3Yorum
Kışın Leylası
Kaşif
06.02.2025
"Dağlar bizde nebileri, âlimleri, velileri, hakîmleri, ârifleri temsil ediyordu. "Hikmet Dağı'nın erenleri" derdi dedem onlara. "Asıl dağlar onlar" derdi ve eklerdi: "Nasıl bu dünya şu gördüğün dağlar üzerinde duruyorsa âlem de o hikmet dağının erenlerinin ilmi üstünde durur Hakk'ın inâyetiyle. Cenâb-ı Hak ilmini onlar üzerinden belletir, Hakk'ın ilmi onlarla ve onlarda tezahür eder." diyerek başlıyor Dursun Çiçek ve çok güzel isimleri anlatıyor dedesinin gönlünden. Ebû Hanîfe, İmâm Maturîdî, İbn-i Sinâ, İmâm Gazzâlî, Yûsuf Has Hacib, Ahmed Yesevî, Fahreddin Râzî, İbn-i Arabî, Ahî Evran, Hacı Bektaş-i Velî, Yûnus Emre, İbn Heysem, Ali Kuşçu, İbn Haldûn, İbn Battûta, Abdülkâdir Merağî, Fuzûlî, Kınalızâde Ali Efendi, Mimar Sinan ve İmâm-i Rabbânî.
vakilli
Kitapkurdu
03.02.2025
Çok farklı bir dille kadim bilgelerimizi tanıtan yazılardan oluşuyor. Dursun hocanın kalemi, masal diliyle bilgilerimizi, bir büyüğün dizinin dibinde dinliyormuş duygusunu veriyor insana. Okunmalı...
turna kurşun
Kitapkurdu
21.01.2025
Turna Kurşun İnsanın yetkinleşmesinde, tefekkür hayatın dağın yetkinleştirici bir yanı vardır. Bu anlamıyla dağların yetkinleştirici yanını görmek için dağla dost olmak gerek.