Görünmez Kentler
Görünmez Kentler

Kitapyurdu Fiyatı: 177,10TL

Ürüne Git
169Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Görünmez Kentler
Bir kenti anlatabilmek kolay değil, eksik kalacak pek çok şey var. Doğa, insan, zaman, bir yerden açık veriliyor. Kent imgeleri olduğu gibi aktarılamıyor veya anlatılan şey göstergelerden ibaret kalıyor veya geçmişin şimdiye bağlı olan kesiminden başka anlatılacak bir şey bulunamıyor veya karmakarışık sokakların, birbirini ölçüsüzce kesen caddelerin kaosundan yeni bir düzen çıkartılamıyor veya veya veya. Her şehrin bir öyküsü var, ne kadar o öykü görmezden gelinmeye çalışılsa da bu öykünün etkisinde kalmadan kente dair başka bir şey anlatabilmek mümkün değil bana göre; ben ona ne kadar farklı anlam, farklı çıkış yolu sunacak olsam da onun kimliği çoktan belirlenmiştir, yıkılmaz bir kesinlik içindeki yapılar yerine oturmuştur ve beni, hayal gücümü ezip geçer o şehir. Kim olduğumu yitirmemek için geriden bir şeyler getiririm, geçmişi şimdiye taşımaya çalışırım ve geçip gittiğim şehirleri ister istemez şimdikine taşırım. Kişisel bir şey tabii ama aynı düşünceleri Calvino'dan okuyunca aklımdaki kent imgesi çokyüzlü bir kristale genişleyiverdi. Calvino, Görünmez Kentler'in yazım serüvenini anlatıyor başta. Fikirlerini koyduğu dosyalar var mesela, eşyalara dair, hayvanlara dair, tarihi kahramanlara dair falan. Bir kentler kitabı düşüncesi ortaya çıkınca bu fikirlerden yararlanmış, sonra biçime gelmiş sıra. Birçok gruplama ve alt gruplama düşünmüş Calvino, kentler ve anı, kentler ve göstergeler gibi. Bunları tam olarak oluşturduktan sonra kentleri nasıl inceleyeceğini düşünüyor. Önceden yazılmış metinlerden bir ölçüde esinlendiğini, kentlerin de birbirinden esinlendiğini, böylece "başka yer" diye bir şeyin olmadığını, bütün bir dünyanın tek bir şekle bürünmeye başladığını düşündüğünü belirtiyor ve metinlerarasılık işin içine giriyor; birbirinin üzerine inşa edilen metinler, birbirine dönüşen kitaplar. Kent imgelerinin birbirinin üzerine inşası gibi.Calvino, "Benim Marco Polomun kalbinde yatan, insanları kentlerde yaşatan gizli nedenleri, krizlerin ötesinde değerleri olan nedenleri keşfetmek." (s. 13) dedikten sonra okuru bir labirente yerleştirip çıkışı okura bırakıyor. Bir kentin diğerine sızdığına sıklıkla rastlanıyor; astronomiye göre kurulan şehirlerin yıkıldığı ölçüde başka bir şehir ayak uydurabiliyor buna. Calvino'ya göre rasyonel zihinsellikle bunun sözcüklerle anlatımında ikilik olması, kent düşüncesinin kendi içinde sıkı bağlar kurmuş zıtlıklar bulunmasını olanaklı kılıyor. Bu, anlatıcıya göre, okura göre, kentin kimliğine göre değişebiliyor, yine de bir duvarla karşılaşırsanız bu bir sonu değil, yön değişikliğini ifade ediyor. Bir şehrin çıkışını başka bir şehirde bulabilirsiniz, ne de olsa dünya birbirine benziyor, öyle ya.Işıl Saatçıoğlu, doktorasını Calvino üzerine yapmış bir çevirmen. Sunuş yazısında Calvino edebiyatını öncesiyle birlikte inceliyor. Oulipo tayfası, özne-okur ilişkisi, dil-edebiyat ilişkisi, edebiyat-felsefe ilişkisi, Borges'in labirentine yaklaşım, bir sürü şey. Calvino için kentin "dev bir kolektif anı, başvurulacak bir ansiklopedi" olduğunu söylerken Perec'in apartmanı geldi aklıma, yapbozun bir parçasının eksik olmasıyla kentlerin görünmemesi birbiriyle ne kadar ilişkilidir, düşündürücü. Düşündüm yani. Nadiren yaptığım bir şey. Neyse, bu faslı da Saatçıoğlu'ndan bir alıntı yaparak kapıyorum: "Görünmez Kentler sonsuzlukta, çoğullukta ve tarihsiz bir zamanda yaşanan bir kimlik krizidir." (s. 37) Arkadaş gayet nefis anlatmış, Queneau'nun veya Oulipo'nun oyunculluğunu Calvino'da görmek mümkün. Bu bölümlerin arasında yer alan Marco Polo'yla Kubilay Han'ın diyalogları, kentlerin bir olmasına sağlayan bir çatı. Satranç metaforu bu açıdan incelenebilir; Han'ın fethettiği şehirler satranç tahtasıdır, taşlar da ordular, insanlar falan. Tahtayı oluşturan lifler çözülebilir, öyle olursa bütün tahta etkilenir. Bir de fetih amacı var. Taşlar orada olsa da, ortadan kalksa da kent imgesi daima orada kalacaktır. Kent çok şeye karşı koyabilir, ne kadar değişirse değişsin zamansızdır, sabittir, düşünülmediği zaman bile varlığını sürdürebilir. Han bunun farkına varır, Polo'ya tek bir kenti anlattığını söyler. Polo bunu kabul eder, aklındaki kent Venedik'tir ve her kente Venedik'ten bir şeyler taşır. Aslında kendinden bir şeyler taşır, insan uzunca bir süre bir yerde yaşarsa orası haline gelir. Oranın göstergelerini taşır. Han'ın göstergeler hakkında söylediği de bununla ilgilidir; bir kent anlatıldığında belirli şeyler üzerinde durulur. "Yüce Han göstergelerin anlamını çözüyordu ama göstergelerle görülen yerler arasındaki ilişki belirsiz kalıyordu." (s. 71) Han, Polo'ya bütün amblemleri tanıdığı zaman imparatorluğuna sahip olup olamayacağını sorar. Polo'nun cevabı bir kentin sahibi olunamayacağını belirtir: "Hiç heveslenme Hünkârım: o gün sen kendin amblemler arasında bir amblem olacaksın." (s. 72) Kent sahipliği, orayı anlama çabasını da içeriyor. Bir başkasıdır kenti anlayan, en azından anlamaya çabalayan kişi. Sürekli bir dönüşümdür bu, kişi de aynı kalamaz. Kentler ve anı, kentler ve arzu, kentler ve göstergeler, diğerleri, bir zaman, mekan, kişilik olayıdır. Anılarda kentler durağandır, çözülürler. Sünger gibi emerler anıları, şişerler, buna rağmen değişmezler. Göstergeler kenti etiketler. Belli bir kimlik kazandırmada göstergeler işe yarasa da sınırlıdır bu kazanım, dille sınırlanmıştır. Yanıltıcıdır, çünkü kenti kapsamaz. Kişileri kapsar. "Yalan, sözlerde değil şeylerdedir." (s. 106) Dilin yetersizliği, yanıltıcılığı bir kenti kopyalayabilir, baştan yaratabilir, yok edebilir. Kentlerde mutlak bir şimdi yaşanır, geçmiş biçim değiştirip şimdiye katılır. Zamanın tek bir noktada toplanması gibi mekan da tek bir noktada toplanmıştır; kentlerin sürekliliğinde bir kentin çıkışı yoktur, her kent başka bir kente açılır. Gökyüzü de kente hapsolmuştur, biçim değiştirir ve kentin bir parçası haline gelir. Tersi olduğunda, bir kent gökyüzüne benzemeye çalıştığında yok olur, yıkılır. Kent neyse odur; bir şeye benzemez, suretleri de kendidir. İnsanlar göğe taşındığında bile, aşağı bakıldığında oradadır. Kaybolmaz, görünmez bir imgedir. İki yol vardır acı çekmeden yaşamak için; ya kentle bir olmak ki cehenneme ayak uydurmak demek bu, diğer yol da cehennemde cehenneme dair kim, ne varsa onu bulmak. Polo'nun son sözleri bunlar.
Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
21.01.2025
Oulipo grubunun önemli yazarlarından biri olan İtalyan yazar Italo Calvino'nun ilk olarak 1972 yılında yayımlanmış olan anlatısı Görünmez Kentler, mekan kavramının pek çok şekilde irdelenmesiyle oldukça önemli bir yapıt. Venedikli gezgin Marco Polo ve Moğol kağanı Kubilay Han üzerinden ilerleyen bu yapıt, dokuz bölüm, beşerli on bir alt başlıktan oluşmaktadır. Anlatılan her kurmaca şehir bir kadın ismiyle nitelenmiş olup kentleri on bir farklı kavram üzerinden de sınıflandırmış. Marco Polo ve Kubilay Han üzerinden hem kimi felsefi konulara değinmekte hem de mekan, zaman, hayal gibi kavramlara dokunmakta. Tarihi üstkurmaca olarak niteleyebileceğimiz bu postmodern anlatının dilimize çevirisi de bir o kadar güzel.
ü_mitoloji
Kaşif
15.03.2026
Fibonacci dizisine göre tertip edilmiş metinde sanırım kentler değil de Venedik'in farklı görünümleri yazılmış.
seladam88
Kitapkurdu
27.01.2026
harika bir Calvino kitabı
Dünya'da Bir Yolcu
Bilge
12.11.2025
Deneme olduğu için bazı bölümlerde ağır bir felsefe yer alıyor, etkisine girmekte zorlanılabildiği gibi zaman zaman Marco Polo Kubilay Han görüşmeleri ise tekrar dikkatinizi eserde toplamanızı sağlıyor. Farklı bir bakış açısı için değerlendirilebilecek bir yapıt.
Rrüzgar
Kitapkurdu
11.06.2025
Tavsiye üzerine aldım ama bana hitap etmedi sanırım biraz zorlandım okumakta, kitap roman değil masalsı bir anlatımla kentlerden bahsediyor yer yer Marco Polo ile Kubilay Han’ın diyaloglarına yer veriyor o kısımlar çok güzeldi.
Fsnbs
Kaşif
29.05.2025
Calvino anlatırken nerede dolaşmak istediğinize göre değişiyor, kitabın size hissettirdiği. Yaratılan ütopik kentlerde mi, insanoğlunun zihninde mi.... Son cümleden çıkamıyorum; 'İki yolu var acı çekmenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.'
Kezban Çiftçi
Kitapkurdu
17.03.2025
Beğendiğim söylenemez.
Çetin Haydaroğlu
Kitapkurdu
12.12.2024
Calvino’dan masalsı bir anlatım...
Edebiyat Mutluluktur
Italo Calvino ile tanışma kitabım olacak. Tavsiye üzerine aldım. Umarım yanıltmaz.
KY-964845
21.10.2024
Pek bana hitap etmedi maalesef. Yazarın diğer kitaplarına şans vereceğim.
LomengSingollo
Kitapkurdu
14.08.2024
Şehirlerin tasvirlerini beklerken, enteresan bir metinle karşılaştım. Görünmez Kentler, Marco Polo ve Kubilay Han’ın sohbetleriyle derinlikli bir masala dönüşüyor. İmgelem anlatımıyla, kentler arasında düşler kurarak ilerliyorsunuz.
gizem kırış
06.08.2024
okuması keyifliydi beğendiğimi söyleyebilirm
Büsra Uguz
Kitapkurdu
25.07.2024
bana hitap etmedi akici anlatimi olan bir kitap degil bitiremedim
Semra  Özkan
Kitapkurdu
19.03.2024
Calvino nun diğer kitaplarını da okudum. Sevdiğim bir yazar ama bu kitap bana hitap etmedi. Üzgünüm.
Demiguise
05.02.2024
kitap bir roman değil öncelikle almak isteyenler buna dikkat etsin onun dışında güzel bir kitap
zayıf
Kaşif
10.01.2024
Söz konuzsu Calvino ise mükemmellik var
blackmeyil
Kitapkurdu
02.10.2023
Görünmez Kentler, Venedikli seyyah Marco Polo' nun Tatar imparatoru Kubilay Han' a gezdiği şehirleri anlatmasını konu alıyor.Olay örgüsü bekleyen okuyuculara sıkıcı gelebilir. Böyle bir beklentiniz yok ise bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
küçük_güzeldir
Kitapkurdu
28.08.2023
Mimariye ilgisi olanların okumasını tavsiye ederim
malumatbincevher
Kitapkurdu
21.08.2023
Okunabilecek en özgün, en eğlenceli ve harika kitaplardan bir tanesi.