"Hoca, nükteleriyle, toplumun aksayan yönlerine işaret etmiş, ve bu aksaklıkları artık normal karşılayan insanları sözleriyle sarsarak gerçek benliğine döndürmek istemiştir. Hoca’nın fıkralarında, karşısındaki insanı güldürmek değil, düşündürmek ön plandadır. Hoca, tebessümü, düşüncenin içine yerleştirerek düşünme fiilini kolaylaştırma yoluna gitmiştir. Hoca, tüm dünyada, dağdaki çobanından, en üst makamdaki insanına kadar bilinip tanınan tek milli şahsiyetimizdir. Bunun içindir ki, UNESCO, 1996 yılını, “Nasreddin Hoca Kahkaha Yılı” ilan etmiştir. Buna rağmen şunu da belirtmekte fayda var: Hoca, batı dünyasının lanse ettiği gibi, kahkaha değil, tebessüm ve düşüncenin temsilcisidir.
Hoca, halka ayna olmuş güler yüzlü ve bilge bir insandır. Bazı çevrelerin ona yakıştırmaya çalıştığı gibi, insanları güldürmeye çalışırken, kendini ahmak yerine koyan biri değildir kesinlikle. Olsa olsa o, bir arif, bir halk bilgesidir. Zaten bu eserin amacı da, Hoca’nın bilgeliğini ön plana çıkartmak ve onun yanlış anlaşılmasına meydan vermemektir. Ümit ediyorum ki, elinizdeki eser, amaçladığı yolda emin adımlarla ilerler ve Hoca’ya olan vefa borcumuzun ödenmesine bir nebze de olsa katkıda bulunur. İnşallah kalbinize düşen her fıkra, yüzünüzde tebessüm güllerinin açılmasına vesile olurken, yaşadıklarımız hakkında durup düşünme fırsatı verir. Hoca’nın şahsında, tüm Anadolu erenlerinin ruhuna...
Fatma Zehra Arslan
10 Ocak 2004, Üsküdar" dediği gibi kitabın Sunuş'unda fıkralarıyla tebessüm ederken düşüncelere de yelken açılabilecek seçmeler... emeği ve gayreti için yazarımıza teşekkür ederiz.