Borges'i gerçekten anlamak isteyenler için de başucu kitabı gibi...
"Her yazar öncülerini kendi yaratır. Yazdıkları, geleceği değiştireceği gibi geçmişi algılamamızı da etkiler, değiştirir. (...) Edebiyat tüketilir gibi değil, bunun basit ve yeterli kanıtı, tek bir kitabın bile tüketilemez olması. Kitap soyutlanmış, yalıtılmış bir nesne değildir; bir ilişkidir, sayısız ilişkiler eksenidir. Bir edebiyat ötekinden farklıdır, biri ötekinden önce gelir; bu farklılık metinden kaynaklanmıyor, okuma biçiminden kaynaklanıyor."
Borges okumaya nereden başlamalı sorusunun cevabını hala bilmiyorum ama nereden başlamamalı sorusunun cevabını buldum: Öteki Soruşturmalar'dan. Kötü bir kitap olduğundan mı, hiç değil, muazzam bir kitap - zaten sorun da bu, fazla muazzam. Şayet Borges'le bu kitap üzerinden tanışırsanız "bu adam bir dâhi (ya da Tanrı) ve ben de zavallı bir gerizekalı (ya da ölümlüyüm)" demeniz ve kendinizi berbat hissetmemek için koşarak uzaklaşmanız çok olası.
Öteki Soruşturmalar; Borges'in, kendi tabiriyle "edebiyat ve metafizik kargaşaya adanmış ömrü"ne dair en somut fikri edinebileceğiniz eseri. Aralarında yüzlerce yıl olan metinler ve sözlü anlatıları birbirleriyle çarpıştırıyor, fikirlerin nüvelerini kovalıyor, edebiyatın içine gömülmüş olan felsefi unsurları kazıyor, buluyor, çıkartıyor. Borges'in zihninin labirentlerinde (Ah Borges ve labirentler!) müthiş kafa açıcı ve beyin yorucu bir yolculuk bu. Öyle sonsuz bir kütüphane var ki beyninde, tam yolunuzu buluyor gibi hissederken tekrar kayboluyorsunuz.
Borges'in çok sevdiğim kurgusal metinlerinde yineleyen unsurlara neden takıntılı olduğunu, o hikâyelerin nasıl zihinsel süreçler neticesinde doğduğunu aydınlatan bir okuma oldu benim için. (Haritalar, dil, uzayda sonsuzluk ve metinde sonsuzluk, zamanın döngüselliği vd.)
Acayip zor bir kitap ama Borges'i gerçekten anlamak isteyenler için de başucu kitabı gibi bir şey olmalı bu. Talep ettiği beyinsel mesainin karşılığını kesinlikle veriyor.