“Birinden o kadar uzun zamandır, belki de hiçbir zaman bir şey istememiştim ki, sorarken sesim titredi çocuk gibi.”
Melisa Kesmez’in son romanı Çiçeklenmeler’i Mart ayının başlarında okudum. Minicik bir novella, hatta belki bir uzun öykü. Kocasını kaybeden bir kadının; Türkan’ın kocasını kaybedip kendini bulmasının öyküsü aslında. Bulmasının ve çiçeklenmesinin öyküsü.
Kitap iki bölümden oluşuyor, gördüğüm kadarıyla çoğunluk ilk bölümü, yani Türkan’ın aslında hiçbir zaman gerçek bir ilişki kuramadığı kocası Orhan’ın yasını tutuşunun anlatıldığı kısmı sevmiş. Bu kısım bana kendi kişisel tecrübemden de ötürü epeyce dokundu ama ben kitaba ismini veren ikinci bölümü de çok sevdim. İçimi umutla, çiçeklerle doldurdu. Kendi hayatının figüranı olmuş bir kadının hikâyeyi baştan yazmasının öyküsünü okuyoruz ikinci bölümde. Pek çok insana ikna edici gelmemiş bu bölüm, anlıyorum ama ben insanların bu denli büyük dönüşümler yaşayabileceğine, kendilerini bile şaşırtacak biçimde davranabileceklerine inanan biri olarak yazarın anlattığı hikâyeye teslim olmayı seçtim ve iyi geldi bana bu. Belki biraz temenni gibi de okudum bu bölümü - hepimiz mümkün olduğunu hayal edersek, inanırsak olur çünkü, olmaz mı?
Yine de bu ikinci kısım daha uzun olsa, Türkan’ın dönüşümü, kafa karışıklığı, çekincesi, kaygısı, korkusu, ürkek adımları daha detaylı anlatılsa roman çok daha zenginleşirdi diye düşünüyorum. Buradaki hikâye bir novelladan daha fazlası olmayı hak ediyor bence, Türkan’ın iç sesini daha çok duymayı isterdim, bu kısmın daha geniş tutulması ikna edicilik sorununu da aşmasını sağlardı bence.
Ezcümle, temel meselesi kısalığı olan bir roman bence Çiçeklenmeler. Ben sevdim. Keşke Melisa Kesmez daha uzun yazsa, zaten kelimeleri yumuşacık; insanı okşuyor gibi, anlattıkları tanıdık - uzun uzun yazsa da okunur, hem de ne güzel okunur.
Kitabı elime alır almaz okumaya başladım ve bitene kadar bırakamadım. Sanki sizi büyüleyen bir anlatım, elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Sürükleyici polisiye bir roman gibi, etrafında dönen bir olay yok ama öyle etkileyici, içine çeken bir anlatım ki daldığınız yerden çıkmak istemiyorsunuz. Halbuki yaşanan zor bir psikolojik durum var, bunun sizi belki boğması gerekir ama öyle değil, anlıyor ve empati yapıyorsunuz. Bilmiyorum belki kadın okurlar için ekstra çekici gelir yazarı da bir kadın çünkü ama dantel gibi işlemiş ince bir ifade biçimi bir şeyi tarifi öyle güzeldi ki dönüp cümleyi tekrar okudum ve böyle çok cümleler var. Misal: “Ayşe’nin sanki kuştan yapılmış elinin hafif ağırlığının altında gevşediğimi fark ettim. Bu, bir geminin iskeleden uzaklaşmasın diye ne zamandır sımsıkı tuttuğum halatını bırakmak gibi bir şeydi.” Ben her iki bölümü de bayılarak okudum ve gözümde canlanan bir film gibiydi keşke bağımsız film tadında yapılsa gerçekten. Bir kadının çiçek açma hikâyesi..
Hayat yolunu bir patikaya benzetecek olursak illaki zaman içinde yolun sağında solunda yaşamın bahar aylarına denk gelen çiçeklenmeler göze çarpacaktır. Yürümeye yüklenen anlamın doğasında bu vardır. Hayatın insanı koyduğu yer ve insanın bu tepkisi ise farklı farklıdır. Melisa Kesmez’in karakteri Türkan da hayat yolunun kenarına çiçek tohumları serpmeye niyetli bir kahraman… Kendi ayakları üstünde durmanın, var olmanın, yaşama umut beslemenin bir kadın için değil erkek için bile zor olduğu günümüzde Kesmez’in karakteri mücadelenin ruhunu taşıdığını her satırda ispat eder. Toplumun dar kalıplarına sıkışmış binlerce insana örnek olacak bir hikayeyi vadeden Kesmez kadının kendi kabuğunu kıran dişil gücünü göstermeyi de ihmal etmez. Kaderin ağlarına rağmen umudun hep olduğu, kırgınlıkların, Ayrıca güzel, akıcı ve yalın bir Türkçe eseri okurun zevkine hitap edecek bir hale sokar. Son olarak bir çiçekle bahar gelmez diyenleri yanıltacak çiçeklenmenin gözden kaçırılmaması lazım.
Eser daha ilk sayfasından merakınızı celbederek sizi içine çekiyor. Kurgunun kahramanı aracılığıyla duyguları konuşturmuş yazarımız. Kahramanımızın yaşadığı, hissettiği, esere konu olan kısa zaman dilimini nasıl geçirdiği hızlı ama ince ayrıntılarıyla aktarılmış bizlere. Hayatını hiç istediği şekilde yönetememiş, eline geçene razı olmayı seçmiş, kendisi ve hayatı ile ilgili herhangi bir arayış içinde olmamış, olamamış bir kadın anlatılıyor eserde. Canını çok acıtan ancak sonrasında her şeyin değişmesine vesile olan, yaşanılan her şeye anlam bulduran bir kayıp sonrasında yaşama ve yaşamaya dair neler yapılması gerektiğinin sorularıyla yüz yüze gelen kahramanımızın kendinin farkına varması ve radikal kararlar almasıyla son bulan bu esere okumayı seven herkesin vakit ayırmasını tavsiye ederim …
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın dili akıcı ve sade. Yazar, karakterlerin duygularını doğal ve samimi bir şekilde aktarmayı başarmış. Ancak hikâye açısından baktığımda bana çok sıra dışı ya da çarpıcı gelmedi. Buna rağmen karakterlerin iç dünyalarını ve günlük hayatın küçük ayrıntılarını başarılı bir şekilde yansıtması kitabı okunur kılıyor. Sessiz, sakin ve hayatın içinden hikâyeleri seven okurların beğenebileceği bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ilgi çekici;ilk bölümde Türkan'ın Orhan'la evliliği sorgulanıyor, sevgisiz içi boş bir evlilik.. Orhan'ın ölümü, yas süreci.. 2.bölümde Türkan'ın yeniden doğuşu:bir nevi küllerinden doğup çiçek açması.. güzel bir hikaye.. daha da devam edebilirdi bana göre
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melisa Kesmez’ den okuduğum ilk kitap. Kısa ama etkili bir öykü diyebiliriz aslında tam böyle oturup bitirmelik kitap ama ben bir oturuşta bitiricek fırsatı bulamadım tabi Sonunu böyle beklemiyordum bence çok güzel bağlanmış bir kadınlık hikayesi diyebiliriz
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melisa Kesmez, bir kadının yas ve kayıp sonrası kendi iç sesini bulma yolculuğunu, her zamanki zarif ve incelikli diliyle büyüleyici bir hikâyeye dönüştürmüş. Hayatın durulduğu yerden yeniden yeşermesini anlatan bu dokunaklı anlatı, okurun ruhunda adeta çiçek açtıran bir umut ışığı yakıyor. Keyifli okumalar diliyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son zamanlarda bir kitabı okurken hiç bu kadar zevk almamıştım. Türkanla beraber sanki adım adım ben de hayatı yeniden keşfettim. Kitabı bırakırsam yolculuğu yarım kalır korkusuyla bitirmeden bırakamadım. İçim ferahladı. Sanki çiçeklendim. Kaleminize sağlık. Teşekkür ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap insanı içine çekiyor. Türkan’a üzülüyor, Orhan’a kızıyorsunuz. Aslında hayatın içinde ne kadar çok Türkan ve Orhan olduğunu fark ediyorsunuz. Sevdiğini sandığı adamla evlenip hayatını dört duvar arasına hapseden kadınlar ve hayalleri hiçbir zaman eşiyle örtüşmeyen, zamanla uzaklaşan erkekler… Bu yönüyle kitabın ilk kısımları oldukça gerçekçi.
Ulaş ile tanışma kısmı bana çok gerçekçi gelmedi ama sonuçta bu bir hikâye; belki böyle örnekler de vardır.
Kitabın en sevdiğim yanı ise şu oldu: Kadınlar, ne yaşarlarsa yaşasınlar, kırıldıkları yerden yeniden filizlenip çiçek açabiliyorlar.
Huzurlu bir okuma. Kişinin kendiyle ve diğer herkesle, hayatla barışma hikayesi. Dil çok zarif, dans eder gibi. Hikaye belki bildik, eşi ölen ve yas sürecinden çıkmaya çalışan bir kadının yeniden doğuşu, ikinci bahar yaşama dönüşümü. İsmiyle müsemma kitaplardan. Geriye dönük hesaplaşma demeyeceğim, kafesi kırma gibi sert bir betimleme kullanmayacağım, uyuşmaz kitapla. Çünkü barışçıl herşey, ideal medeniyet seviyesinde. Ortadoğu kasvet ve kaosunu geride bırakın 1-2 saat.
Kendi kısa ama etkisi uzun sürecek çok tatlı bir kadın hikayesi. İnsanın kendisini yıllarca yok sayması ve o hayatı kabul etmesi ne acı. Neyse ki sonunda kendi için yaşamaya başlıyor. Yazarın kalemini çok beğendim. teşekkür ediyorum. Mutlaka okunmalı.