Gülme: Komiğin Anlamı Üzerine Bir Deneme
Gülme: Komiğin Anlamı Üzerine Bir Deneme

Kitapyurdu Fiyatı: 90,48TL

Ürüne Git
2Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
07.05.2026
artık kült kabul edilen metni...
“Komik, tam etkisini gösterebilmek adına, kalbin anlık uyuşturulmasına benzer bir şeye gereksinim duyar: Saf akla hitap eder. Ancak bu aklın diğer akıllarla temasta kalması gerekir. (...) Kendimizi soyutlanmış hissetseydik komiğin tadına varamazdık. Görünüşe bakılırsa gülmenin bir ekoya ihtiyacı vardır. İyi dinleyin: Bu vurgulu, net, bitmiş bir ses değil; bu yavaş yavaş yayılarak uzayıp gitmek isteyen, şimşekle başlayıp gürlemelerle devam eden bir şey, tıpkı dağa düşen bir yıldırım gibi. Yine de bu yankının sonsuza kadar sürmesi zorunlu değildir. İstediğimiz kadar geniş bir çemberin içinde dönüp durabilir; bu, çemberin kapalılığını azaltmaz. Gülmemiz daima bir topluluğun gülmesidir.” Henri Bergson’un artık kült kabul edilen 1900 tarihli metni “Gülme: Komiğin Anlamı Üzerine Bir Deneme”yi sonunda okudum. Açıkçası biraz fazla yaşlanmış buldum bu metni ve biraz üzüldüm. Perspektifi biraz, örneklemi epeyce yaşlanmış demek daha doğru olacak sanırım. Yukarıda alıntıladığım şahane pasaj giriş bölümünden, kitap böyle başladı ve “uf” dedim, “nefis bir şey okuyacağım.” Aklımda sürekli Kundera, onun agélaste, kitsch ve litos kavramları uçuşuyordu, oralara doğru gideceğiz diye umdum ama günlük hayata dair örneklerden ziyade tiyatro metinlerine odaklandığı için Bergson, bir süre sonra ilgimi kaybettiğimi fark ettim. Hayat ve sanat ne kadar ayrıştırılabilir sorusunun geçerliliğini kabul ederek yine de söylüyorum, anlatı bir noktadan sonra tamamen dönemin tiyatro metinlerine odaklanıyor ve odağına bu şekilde sanatı alınca bence hayatın içinde olan “komik”ten fazlaca kopuyor. Gülme itkimizi tetikleyen şeyin insanla özdeşlik kurmak olduğu ve “insana benzeyen” şeylere güldüğümüze dair tartışmaları ilginç olsa da, kitabın yazılmasından bugüne dek geçen 125 senede bazı bakış açılarının geçerliliğini yitirdiğini düşünüyorum. Ve gülmeyi sadece bir “cezalandırma” perspektifinden ele almasıyla ilgili de ciddi sorunlarım var ama uzatmayayım. Olmadı maalesef.
୨୧⋆。˚ ⋆
Kaşif
20.09.2025
Bergson dan kısa fakat ufkunuzu genişletecek bir kitap