Şimdi Buradaydı
Şimdi Buradaydı

Kitapyurdu Fiyatı: 178,68TL

Ürüne Git
32Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Şimdi Buradaydı
Gündem nedeniyle herhangi bir şey okumakta ziyadesiyle zorlandığım bir dönemde Irmak Zileli’nin Şimdi Buradaydı’sı beni ele geçirdi resmen. Bu kadar odaklanamadığım bir zamanda nasıl bu kadar içine aldı bu kitap beni, şaşkınım. Epeydir bir yazar benimle böyle oyun oynamamıştı, açıkçası çok keyiflendim. Yanlış olmasın, keyifli bir hikâye değil okuduğumuz. Bir psikiyatrı dinliyoruz; Birkan. Birkan, danışanlarından (o “hastam” diyor) biri olan Yankı’nın cinayet işleyeceğinden korkuyor, kitapta ilk öğrendiğimiz şey bu. Bu bilgiyle başlayıp geriye, çok geriye gidiyoruz ve Yankı’nın hikâyesini dinliyoruz - terapistiyle paylaştığı kadarını elbette. Paylaşmadığı kısımlarıysa Birkan kafasında dolduruyor ve doldururken aslında danışanıyla ilgili olduğu kadar kendiyle ilgili de çok şey fâş ediyor. 12 Eylül’e ve öncesine dek uzanıyor öykü, o zamanlar birer çocuk olan bu iki adama memleketin nasıl benzer deneyimler yaşattığını öğreniyoruz okudukça. Bundan ötesini anlatmam güç çünkü kitap neredeyse bir polisiye roman kadar katmanlı, sürprizli, merak uyandırıcı. Metinde ilerledikçe insanın heyecanı azalmadığı gibi artıyor da ve bence muazzam bir finalle bitiyor. Çok çok iyi kurgulanmış bir hikâye ama bundan ibaret değil: çok da iyi yazılmış bir roman bu. Birkan ve Yankı’nın birbirine karışan sesleri, terapi süreci ilerledikçe terapistin iç sesini gitgide daha yüksek duymaya başlamamız, başlangıçta son derece basit bir karakter gibi gözüken Yankı’nın her sayfada biraz daha karmaşıklaşması, yazarın bizi başta inandırdığı her şeyi yavaş yavaş yalanlaması, sürekli vites yükseltmesi... Bu kadar tek sesli bir romanda bu ritmi ve tempoyu tutturmak hiç kolay bir iş değil şüphesiz. Son olarak Arzu’ya dair bir şey söylemek istiyorum, zira sanırım tüm kadınlar kendilerini Arzu’nun pozisyonunda bulmuştur hayatta. O sıkışmışlık ve çaresizlik duygusunun bu kadar tanıdık olması ne acı. Aslında sadece Arzu da değil, kitaptaki tüm kadın karakterlerin, her yere sinmiş erkek öfkesi ve bencilliğinden paylarını almış olmaları da yine memlekete dair çok şey söylüyor. Ezcümle, çok sevdim. Dilinin biraz daha oyuncaklı olmasını isterdim sadece ama olsun o kadar.
zecetveli
Hezarfen
Bilinç Akışı tekniği ile yazıldığı için başlaması kolay ama bitirmesi oldukça zor bir kitap oldu benim için. Kitapta terapist Birkan ile danışanı gazeteci olan Yankı'nın terapi seansları anlatılıyor ancak bazen Birkan kendisini içeriden anlatıyor bazen Yankı kendinden bahsediyor. Olayları kim kimdi kim ne demişti oturtmak zor oluyor. Ayrıca Birkan daha kendi annesine sınır koyamamış bir insan olarak Yankı'nın annesinde de kendi annesine dair benzerlikler yakalıyor o nedenle anlattığı şeylerin bazılarında bir bağlam kuruyor. Kitabın sonu ilginç bir şekilde bitiyor acaba Birkan bunları kafasında kurdu mu diyorsunuz ya da gerçekten olay oldu Yankı kaçtı mı diyorsunuz ya da bunlar hiç olmadı Birkan aslında kendisinden mi bahsetti hepsi kurmaca mı diyorsunuz? Gerçekten değişik diyebileceğim bir kitaptı sonu tamamen sizin hayal gücünüze bağlı.
hale irmak
Kitapkurdu
Irmak Zileli 'den ilk kitabim. Begendim. Güzel kurgulanmis
KİTAPLAR VE PAPATYALAR
Üstat
Psikiyatrist ile danışanının olay örgüsü içinde iç seslerinin hızlıca değiştiği;  ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkilerin yetişkinlerde yarattığı etkilerinin bilinç akışı tekniğiyle ile yazıldığı, temponun giderek artarak acaba bir adım sonrası ne olacak dediğiniz sonu oldukça ilginç olan psikolojik bir hikaye.
Deniz Özbektürk
Hezarfen
Irmak Zileli'nin Şimdi Buradaydı romanı, psikolojik gerilim ile insan ruhunun karanlık yönlerini ustalıkla bir araya getiriyor. Olay, psikiyatrist Birkan'ın danışanı Yankı'dan şüphelenmesiyle başlasa da ilerleyen sayfalarda asıl meselenin bir suçtan çok, geçmişin insan üzerindeki etkisi olduğu ortaya çıkıyor. Çocukluk travmaları, aile ilişkileri, kayıp hissi ve kimlik arayışı romanın temel katmanlarını oluşturuyor. Karakterlerin eksikleri ve kırılganlıkları onları son derece gerçek kılıyor. Kitap boyunca “Geçmiş gerçekten geçiyor mu?” sorusu zihnimde dolaştı. Finali ise net cevaplar vermekten çok okuru düşünmeye davet ediyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey insanın kendi içindeki karanlıkla ne kadar yüzleşebildiği oldu. Okur, insanın içindeki karanlık ne kadar bastırılabilir? sorusuyla baş başa kalıyor. Romanın odağı psikolojik parçalanma. Bu yüzden final biraz açık uçlu ve huzursuz edici bitiyor. Etkisi son sayfadan sonra da devam eden, sarsıcı bir roman.
bozgokcen
Kaşif
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Türkçesini, duyguları, yüksek tempoda olmasını sevdim ancak bitmesine 30-40 sayfa kala biraz sıkıldım ve sonu anladım gibi oldu. Bilinç akışı tekniği güzel olsa da bazen yorabiliyor. Açıkçası son böyle mi olmalıydı, kafamda soru işareti yaratıyor. Oradan puan kırdım, genel olarak okunmasını tavsiye ediyorum.
beyzayz
Kitapkurdu
Tek solukta okudum. Sayfaları art arda çevireceğiniz bir kurgu, harika bir anlatım tekniği. Bilinç akışı diyorlar sanırım. Normalde bana zor gelir bilinç akışı okumak ama bu kitapta mükemmeldi! Irmak Zileli'yi daha önce nasıl okumamışım, nasıl karşıma çıkmamış inanamıyorum. Ön okuması gibi kitabın devamı da, sonu benim için beklenmedikti. Kesinlikle öneriyorum.
karamelkrokan
Kaşif
yazarın ilk okuduğum kitabı devamınında geleceğini düşünüyorum eğer bir kitap sonu yazmak istiyorum derseniz mutlaka okuyun yazar okuyucunun hayal gücüne bağlı olarak sonsuz seçenekler bırakmış
Hatice Kübra Kılınç
Kaşif
Çok farklı ve çok güzel bir kitap mutlaka okuyun
Halide Ballı
Üstat
Son sayfaya kadar ne olduğunu, ne olacağını anlamaya çalışarak, bir solukta okunabilecek bir roman, Irmak Zileli'lin okuduğum ilk kitabıydı, diğer kitaplarını da okumayı istiyorum.
zuhalyıldızı
Kitapkurdu
Neden bu kadar zorluyor son dönem yazarları anlamıyorum, biraz daha mı okumalılar acaba diye düşündürüyorlar.
Eda KG
Üstat
Psikolog Birkan'ın danışanını dinlerken onunla iç içe geçen yaşamı, onun anlattıklarında kendi yaşamını analiz etmesi ve inanılmaz bir son. Açıkcası başta okurken herkes iç içe geçmiş bu kimin annesiydi gibi düşünürken sonrasında her şey yerli yerine oturuyor. Sabredin ve kendinizi kitaba bırakın. Yazarın ilk kez okuduğum kitabıydı ben çok beğendim.
Hımm!
Üstat
Bilinç akışı yöntemini, psikolojik ve sonu açık kalan romanları sevenlere tavsiye edilir. Çok merak uyandırıcı ve akıcıydı, psikolojik tahliller çok iyiydi.
Nilgün Özcan
Kaşif
Yazarın kalemini merak etmemden ötürü okuduğum şu dönem karşıma epey çıkan bir kitaptı. Psikiyatrist Birkan ile danışanının seansları ile ilerleyen öykü esasında iki kişinin öyküsünü de birbiri ile harmanlıyor. Akıcı bir anlatımı var. Beklentimi tam olarak karşılayamasa da kısa sürede okumuş oldum.
Merve Karabal
Bilge
bu kitabı sevmedim maaleef
01sultan
Bilge
Kitabın başından itibaren kahramanların sesleri hayatları birbirine karışıyor bu da yanıldım mı kimin hayatıydı bu kimin annesinden bahsediliyor şimdi gibi sorular sorduruyor, kitabın sonunda asıl şok yaşanıyor. Oluşan soruların hiçbirine net bir cevap bulamadan kitap bitiyor. Kitabın ikincisi olacak mı yoksa biz mi karar verelim tüm anlatılanların hangisi gerçekti hangisi hayaldi.
Meral Sırçaada
Kaşif
Irmak Zileli, Şimdi Buradaydı, aktif bir düşünce akışının dile gelmesi, var olan karakterlerin düşünce, akıl konuşmaları ile örgüsü güzel ve ilgi çekici...
Dilek Gün
Kaşif
ırmak zileli den okuduğum ilk kitap .Bu tarzda da okuduğum ilk kitap.Kitap bilinç akışı yöntemiyle yazılmış başta karmaşık gelse de sonra taşlar yerine oturuyor ve akıcı bir şekilde devam ediyor.Farklı bir sonla da bitiyor.Bir psikoloğun, sevgilisi olan bir kadına takıntılı aşk besleyen danışanının sonunda kadının sevgilisini öldüreceğinden şüphelenip nasıl engel olabileceği konusu üzerine yazılmış.Sonunda engel olabiliyor mu derseniz sizi bambaşka bir son bekliyor.Yoruma çok açık ve beğendim.
G.. ylçn
Üstat
Sessiz sakin bir ortamda okumak gerekiyor. olaylar konuşmalar,konuşmacilar birbirinin icine geçmis örüntü şeklinde anlatılmış... Okurken çocukluğuma dair iç hesaplaşmalarim olmadi degil.
aygn.elif
Kaşif
Bilinç akışı tekniğiyle örülmüş, betimlemelerden ziyade duygu dünyasının derinliklerine odaklanan bir roman. Tüm hikaye tek bir terapi odasında geçiyor ama o oda aslında koca bir dünya... Dışlanmışlıklar, hor görülmeler, yok sayılmalar ve o bitmek bilmeyen haksızlıklar. Dinlenilmeyen çocuklar, kulak asmayan anneler ve kayıp babalar... Yankı’yı dinlerken bir yandan da Birkan’ın hayat hikayesinin izlerini sürüyoruz. Kendi iç sesimizle yüzleşmek gibi."
1 2