İran asıllı Amerikalı yazar Kaveh Akbar’ın Şehit!’i, geçtiğimiz yılın en çok konuşulan kitaplarından biriydi malum. Akbar 1989 doğumlu ve bu da bir ilk roman, önce onu belirteyim ve bir ilk roman için çok iyi olduğunu da ekleyeyim.
Cyrus Şems isimli bir gencin öyküsünü okuyoruz. Bebekken babasıyla İran’dan Amerika’ya göçmüş, annesiz büyümüş, hayata da pek tutunamamış, uzun süre alkol ve uyuşturucu bağımlısı olarak yaşamış biri Cyrus. Annesinin Amerikan ordusu tarafından vurulan bir yolcu uçağında (bu olay gerçek, 1988’de yaşanmış ve 290 kişinin ölümüyle sonuçlanmış) ölmüş olmasının anlamsızlığı tüm hayatına damga vurduğu için bolca ölüm ve şehitlik kavramı üzerine düşünüyor. Yani aslında kitabın temel sorusunun “ölümün anlamlı olanı var mıdır?” olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu soruyu odağına alan ve kime neye göre şehit diyebileceğimizi sorgulayan bir kitap yazmaya girişiyor Şems, biz de onun bu yolculuğunu izliyoruz. Hayatı boyunca uğradığı adaletsizliğe odaklanmış bir insanın perspektifinin değişmesine, dönüşmesine şahitlik ediyoruz.
Kitap çok akıcı, insan büyük bir merakla okuyor, kurgu da epeyce sürprizli. Yazarın dili süssüz ve sade ama zaman zaman oldukça şiirli. (Bu noktada çevirmen Berkan M. Şimşek’e de teşekkürlerimi ileteyim, sahiden kusursuz bir çeviri bu, tek bir tane kulağımı tırmalayan kelime olmadı koca metinde.)
Ancak! Bir ancak’ım var. Kitabın sonunda karakterlerden biri Cyrus’a “siz Amerikalılar” diye hitap ediyor, Cyrus şaşırıyor ve fakat sonra hak veriyor, “evet, ben Amerikalıyım sahiden” diyor - hah, işte ben de bunu yazara söylemek istiyorum; çok Amerikalısınız sayın Akbar. Kitaba sinmiş bir Amerikalılık var; bir tür öforiyle karışık bir yüzeysellik olarak tanımlayabilirim sanırım. Yazarın akıl yürüttüğü konu, anlamla adalet arasında kurduğu ilişki muazzam ama metin bir türlü istediğim ölçüde derinleşip zenginleşemedi, bu da beni üzdü çok. Bir ilk roman olduğu için de olabilir şüphesiz bu ama bana tam bir Amerikalı yaklaşımı gibi geldi, özellikle tüm hikâyenin sonu aydınlanmaya varan bir içsel yolculuk olarak anlatılması bu duygumu besledi gibi.
Yine de severek okudum, arz ederim.
Ölmenin farklı sonuçları vardır. Bazen tarih yazarsınız kitaplarda, dillerde dolaşır adınız. Bazen yakınlarınızın yası sonrası nadiren anımsanacak bir anıya dönüşürsünüz. Bazen siz olmasanız da sizi yaşatacak anlam yüklenecek bir çok şey yapmış olursunuz. Yazar ölümü anlamlı kılıp bir imge olmak istiyor. Ama yaşamı karmaşa ve gelgitlerle dolu. Bu karmaşadan sıyrılıp bir terapi sürecine ve Şehid olmaya karar verecekken aslında yaşamındaki kişileri, olayları, travmaları sorgulayıp tamamen bir varoluş sancılarını yoklayan yanlarını okuyor buluyorsunuz kendinizi. Anlatımı yormuyor ve ele alışı yaklaşımı oldukça güzel. İranın mistikliği ile Amerikanın kaotik kişilik yapısı içiçe geçmiş. Özellikle İran’da savaş esnasında yaralıların, ölmek üzere olan ağır durumdaki yaralıların arasında atla gezinen dayısı ve bunun psikolojik çatışmaları etkileyiciydi. Tabi ki karakterin ilk yaptığı işte garip bir gizem de var. özgün kitap arayışında olanlar için mutlaka okunmalı.
Cyrus Şems, sarhoş ve bağımlı bir şairdir. Şihitlik kavramına bir takıntısı vardır öyle ki bununla ilgili bir kitap yazmak dahi ister yazmak istediği bu kitap onu geçmişine götürür ve bizde böylece onun ve ailesinin hayatından bir takım şeyler öğreniriz. İran savaş alanında melek kılığında dolaşan bir dayı. Uçağının düşmesi sonucu öldüğünü düşündüğü bir anne. Çocuğunu büyütmek için hayatı tavuk çiftliğinde geçmiş bir baba. Yaşamının son günlerinde olan meme kanseri bir kadın gibi bir takım karakterlerin hayatlarını da okumuş oluyoruz.
Kitabın bende uyandırdığı birkaç farklı his olmakla birlikte en çokta karakterlerin bulundukları durum içerisinde sıkışmışlığıydı.
Yazarın şiirsel anlatımından dolayı dili gayet anlaşılırdı.
İran asıllı Amerikalı bir genç olan Cyrus Şems sarhoş, bağımlı ve şairdir. Herkesin, hayatın anlam arayışı kovalamacasında olduğu zamanlarda, Curus’da ölümünün anlam arayışını kovalar. Çünkü yaşamının bir anlamı yoktur. Ölümünün anlamlı olması için de şehitlik olgusu üzerinde düşünmeye başlar. Bu aslında onun aileden gelen bir DNA sıdır fakat o bunu kitabın sonlarına doğru öğrenecektir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İran asıllı Amerikalı genç şair Cyrus Şems’in anlamlı ölüm var mıdır sorgulamalarını, alkol bağımlılığını, kişisel travmalarını, geçmişin gizemlerini araştırma sürecini anlatıyor. Kitapta yok yok! Savaşta yaralı askerlerin kendilerini öldürmemeleri için melek kılığında dolaşan askerler, tavuk çiftliğinde çalışan baba, Amerikan ordusunun düşürdüğü yolcu uçağında hayatını kaybeden anne ve ölümünü müzede bekleyen bir sanatçı…
Kitap, öğretmenlik ve editörlük yapan yazarın hayatından izler taşıyor.Bir röportajında babasının gerçek bir tavuk ve ördek çiftliğinde çalıştığını, kendisinin ise alkol bağımlılığıyla mücadele edip 10 yıldır “ayık” olduğunu paylaşıyor.Yani kişisel deneyimlerini kurguyla harmanlıyor bu romanında.
Kitabın adı önce “The BookofMartyrs.docx” olarak düşünülmüş. Ancak “Şehit!” kelimesinin taşıdığı güçlü anlam, eserin nihai başlığı olmuş.
Kitabın sonuna doğru olan şeyleri çooook klişe bulsam bile, özgün bir şeyler okumak isteyenler kaçırmasın derim.@_sayfayolcusu_
Kitabı sevip sevmeyeceğiniz hayat görüşünüze ve hayatınızın nasıl bir döneminde olduğunuza bağlı biraz. Beni en çok şaşırtan bir erkek yazar tarafından bir kadının iç dünyasının bu kadar anlaşılarak ifade edilmesiydi. Dili akıcıydı. Arada deneysel bölümler vardı.Klasik okuyucuyu biraz sıkabilir. Ama bence kitabın genel ahengi içerisinde o bölümler tolere edilebilir. İnsanın iç dünyasının subjektifliğini iyi işlediğini düşünüyorum .
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
güzel yorumlar var yarısına kadar zor okudum bölük pörçük anlam bütünlüğü yok ne anlattığı belli değil dağınık içki uyuşturucu havalarda uçuşuyo chuck palahniuk havası yapmaya çalışmış ama sırıtıyo
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan biri. kitabın bütün bölümleri benim için farklı bir deneyimdi ve bunları deneyimleyebilmek müthiş bir his. konusunun güzelliği bir kenara yazım dili o kadar ön plana çıkıyor ki bence, yazar başka bir konuyu da böyle yazsa onu da severim gibi geliyor. çok sevdim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kimlik mücadelesi, göçmenlik, aidiyet, kökler, ölüm ve anlam arayışı üzerine muhteşem bir ilk roman. Bizi kaliteli eserlerle tanıştıran Holden Kitap’a teşekkürler.