Dul Kadın Su Kabını Ağzı Öne Gelecek Şekilde Mezarın Üstüne Bırakıyorsa, Bilin Ki İlgi İstiyordur
Dul Kadın Su Kabını Ağzı Öne Gelecek Şekilde Mezarın Üstüne Bırakıyorsa, Bilin Ki İlgi İstiyordur

Kitapyurdu Fiyatı: 259,56TL

Ürüne Git
4Yorum
Azınlık olmanın ezikliğini en derinden hissettiren topraklarda; yerleşik olamamanın, insanın kendi yurdunda bile eğreti ve güvensiz hissetmesinin ne demek olduğunu Bosnalı yazar, yüksek bir edebi güçle ve yer yer mizahi bir dille anlatıyor. Hatta öyle ki eser, neredeyse otobiyografik bir anlatı hissi uyandırıyor. Mizahın, psikolojik sağlamlığın en güçlü baş etme mekanizmalarından biri olduğunu da satır aralarında hissettiriyor. Avrupa’nın ve hatta Amerika’nın göçmenlere karşı ikiyüzlü tutumunu ve karakterlerin yaşadığı kimlik karmaşasını derinden hissettiriyor. Kalemi o kadar güçlü ki okuru farklı karakterlerin ayakkabılarıyla yürütüp onların penceresinden dünyaya baktırıveriyor. Kitabı benim için özel kılan şey ise “Bakın ben nasıl da edebiyat yapıyorum” çığırtkanlığı yapmadan, Allah vergisi doğallıkla yazması, severiz.
Kitap, bir çocuğun gelecekte yaşayabileceği alternatif hayatları özel bir “prova odasında” görüp bunlardan birini seçebileceği fikrini hayal etmesi ve bunu arkadaşlarıyla tartışmasıyla başlıyor. İlerleyen bölümler ilk bakışta kopuk gibi dursa da aslında hepsi bu alternatif ihtimaller fikrinin etrafında dolanıyor; her hikâye başka bir hayatın kenarından geçip diğerine dokunuyor gibi aralarında hissedilen bir bağ var. Saša Stanišić, parçalı anlatımıyla hafıza, göç, aidiyet ve kimlik gibi temaları işlerken mizah ile duyguyu dengede tutan samimi bir dil kuruyor. Sıradan anları bile derinleştirebiliyor. Doğrusal bir hikâye arayanlar için zorlayıcı olabilir ama kitap bir “anı veya hikâye kolajı” gibi düşünüldüğünde çok daha anlamlı hale geliyor. Parçalar flu da olsa zamanla birleşiyor ve geriye tarif etmesi zor ama etkisi kalan bir his bırakıyor. Bu kitap, uzun aralar vermeden okunduğunda etkisini kesinlikle daha güçlü hissettrecek bir kitap.
Kitabın başından çok güzel olacağını düşünmüştüm ama ortaları çok sıradandı ve sonuyla iyi bütünleşmemişti . Çok fazla Türk var . Türkler iyi analiz edilmiş . Garip bir tecrübe oldu benim için . Okunmalı , okumayan çok şey kaybeder diyemeyeceğim . Öylesine okunabilir .
Yazarla tanışma kitabım oldu, içindeki öyküleri ve yazarın üslubunu beğendim.