Etem Karaüzüm, İsviçre'de cezaevinde Abdullah Çatlı ile geçirdiği günleri anı olarak ele almış. Bu anı ile ilgili diyor ki:"Bir salı günü geldi, bir başka yılın bir başka salı günü de cezaevinden firar etti. İki salı günü arasında yaşanan 1 yıl, 3 ay, 22 gün ve 5 saat zamanda tanıdığım Çatlı'yı yazdım."
Evet...1980 öncesi olayların sol kanadında yer alan TÖB-DER üyesi Etem Karaüzüm, 1972 yılında öğretmen okulunu bitirdikten sonra, yurdun değişik yerlerinde öğretmenlik yapar. 1980 yılına gelindiğinde de öğretmenlikten istifa edip İsviçre'ye gider ve iltica talebinde bulunur. Aradan yıllar geçer ve 1988 yılında Abdullah çatlı ile aynı cezaevinde karşılaşıp tanışırlar... Etem Karaüzüm, 1980 öncesi için:"Bizim kuşak gençliği çok ucuz harcandı ülkemizde. Yazık ettiler memleketin genç dokularına. Birbirine düşman ettiler. Amerikan bezinden daha ucuz olduk" diyor. Etem Karaüzüm, cezaevinde Abdullah Çatlı ile çok iyi dost oluyor. O'nun için "Abdullah Çatlı'nın inandığı siyasi düşüncesi ne olursa olsun, üstlendiği görevin doğruluğu ve yanlışlığı beni çok ilgilendirmiyor. Beni asıl alakadar eden tarafı sağlam bir kişiliği oluşu. Hangi düşüncede, hangi inançta olursa olsun, birisiyle dost olmuşsa, onu kendisi kadar korumayı görev kabul ediyor. Bu yönü de karakter yapısıyla uyum içinde olduğunu gösteriyor. Onun böyle oluşu, açık söyleyeyim; beni oldukça etkiliyor." diye yazıyor.