Mogador'un Gizli Bahçeleri
Mogador'un Gizli Bahçeleri

Kitapyurdu Fiyatı: 178,20TL

Ürüne Git
3Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
06.05.2026
yine aynı şiirli, şarkılı dil, yine aynı tarifsiz lezzet...
“Bu sese kulak ver. Hikâye yeniden başlıyor. Çünkü Mogador’da aşıkların uyanma vaktiydi. Nerede son bulur meydanda anlatılan hikâyeler? Belki de onları dinleyip sahiplenen bizlerde.” Arzunun geometrik bir formda vücut bulmuş hali olan Mogador’u dördüncü kez ziyaret ettim bu kitapla. Meksikalı yazar Alberto Ruy-Sanchez, bu kez bir tür Binbir Gece Masalları anlatısı ile karşımızda. Sevgilisinin duyarsızlığından bıkan hamile bir kadın; Hassiba (ki kendisi bir önceki kitaptaki karakterlerin torunu, uyurgezerler soyundan), ona meydan okumaya karar veriyor ve onunla ancak şehirdeki yeni bir bahçeyi keşfettikçe sevişeceğini söylüyor. Anlatıcımız da Mogador’un gizli bahçelerini toplamaya başlıyor. Bu bahçeler bildiğimiz bahçelerden farklı; dans eden ruhların bahçesi, argümanlar bahçesi, çiçekler ve yankılarının bahçesi, palmiye ve kaktüs bahçeleri - ilk bakışta bahçe olacağını düşünmediğimiz nice şeyden bahçeler devşiriyor anlatıcımız ve o bahçelerin diliyle arzusunu anlatıyor sevgilisine. Ruy-Sanchez’in dilini anlatmaya gerek yok, okuduysanız biliyorsunuzdur zaten, yine aynı şiirli, şarkılı dil, yine aynı tarifsiz lezzet. Beşliyi bitirmeye yaklaşırken bir kez daha şaşırıyorum, insan arzunun tüm katmanlarını bu kadar mâhir biçimde anlatabilir, dönüştüğü şeyleri nasıl böyle keskin biçimde saptayabilir, nasıl böyle büyü gibi, dua gibi, söylence gibi metinler yazabilir diye. (Bu nasıl bir cümledir mesela?! “Bedeninin her bir ağzında beliren tebessümleri yorulmak bilmeden ben yetiştireceğim.”) Okuduğum hiçbir şeye benzemeyen, bambaşka bir dünya bu ve Mogador’a gitmek insanın her seferinde dönüştürüyor, dönerken hiçbir zaman aynı kişi olarak dönmüyorum resmen. Son bir yolcululuğum kaldı Mogador’a. Keşke bu seyahatler hiç bitmese diyeceğim ama, zihnimde Mogador’a gitmeyi sürdüreceğim gerçeğiyle avutuyorum kendimi. Şu pasajla bitireyim: “Herkes hayatları buna bağlıymış gibi kendi bahçe arzusuna tutunmuş. Çünkü bir bahçe fikrinin bile, arzu dolu hayal gücünde yalnızca bedenin değil, hayatın anlamı kabul edilen her şeyin teslim edildiği bir cennet özlemi uyandırdığı açıktır.”
Elif Gökçe Demir
Kaşif
08.06.2025
önceki hikayelere de güzel bir sona da bağlanamamış bir kitap. ben beğenmedim.
•eva•
Kitapkurdu
23.11.2024
serinin dördüncü kitabına başlarken, hikayelerin bir yerde toplanmaya başlayacağını da düşünmüştüm fakat öyle olmadı. daha doğrusu, biz gelmeden, görmeden karakterler rastlaşmış bile. bu kez mogador başlı başına serinin bir karakteri değil, o görev burada mogador’un bahçelerine verilmiş. bahçelerin, çiçeklerin, ağaçların varlığının böylesi belirgin olması seriye çokça yakışmış. 2. ve 3. kitaptan sonra daha derinlikli bir 4. kitap beklerken, sanki ilk kitaba geri dönmüşüz hissi yaşadım ve bu benim için hayal kırıklığı oldu.