Ulusal Egemenlik Karşısında Saltanat Hilafet Başkanlık
Ulusal Egemenlik Karşısında Saltanat Hilafet Başkanlık
14Yorum
Historian007
Kitapkurdu
25.03.2021
Belgelere dayalı yararlı bir çalışma.
muratcan244
13.04.2018
Geçmişi başarılı bir şekilde açıklayan güzel bir kitap
barist
26.02.2018
Yakın tarihimizde ki önemli bir konuya değinilmiş. Konuya merakı olanlar tavsiye ederim.
onurersoy66
26.08.2017
Dönemin aydınlarının konu üzerine yazılarından güzel bir derleme.
f-kaplan
05.07.2017
bağlantı kurma sorunları yaşanmış tek taraflı bir çalışma olmuş
akar79
Üstat
18.01.2017
özellikle saltanat ve hilafet kavramlarının demokrasi ile ile ilişkisi olup olmadığında dair kafasında soru işaretleri olanlar için iyi bir eser.
cenhai
Bilge
11.01.2017
MİLLİ MÜCADELE VE SONRASINDA DEĞİŞEN TÜRKİYE'NİN PORTRESİ..
gncyyldz
Kitapkurdu
03.10.2016
Önsözde Türkçe mealden bahsedip, içerikte neredeyse tamamına yakınının Osmanlıca ve Arapça olmasını hiç tastiklemedim. Günümüz genel okuruna değil, Osmanlıca ve Arapça bilen kişilere hitap eden bir eser.
serdar35
Kitapkurdu
28.07.2016
Oligarşinin emperyalizme nasıl hizmet ettiğini ve en iyi nasıl hizmet edileceğinin hesaplarını anlatan bir eser.Okunmalı
kaztola
16.06.2016
tarihi kişilerin yazılarının topladığı bir kitap ziya gökalpten başka kişilere kadar çeşitli kişilerin yazıları var
secular16
Kitapkurdu
19.04.2016
kaynak niteliğinde bir eser okunmalı okutulmalı..
yunusyavascan
26.11.2015
osmanlının son üç padişahı, hilafeti ve saltanatı karalayan makaleler derlenmiş gibi
aydınlık1980
Kaşif
28.03.2015
Başkanlık söylemiyle örtülen, Hilafet tartışmasıyla gizlenen uluslararası güç odaklarının küresel egemenlik hesapları… Bir büyük plânın içyüzü…Ulusal Egemenlik Karşısında SALTANAT, HİLAFET, BAŞKANLIK; 1500 yıllık siyasi ve ekonomik bir senaryonun, 21. Yüzyıl başında sahnelenen finalini anlatıyor.
MÜFETTİŞ
24.10.2007
Bu güzel ve kapsamlı çalışmasından dolayı kutlamak gerek Sayın Murat Çulcu'yu. Ulusal Egemenlik karşısında yeşermeye çalışan monarşik eğilimleri bir bir sıralamış bu eserde. Tamamen araştırmaya dayanan bir yapıt. Belgesiz konuşmamış yazar.

Bilindiği gibi Kurtuluş Savaşı'nın temel felsefesi "Ulusal Egemenlik" ti. Mustafa Kemal hep bu ilkeyi ön planda tutmuş, daha mücüdeleye başlamadan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin oluşmasını sağlamıştı. Çünkü O, Tek Kurtuluşun Ulusun gasbedilen Egemenliğinin geri almasında olduğunun bilinciyle hareket ediyordu.

Yüce Önder, Devrimi kafasında planlamış ve her aşamasını düşünmüştü. Bu planlar sırası geldikçe uygulamaya konuluyordu. Saltanatın ve Halifeliğin kaldırılması bu plan çerçevesinde gerçekleşti. O, egemenliğin kaynağını Ulus dışındaki güçlerde arayan tüm görüşleri reddediyordu. Ama karşı devrimciler her dönemde var oldu. Bu, Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında da böyleydi, şimdi de böyle...

Başkanlık sistemi denilen bir sistem, bir anlamda monarşik bir sistemdir. Örneğin bugün ABD'de egemenlik kimindir? Buş'un dışında bir söz sahibi var mıdır? Tamam, 4 yılda bir seçim yapılıyor ama bu seçimlerde sadece Egemenliği kullanacak Tek kişinin kim olacağı belirleniyor. Temsilciler Meclisi ya da Senato, başkanın hilafına bir yetki kullanabiliyor mu?

Bizdeki Başkanlık Sistemi savunucuları da Egemenliği ele geçirmeye çalışan Monark ya da Oligarklardır. Ama yağma yok, Türk Ulusu artık egemenliğini hiç bir kişi yada gruba devretmeyecektir.