''Terapi gibi sohbet''
Kitaplarının çizilmiş, notlar alınmış olduğunu görmenin güzelliğinden bahsediyor bir bölümde Beyhan Budak. Tam da öyle oluyor, çizili yerleri çizilmemiş kısımlardan fazla olabilecek kitaplardan… Modern hayatın karmaşasında kendine yol bulmaya çalışan, psikolojik sağlamlığa yatırım yapan herkes için işlevsel bir kılavuz gibi.
*
Karmaşık teorilerden uzak, bilimi günlüğe indiren sade bir dil sayesinde, hayatın içinden konuları tanımak kolaylaşıyor. Nedir bu konular? Özünde herkes bu hayatın acemisi olarak dünyaya geliyor, sonra alışkanlık, içsel huzur, özgüven, ilişki, kaygı gibi kavramlarla sıklıkla karşılaşarak dönüşüyor. Ama hangi yaşta olursak olalım, hayata dair bir şeyleri yeniden öğrenen bizler için “acemi” kavramı çok yerinde hissettiriyor. Zamanla “Hayatın ustası oluyor” gibi bir şey demek pek gerçekçi bir beklenti gibi gelmiyor. “Hem niye olalım, zorunda mıyız?” diyerek Beyhan Budak'ın kitapta yer verdiği canım Virginia Woolf’un bir sözünü eklemek istiyorum;
“Acele etmeye gerek yok. Parıldamaya gerek yok. Kendinden başkası olmaya gerek yok.”
Değişiyor, dönüşüyor ve öğreniyoruz. Kimi zaman öğrendiklerimizi yıkıyor ve yeniden inşa ediyoruz; hayatın daimi öğrencisi gibiyiz. En tatlı kısmı da sanki Beyhan Budak ile bir seansta, sohbet havasında ilerlemesi…