Bekleme Odası
Bekleme Odası

Kitapyurdu Fiyatı: 194,00TL

Ürüne Git
35Yorum
Pervin Öncüler
Kitapkurdu
Yazarın Katarsis, Azınlıkta Kaldık ve Azad kitaplarını okumuş, aralarından da en çok Azad'ı beğenmiştim ve son kitabı Bekleme Odası bence hepsinden güzel. Kitabın kapağında Serhat Kaya değil de, ünlü bir yabancı yazarın adı yazsa eminim ülkemizin en çok satan 3-4 kitabından biri Bekleme Odası olurdu. Hikaye bir Fransızın ağzından anlatılıyor ve bu olurken akışta Türkçe'de kalıplaşmış yazım ve konuşma dilinden eser yok, bence bu çok büyük bir başarı. Yazar Fransa'da ne kadar kalmış bilmiyorum ama okurken Paris sokaklarda Oliver Nathan'la beraber dolaştığımı, Bay Cenavi'ye hayran hayran baktığımı hissettim. Kitabın arkasında Livaneli'nin yazarın romanları için sözleri var, Serhat Kaya için "edebi bir panorama yaratıyor" demiş usta yazar Livaneli, bence kesinlikle haklı.
Yeşim  Sungun
Kitapkurdu
Bekleme Odası, Paris’te başlayan ve okuru adeta bir film senaryosunun içine çeken bir hikâyeyle açılıyor. Roman, Oliver Nathan adlı bir karakter üzerinden, birçoğumuzun hayatında en az bir kez hissettiği o tanıdık ikilemi ele alıyor: Olduğumuz yerde kalmak mı, yoksa bilinmeyene doğru bir adım atmak mı?Yazar, bu kişisel çatışmayı öyle ustalıkla işliyor ki, hikâye bireysellikten sıyrılarak evrensel bir sorgulamaya dönüşüyor. Nathan’ın Cenavi ile karşılaşması, romana bambaşka bir dinamizm katıyor; diyaloglar öyle akıcı ve doğal ki, “Keşke bu muhabbet hiç bitmese” dedirtiyor. Romanın finali ise benim için tam anlamıyla bir sürpriz ters köşe gibi oldu. Hem şaşırtıcı hem de içsel bir huzur veren bu sonun uzun süre etkisi altında kaldım. En son yine yazarın kaleminden 3 yıl önce okuduğum Azad romanında böyle hissetmiştim. Serhat Kaya’nın, romanlarında anlattığı hikayeyi bir sinema filmi gibi kurguladığı hissine kapılmamak elde değil; her sahne gözünüzün önünde canlanıyor, tavsiye ediyorum.
Sahilde Defne
Kaşif
Kırklarındaki Nathan'la yetmişlerindeki Cenavi'nin Paris'teki Küba Büyükelçiliği'nde başlayan hoş olmayan tanışmaları Nahan'ın hayatını değiştirecektir. Nathan'ın bütün hayali Fransa'yı ve kötü geçmişini terk edip Küba'ya yerleşmektir ama kötü sicili dolayısıyla Küba vizesi dahi alamamaktadır, Cenavi ise Portekizli bir gezgin. Kötü başlangıç iyi bir dostluğa dönüşür. Roman Nathan ve Cenavi'nin felsefe, edebiyat dolu sohbetleriyle devam eder. Evet ikisinin farklı mekanlardaki sohbetleri romanın iskeletini oluşturuyor, aralarda da Nathan'ın iç hesaplaşmaları var, sonu sürpriz sayılabilir fakat bence okuru mutlu eden bir son, bu durum sürprizden daha önemli. Yazarın kalemini çok beğendim, ikilinin sohbetleri ufuk açıcı ders vericiydi ve asla sıkmayan bir akışa sahipti. Edebi açıdan eleştirebileceğim tek bir aksaklık yoktu. Bu kitapla ilgili yazarı tebrik etmekten başka ne diyebilirim!
HacerSC
Kaşif
Neredeyse 50 yaşına yaklaşan Nathan Fransa'da doğup büyümüştür ancak artık burada yaşamak istemiyordur.Daha önce hiç gitmediği daha da önemlisi tanıdık kimseyle karşılaşma ihtimalinin neredeyse hiç olmadığı Küba'ya yerleşmek istemektedir. Vize alamayacak kadar kötü olan siciline rağmen umutlu ve olumsuzluklara öfkelidir.Portekizli gezgin olan Bay Canevi ile tanışmasına vesile olan öfkesi zamanla kendini tanımasını ve başka bakış açıları kazanmasını sağlayacaktır. Nathan'ın Bay Canevi ile olan sohbetleri adeta bir terapi gibiydi. Nathan gibi bende bir sonraki buluşmalarını heyecanla bekledim. Buluşmalar arasında Nathan ile birlikte iç hesaplaşma yapmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz.Görüşme sayısı ve zamanının sadece bir sayıdan ibaret olduğunu esas olanın geçirilen zamanın kalitesi olduğunu hemencecik anlayıveriyorsunuz. Az kişi ve sınırlı mekanlarda geçmesine rağmen oldukça akıcı ve sanki başından ayrılamayacağımız bir görsel izliyormuşçasına kitabı okumuyor adeta izliyorsunuz.
S.. Dali
Bilge
Fransa da yaşayan Nathan isminde kırklı yaşlarında bir genç ve Cenavih, Nathan ın yaşının iki katından fazla bir yaşa sahip, Portekizli bir psikiyatrist. Yolları bir konsolosluk binasının bahçesinde kesişir ve olumsuz başlayan ilk karşılaşmadan sonra bir rastlantı sonucu yeniden bir araya gelişleri ve bu durumun hayatlarını nasıl etkilediğini konu edinir.. ilk kez okuduğum bir yazar, dili anlatımı, hikayesi bir solukta okuttu kendini.. her kitap etkilemiştir beni az ya da çok ama uzun zamandır kendimde bu kadar içselleştirebildiğim, hissedebildiğim bir kitabı okumuş olmak çok iyi hissettirdi. çok özlemiştim böyle bir kitap okumayı.. güldüm, ağladım, çokça düşündüm, yaşadım ve hissettim, yeri geldi Nathan oldum yeri geldi bay Cenavi.. bir çeşit terapi etkisi oldu kitap bende.. okumak isteyenlere keyifle okunsun dileğimle
ademkotaman
Bilge
Bekleme Odası'nı okurken kendimi bir tiyatro oyununda hissettim. Öyle ki okurken karakterler sanki ete kemiğe bürünüyor ve gözünüzün önünde canlanıyor. Kahramanlarımız Nathan ve Bay Cenavi'nin yaşları, nereli oldukları artık sizi ilgilendirmiyor. Keza Zülfü Livaneli gibi bir üstadın da romana dair yerellikten çok genel insan davranışlarının izini sürerek edebi bir panorama yaratması sözü romanı okumanız için yetiyor. Roman o kadar etkileyici ki kendinizi bu iki kahramanla trende yolculukta veya bir kafede rahat bir şekilde hayal edebiliyorsunuz. Üslubunun da sade anlaşılır ve akıcı olması cabası. Bir psikiyatriste gitmiş gibi oluyor ve ilaçsız bir tedaviye başlıyorsunuz. Kurmacanın sonu da bir hayli etkileyici. İç monolog, bilinç akışı, geriye dönüş tekniklerini başarıyla uygulayan yazarımızın diğer kitaplarını bir an önce alıp okumak gerek. Kitabın ismi bu romana konulabilecek en metaforik bir tercih olmuş. Okuyun okutturun.
TURKCECİ
Üstat
Hızlı akan bir hikâye bekleyenler için ağır ilerleyebilir ama karakterlerin iç dünyasına odaklanmayı sevenler için etkileyici bir okuma
Ramazan Öney
Bilge
İki kişi arasında geçen sürükleyici tarzı olan roman. Zülfü Livaneli, Serhat Kaya romanları kendini zevkle okutur dediğinde şüphe etmemiştim ve okuyunca bunu fazlasıyla hak ettiğini kendim de deneyimledim.
Ayşe Türköz Erol
Kitap Paris'te yaşayan Oliver Nathan'ı konu alıyor. Annesini kaybeden, eşinden boşanan, kendi içinde kavgalarıyla yaşayan Nathan Fransa'dan Küba'ya gitmek istiyor. İçinde gitmek arzusu var. Bir türlü kaçmak ve orada yeniden doğmak. Bir gün Nathan'ın hikayesi Bay Cenavi ile kesişiyor. Bay Cenavi Portekizli bir gezgin ve psikiyatrist. Karşılaşmaları Nathan'ın şiddetli bir öfke patlaması ile başlıyor. İlk karşılaşmalarından sonra Nathan Bay Cenavi'yi ararken tesadüfen tekrar karşılaşıyorlar. Nathan ve Bay Cenavi uzun uzun konuşuyorlar. İlk ve ikinci tesadüf karşılaşmalarından sonra iki insan belirledikleri günlerde buluşmaya başlıyorlar. Nathan ve Bay Cenavi neler konuştular? Nathan hayalini gerçekleştirebilecek mi? Nathan'ın haline biraz üzülsemde aslında çok keyif aldım. Paris sokakları, restoranlar, kişiler hiçbir şey ezbere değildi. Gerçekçi ve emek harcanmış şekilde yazılmıştı. Tebrikler.
ferish fontilifiş
Kitapkurdu
Nathan ve Cenavi yi sarmalayan muhteşem cümleler, bakış açısı.. Düşündüren, içimizden geçen, yüreğimize dokunan yine Serhat Kaya hayranlığımı perçinleyen bir kitap daha... tebrik ederim. okuru bol olsun. olur da...
Sezen Fenerli
Kaşif
Kitap yurdu okuyucu anketinde üst sıralarda görünce , heyecanla satın aldım; yeni yazar kazanmak keyifli olacaktı; sonra yayınevini gördüm :( Böyle yazınca kitap kötü sanılmasın, beklentiyi karşılamıyor, sıradan) Oliver Nathan hayatı sorgulayan, kendini suçlayan ve her an patlayacak öfkeyi içinde barındıran biri,yeniden başlamak için ön koşul ülkeyi değiştirmek diyor, geçmişten hiç kimse ile karşılaşmayacağını düşündüğü Küba da karar kılıyor.. Üstüste redler, konoloslukta kavga ve yüzünde bir tokat derken Bay Cenavi perdede gözüküyor. Azıcık ömrü kalmış Portekizli psikiyatr.. Buluşmalar, sohbetler.. Nathan ın farkındalığı hızlı değişimi köklü değişim arzusu.. Cenavi ölünce Küba ya gidişini organize ediyor, en kötü mezarını ziyaret etmek için Küba ya gelir diyor:) Bu yorumu yazdım, sonra başka okuyucu yorumu okudum (evet akıcı, evet okumanın ötesinde izler gibi, evet Paris e gitme arzusu uyandırıyor, evet Zülfü Livaneli yorumu haklı) Sonuç : Azad kitabını sipariş verelim :)
LEYLA  GÖKER
Kitapkurdu
Aslında herkesin bir yanı eksik değil mi? Ve bunu tamamlamak için ne yapıyoruz? Nasıl yapıyoruz? Ya da kim görüyor? Ya da görmezden gelebilir miyiz birinin gerginliğini? Sebebini merak edip günün sonunda onun hayatına bahar getirebilir miyiz? Yani birinin hayatına dokunmak hem de çıkarsızca ... Bunu güvenip yapabilir miyiz? Her şeyi olduğu gibi birine içini dökebilir misin? #8Mart'ta #Cannes'ta #ruedesfrèrespradignac 'ta #cocoloco isimli bir restauranta sırf Küba'ya has yemekleri var diye Bay Cenavi'nin Nathan'ın "Senin için buradayım ve yolun biteceği yer Küba,mesajını verdiği ilk an" Şapkasını çıkarttığı an... (Ve ilk ve son )Nathan'ın gözünden kaçmayan sahnelerini okumak ilham vericiydi. Ve Oliver Nathan'ın adı yazan mektup...
Sinem TOKTAŞ
Üstat
terapi kitabım oldu. anlam yüklü , muazzam.
narağacım
Kaşif
Bu kitaba dair yorumum; sanki yazarın yaşamı boyunca edindiği tecrübeleri, hayata, insan ilişkilerine, duygusal problemlere karşı içindeki duyguları derleyip toparladığı bir kitap olduğu yönünde. Genç bireylerin, içinde bulunduğu sıkıntılı süreçlerde onlara yardımcı olup yol gösterecek türde bir kişisel gelişim kitabı gibi aynı zamanda. Yazarın küçük ve basit bir kurguyla kaleme aldığı, dili sade ve akıp giden, bir çırpıda okunacak bir roman olmuş. hikayenin kahramanı, zor zamanlar geçirdiği için başka bir ülkeye taşınmak isterken yaşlı gezgin-psikiyatrist dostuyla tanışır, biraz sohbet edip, birkaç defa daha görüşmek üzere sözleşirler. dostlukları iyice geliştikten sonra bir gün dostunun ölüm haberini alır. kendisine sonraki hayatında destek olacak, hayallerini gerçekleştirecek bir yardımda bulunmuştur. Burada yorum yapan arkadaşlar beklentiyi fazla yükseltmişler. Kitapyurdu okurlarını doğru yönlendirmek gerekirse beklentinin altında kaldı bana göre.
Pervin Öncüler
Pervin Öncüler 25 Mart 2026
Yorumunuzu okuduktan sonra acaba sizinle aynı kitabı mı okuduk diye bir daha düşündüm. Ben de kendi yorumumda objektif düşüncelerimi belirtmiştim, severek okuduğum bir roman olmuştu çünkü. Elbette beğeniler görecelidir ama kişisel gelişim kitabı da değil bence bu roman. Zaten iyi romanlar, başka insanların hikayelerini kendi başlarına gelmiş gibi anlattığı gibi, kendi başına gelenleri de başkalarının hayatları gibi anlatabilmeyi başarabilmesiyle öne çıkar, ki Bekleme Odası 4 ödül almış, Orhan Kemal Roman Armağanı'na aday gösterilmiş ve yazarın instagram sayfasından takip ettiğim kadarıyla yıl sonunda Netflix'te filme uyarlanacakmış. Bir de okurları doğru yönlendirmek gerekirse diyip öncesinde kitaba dair fazlaca spoiler vermeniz de bir okur olarak konuya bakınca ilginç olmuş. Çok beğenerek okuduğum ve geçen yıl başında arkadaşlarıma armağan olarak aldığım bir romana yapılan bu yorumu görünce kayıtsız kalamadım :)
Arzu Kuzu
Kaşif
güzel ve anlamlı bir kitaptı
Berna Yilmaz
Kaşif
Bekleme Odası okurken insan kendini gerçekten bir “bekleyişin” içinde hissediyor. Serhat Kaya daha çok iç dünyaya odaklanan, sakin ama düşündüren bir anlatım kurmuş. Kitapta olaydan çok duygu var. Karakterin iç konuşmaları, hayatı sorgulaması ve o arada kalmışlık hissi okuyucuya geçiyor. Bazen yavaş ilerliyor ama bu da kitabın ruhuna uyuyor.
MUSTAFA GÜZELYURT
Kitapkurdu
yazarla tanıştığım ilk kitabı ; ne demeli bilemedim tam anlamıyla sıkmadan sıkılmadan Nathanın Cenavinin yanında buluyorsunuz kendinizi kesinlikle harika bir kitap
Şenay Keleş
Kitapkurdu
Bekleme Odası, yazarın okuduğum ilk romanı. Kitabın sürükleyiciliği için şunu söyleyebilirim; geceleri 03:00'da saat kurmuşçasına beni uyandıran, yoğun tempomda tüm yorgunluğuma rağmen bulduğum her fırsatta bir paragraf daha okumak için fırsat kolladığım bir eser. Gelişimsel psikolojiye ilgim olduğu için karakterler çok çarpıcıydı benim için. Yazar; uzun süredir soluksuz kitap okumaya hasret kalanlardan, kitap okuma alışkanlığı kazanmak istiyorum ama bir türlü kazanamıyorum diyenlere kadar geniş okur kitlesine bir ilizyonist gibi hitap etmiş.
Vildan Yaşar
Kitapkurdu
Kitap ilgi çekici bir başlangıç yapıyor.Yer yer tekrara düşse de sonu tatmin edici,beğendim.
Alev Kuru
Kitapkurdu
Seyirci önerilerini göz onunde bulundurarak aldigim bir kitapti. Edebi yönü bence cok zayifti. Edebi bir romandan çok basit bir kişisel gelişim kitabı olarak görüyorum.
1 2