Belki Yaz Erken Gelir
Belki Yaz Erken Gelir

Kitapyurdu Fiyatı: 220,39TL

Ürüne Git
19Yorum
Yaz, bir umut misali beklendiğinde güzel duyguları hissettirir. Öykünün dilinin içine de muhakkak bu nedenle umut yerleşmelidir. Bu sayede merak diri kaldığı gibi karanlığın dağıldığı aydınlık sabah gibi öykü de insanın içini ısıtır. Sonuçta anlatılan bir hayat parçasıdır. Tüm yönleriyle yaşantının merkezine yerleşen insanın başından geçenler bütün doğallığıyla Yekta Kopan’ın öykülerinde dışa yansır. Bazen hayatın keşmekeşinin içinde okurun başına gelerek tezahür eden olaylar yazarın öykü diliyle buluşur. O zaman okur yazara, yazar da okura yoldaşlık etmiş olur. Esasında en rafine duygudaşlık bu şekilde ortaya çıkar. Kopan, kırk bir öyküyle hayatın girilmedik yerini bırakmaz deyim yerindeyse… Bu kadar hayat parçası içinden illaki okur kendine göre bir karakter ya da olay bulur. Hatta daha da fazlası “ben öykü yazsaydım böyle yazardım” fikri okurda oluşabilir. Kopan’ın öyküleri her ne kadar küçük kelimesine atfen küçürek olsa da manidar yönleri itibarıyla öyküler çok büyüktürler.
Yazarın toplumsal meseleler ve insanın iç dünyasında yaşadıklarına duyduğu hassasiyet, yazdığı satırlarda somutlaşıyor. "Şükür, İki Yol Köftecisi, Nergis, Sabah Serinliği, Hayalet, Ayşe Neşe... Bizde Her Şey Beşe, Geçmiş Zaman" hikayeleri; altını çizdiğim satırlarıyla benim için farklı bir konuma yerleştiler. Özellikle Yunan Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olan bir adamın hayal ettiği işi yapamaması ve başka bir işte çalışmak zorunda kalmasının anlatıldığı "Şükür" hikayesi çok özeldi. Son zamanlarda Türkiye'de çabaları sonuçsuz ve hayalleri yarım kalan birçok genç varken belki de bu hikaye onların sesi olmuştur. Kitabın yarısından sonraki hikayeleri pek beğenmesem de başta belirttiğim hikayeler bana yetti.
Okurken Yekta Kopan’ın sesiyle dinliyormuş hissi veren, dingin ve yormayan bir anlatımı var. Çok vurucu olmasa da sakinliği ve akıcılığıyla güzel bir okuma deneyimi sunuyor.
Tam sahilde okumalık hikayeler kısa kısa damakta tadı kalan.. Yekta kopanın hikayelerini seviyorum bu da tam yaz sezonunda okumalık tatlı hikayeler. Belki yaz erken gelir adı ve kapak tasarımı da gerçekten çok güzel.
Yaz aylarında alıp okumak için çok ideal bir kitap.
bir şubat günü içim ne kadar umutla dolabilirse o kadar doldu belki yaz erken gelir bundan daha güzel bir dilek olabilir mi bilmiyorum alın okuyun pişman olmazsınız kapak fotoğrafı bile içinizi ısıtmaya yetecek
Yekta Kopan ile tanışacağım ilk kitabı.. ;)
Umut veren yazılardan oluşan bir kitap.
kitabın kapağı açılınca elinizden tutup sizi harika bir yollculuğa götürecek dili çok akıcı ellerine sağlık Yekta Kopan' ın. herkes okusun içi ferahlasın.
Tam anlamıyla hikaye gibi değil de kısa kısa anı ve hatıra bulaşmış öyküler gibi diyebiliriz. Yekta beyin yazdıkları da sesi gibi eşsiz. Bazı satırlarda kendi çocukluğunuzdan/hayatınızdan tanıdık şeyler bulabiliyorsunuz. Yoğun bir okuma sonrası dilenmek isteyenlere önerilir.
Hikaye yazmak bu kadar keyifli olmamıştı
Duyguların ve iç sesin ön planda olduğu, yoğun ama sakin bir anlatı. Kalabalıklar arasında yalnız kalanların, geçmişi omzunda taşıyanların kitabı.
Yekta Kopan külliyatına yepyeni şahane bir kitap daha eklenmiş
O kadar naif, o kadar zarif oykuler var ki icinde, bazilarinda hic bitmesin istedim. Kisacik satirlara ne cok sey sigdirmis Yekta Kopan. Cok cok sevdim oyku dilini.
Hemen bitirilebilecek, çok yalın bir dille yazılmış, akıcı bir kitap. :)
Öylü okumayı sevenlere sıkılmadan okuyacakları bir öykü kitabı. Kimisi bir kaç sayfa, kimisi tek sayfa, kimsi de tek bir cümle ve hepsi çok güzel. Neden bilmiyorum Kabak Dolması bende ayrı bir yer etti, hikaye bittiğinde gözlerim ıslaktı.
nasıl iyi geldi, duyguların böyle hissedildiği kısa öyküler ruhumuza nefes gibi.
kac öykü vardi bilemiyorum. ama 3 oykü cok etkiledi. iyi ki okumuşum bu kitabi dedirtti. kalemine saglik Yekta Kopan..
Okumaya değer bir öykü yazarından güzel bir kitap daha