“ Sen, suçsuz olduğunu zannettiğin için üzülüyorsun. Yazık! Eğer serbest bırakmazlarsa, yakında üzüntüden ölürsün ve her şey kendiliğinden hallolur. Ama serbest bırakırlarsa, işte o zaman bildiğim mutsuzlukların en şaşırtıcısı olur. Dışarıda olan her şey, onların olduğu kadar senindir de. Onlar senin bu hakkını elinden aldılar. Bu durumda, serbest kalınca, eşkıyalara katılacak mısın? Onlara, yani seni küçültenlere karşı kin besleyecek misin? Yoksa onları unutacak mısın? Hangisinin en zor olduğunu bilmediğimden soruyorum. Bunların hepsi olabilir, yalnız hiç biri meseleyi halletmez. Eşkıyalara katılırsan, zorbalık yapacağın için onlara kızma nedenin kalmayacaktır. Eğer kin beslersen, içini kemiren nefret duygusunu yenemeyerek öç almaya kalkacak ve onlardan farksız bir hale geldiğin gibi eninde sonunda yakalanacaksın. Bununsa, intihar etmekten farkı yoktur. Her şeyi unutursan, asil bir davranışta bulunduğunu sanarak avunabilirsin. Ama onlar, korkak, ikiyüzlü olduğunu düşünerek sana inanmayacaklardır. Ne yapsan, yine de saf dışı edileceksin. Oysa senin kabul edemediğin şey bu değil midir? Hiçbir şeyin vuku bulmamış olması biricik hal çaresi olurdu.”(kitaptan – 292.,293. sf.) diyor Ahmet Nurettinin kafasındaki ses İshak.
Zamanla unutmayı denediğinde insanların saygısını kaybetmiş, yok sayılmış; öcünü aldığında ise gerçekten onlardan biri olup sonunda yakalanmış.
Yaşanan felaketlerin insanı nasıl değiştirebileceğini, Şeyh te olsa Ahmet Nurettin’in sonuçta etten kemikten bir insan olduğunu, insanca duygular taşıdığını, insanca tepkiler verdiğini anlatan çok güzel ve çok etkileyici bir kitap.
Yazarın psikolojik tahlilleri uzattığı ve bu yüzden kitabın akıcılığını kaybettiği gibi eleştiriler yapılabilir. Ama ben katılmıyorum. Yazar okuyucuyu öyle bir yerden yakalıyor ki Ahmet Nurettin’in yaşadığı acıyı en derinden hissediyorsunuz. Onunla birlikte intikam planları yapıp başarıyı kutluyorsunuz. En sonunda yaptığı tercihte bile ben ona kızamadım.
Okuduğum ve en kısa zamanda daha çok dikkatle, daha çok sindire sindire okumayı düşündüğüm muhteşem bir eser.