İtiraf ediyorum: Bu kitabı azıcık ağlayarak okudum, içinde ağlanacak bir şey olduğundan değil, uzun, çok uzun bir aranın ardından Saramago’nun yeni cümlelerini okuyor olmanın verdiği hazla ne yapacağımı bilemediğimden. Sevdiğim çok yazar var ama sanırım hiçbirini Saramago’yu sevdiğim kadar sevmiyorum: çünkü ben onu bir insan, bir kişi olarak da seviyorum bence. Hiç tanışmadığım amcam o benim. Canımın içi.
Başka da bir yazar için bunları söyleyemem herhalde ama ah Saramago, o kadar sahici, o kadar naif, o kadar vicdanlı, o kadar komiksin ki. Daha önce anılarını ve blogunda yazdığın yazılarını okuduğumda da böyle hissetmiştim, yine aynısı oldu.
Lanzarote Defterleri, Saramago’nun sürgün günlükleri aslında. 1992’de Portekiz hükümetinin İsa’ya Göre İncil’in Avrupa Edebiyat Ödülü kısa listesinden çıkarılmasını istemesi üzerine Saramago bunun bir “sansür” olduğunu söyleyerek Portekiz’den ayrılma kararı alıyor ve Lanzatore’ye (Kanarya Adaları) yerleşiyor. İşte orada tuttuğu günlüklerin ilk cildi bu, 15 Nisan-31 Aralık 1993 arasını kapsıyor.
Bu tarihler neden önemli? Çünkü Körlük’ün ilk cümlelerini işte tam bu aralıkta yazıyor. Kendisinin gayet gündelik notlarını da (parkelerin arasındaki derzleri tek tek boyaması gibi), edebiyatının gidişatını da (Körlük doğuyor!), dünyada vuku bulanları da (mesela Madımak oluyor ve Saramago’yu mahvediyor okuduğu haberler, bunları da günlüğüne aktarmış) okuyoruz. Yani hem mikro hem makro bir tanıklık bu günlüklerde okuduğumuz.
Bu dönem Saramago’nun şöhretinin gitgide büyüdüğü de bir dönem, dolayısıyla bir sürü ödül alıyor, konferanslara çağrılıyor, okur mektupları yağıyor, bunların bazılarına çok duygulanıyor, utangaç utangaç anlatıyor.
Büyük aşkı Pilar’ı da anlatıyor elbette. Pilar üç cümlede bir karşımıza çıkıyor ve Saramago’nun kendisine dair yazdığı en basit cümlede bile o büyük sevgi ve hayranlığı anlamamak imkansız. Nasıl güzel.
Nefis bir metin bu ve elbette ki çok komik, çünkü bence zaten Saramago hep çok müstehzidir, malzemesi kendisi olunca da bu değişmemiş.
O kadar mutlu oldum ki şunu okuduğuma, anlatamam. Şimdi koşarak ikinci cildi alacağım. Saramago’ya susamışım resmen.