Bizim Hücre "Ben ve Çatlı" Hakkındaki Yorumlar

Yalnız_Efe 04.12.2005
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
susurlukta ölen üç kişi ama onların üzerinden kitap yazan ve para kazananlar oldukça fazla. bu kadar çok şey bilen insanlar kazadan önce nerelerdeydi. herhalde dünyadaki en kolay şeylerden biri ölüler hakkında konuşamak ve yazmak
Yanıtla
8
5
Destekliyorum 
Bildir
diyardiyar 28.06.2012
ÇATLI Reisin hayattayken karşısına çıkamayacak adamlar o Şehit olduktan sonra yazı yazmaya başladılar.Bilmiyorum REİS hayatta olsaydı da yazabilirlermiydi ancak bu kitapta hakkında kötü bir şey geçmiyor.tarafsız bir kalem ele almış lakin yazar hücre arkadaşlığı yapmış olsada Koca ÇATLIYI tanıyamamış ve anlatamamış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
kendimi yazarın yerine koysam bu kadar objektif olmazdım. yazar taraf tutmadan yazmış. bu da siyasete bakış açısını değiştiriyor insanın. tabii ki kitap siyasetle ilgili değil. zaten çekici noktası da o.. o zamanı, o zamanın insanlarını ve sağcı solcu diye bişeyin olmadığını anlamak için herkesin okuması gereken bir kitap...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
bozkurt_61 05.06.2009
etem karaüzümün yazdığı bu kitabı aldım okudum. zıt görüşlü olmalarına rağmen çatlıyı güzel bir dilde anlattı. bu konudan dolayı kitabı severek okudum. iki zıt görüşlerin aynı yerde kalmaları ve yaşadıklarını öğrenmeleri için herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
ertugrulgazi 16.03.2008
Farklı iki düşünceyi savunan insanınyurtdışında cezaevinde aynı hücrede kalmalarının anlatıldığı bir kitap. Abdullah çatlı ve ethem karaüzümün o yılların siyasi çekişmelerine aldırmadan zorunlu da olsa bazı şeyleri paylaşmalarının güzel örneği. Kimbilir belki de mecburiyet onların insani düşüncelerini harekete geçirmiştir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
kalemimin ucu 28.04.2006
Etem Karaüzüm, İsviçre'de cezaevinde Abdullah Çatlı ile geçirdiği günleri anı olarak ele almış. Bu anı ile ilgili diyor ki:"Bir salı günü geldi, bir başka yılın bir başka salı günü de cezaevinden firar etti. İki salı günü arasında yaşanan 1 yıl, 3 ay, 22 gün ve 5 saat zamanda tanıdığım Çatlı'yı yazdım."
Evet...1980 öncesi olayların sol kanadında yer alan TÖB-DER üyesi Etem Karaüzüm, 1972 yılında öğretmen okulunu bitirdikten sonra, yurdun değişik yerlerinde öğretmenlik yapar. 1980 yılına gelindiğinde de öğretmenlikten istifa edip İsviçre'ye gider ve iltica talebinde bulunur. Aradan yıllar geçer ve 1988 yılında Abdullah çatlı ile aynı cezaevinde karşılaşıp tanışırlar... Etem Karaüzüm, 1980 öncesi için:"Bizim kuşak gençliği çok ucuz harcandı ülkemizde. Yazık ettiler memleketin genç dokularına. Birbirine düşman ettiler. Amerikan bezinden daha ucuz olduk" diyor. Etem Karaüzüm, cezaevinde Abdullah Çatlı ile çok iyi dost oluyor. O'nun için "Abdullah Çatlı'nın inandığı siyasi düşüncesi ne olursa olsun, üstlendiği görevin doğruluğu ve yanlışlığı beni çok ilgilendirmiyor. Beni asıl alakadar eden tarafı sağlam bir kişiliği oluşu. Hangi düşüncede, hangi inançta olursa olsun, birisiyle dost olmuşsa, onu kendisi kadar korumayı görev kabul ediyor. Bu yönü de karakter yapısıyla uyum içinde olduğunu gösteriyor. Onun böyle oluşu, açık söyleyeyim; beni oldukça etkiliyor." diye yazıyor.
Yanıtla
12
1
Destekliyorum 
Bildir