamin mekanizması, kontrolsüz bırakıldığında insanı kısa vadeli ödüllere yönlendirerek uzun vadeli hedeflerden uzaklaştırabiliyor. Dolayısıyla öz denetim ve dikkat eğitimi, kitabın işaret ettiği önemli gelişim alanlarından biri haline geliyor. Sadece akademik bilgi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kişinin kendi davranış örüntülerini gözlemleyip yeniden yapılandırabilmesi için ipuçları da barındırıyor. Kimi zaman bir alışkanlığı bırakmak, kimi zaman bir yenisini kazanmak için nereden başlamamız gerektiğini gösteriyor. Beynimizdeki kimyasalları bizim yönetebileceğimizi özetleyen bu kitap sayesinde, her gün karşılaştığımız yüzlerce uyarıcının dopamin sistemimizi etkilediğini ama bu sistemi tanıdıkça ona hükmetmenin mümkün olduğunu fark etmek mümkün.
Aslında bu kitap kişisel gelişim kitaplarının ötesinde, insan davranışlarının neden-sonuç ilişkisini beyin temelli açıklamalarla anlamamızı sağlayan, okuyucuyu hem düşündüren hem de harekete geçmeye çağıran nitelikli bir kaynak. Zihinsel temizlik, davranış farkındalığı ve sürdürülebilir alışkanlıklar inşa etmek isteyen herkes için okunması gereken kitaplardan biri olduğuna inanıyorum.