Tarihimizi biliyoruz. Vatanın elden gideceğini gören Türk insanı, bütün imkanlarını, hatta canını bile ortaya koyarak Kurtuluş Savaşı'nı kazandı. Özakman'ın muazzam eserlerinde bunun örneklerini görürüz.
Kitap üç bölüm, ilk bölümün adı Von Kres Paşa'nın Dürbünü. Cehennem Topçu'yla başlıyoruz. Cemil, Almanya'da balistik eğitimi falan almış bir topçu yüzbaşıdır. Lakabı Cehennem, çok deli topçu. Büyük savaşta cepheden cepheye koşmuş, onca koşturmaya rağmen zafer yüzü görmemiş, haliyle yorulmuş bir savaşçı. Ucunda zafer olan savaşta ne kadar çabalarsanız çabalayın, pek yorulmazsınız. Ödülünüzü alırsınız çünkü. Bu öyle değil. Cemil, yenilmiş bir savaşçı.
Roman uzun, ana noktalar da uzun. Caddebostan'daki mekanda Cemil'in Kanal Cephesi anılarını görüyoruz. Alman generallerin yanlış kararları, Osmanlı askerinin bozgunu. Bu tarz şeyler. Benzer olayları Falih Rıfkı Atay'ın Zeytindağı adlı kitabında ayrıntılarıyla bulabilirsiniz. Çok sıkıntılı bir cephe, savaşın kaybedileceği ortada olmasına rağmen hem çöle, hem de düşmana karşı savaşılıyor. Düşman demeye de dilim varmıyor, daha farklı adlandırılmalı ama teknik olarak düşman.
Romandaki tüm karakterlerin kurmaca olmadığını söylemem lazım.
Sıkıntılar içindeki bir mücadeleyi gerçekçi bir biçimde anlatır Kemal Tahir. O yıllara bir de buradan bakmak lazım. Okunursa süper.
Kitap bir konakta başlıyor. Henüz evli olmayan bir çift, subay arkadaşlarının Cehennem Topçu dedikleri Yüzbaşı Cemil ve teyze kızı Neriman… Neyseki bu kısım kısa sürdü
Kahramanımız Cehennem Topçu Cemil Osmanlı ordusunda savaşmış, yorgun ama idealleri olan bir subaydır. Savaş bitmiştir, ordular terhis edilmiştir ve birçok asker ne yapacağını bilemez hâle gelmiştir. Cemil, bir yandan savaşın yorgunluğunu ve ruhsal çöküşünü yaşarken, diğer yandan Anadolu’da filizlenmeye başlayan direniş hareketlerine katılma fikriyle mücadele eder.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış, ordusu dağılmış bir ülkede asker olmak üzerinden ölümün sıradanlaşması, taklitçiliğimiz, gözlerimi kaparım vazifemi yaparım zihniyeti eleştiriliyor. Yazara göre ittihatçıların yanlışı, yeni düzenin kadroları hazır değilken anayasayı geri getirip hürriyet lafzının peşinden gitmek. Abdülhamit’in indirilmesini yanlış bulan, hürriyeti halkın değil memur takımının istediğini söyleyen kurgu ile o dönemi eleştirel bir gözden incelemek, farklı bir pencere açıyor.
Romanlar tarihe bakmak için bir pencere açarlar. Kemal Tahir'in kalemi bu romanda bizlere Cumhuriyet kurulmadan önceki dönem için bir pencere açıyor. O günlerin atmosferini yaşatıyor okura. Aynı zamanda karakterlerin macerası sürüklüyor peşlerinden sizi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kitap. Kemal Tahir'in pek çok kitabını okudum. Ancak bu bende bambaşka bir etki yarattı. Kurtuluş Savaşı atmosferi, bu atmosfer içerisinde insanların düşünce ve tavırları o kadar güzel anlatılmış ki. Anlatılan dönemin üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen sanki bugünü anlatıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yorgun savaşçı, yaban ile birlikte milli mücadeleyi en iyi anlatan romanlardan birisi. milli mücadelenin bugün bile tam anlaşılmadığını düşündüğümüzde önemini daha da artıran bir eser olduğunu söyleyebiliriz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Altını çizdiğim bir dolu cümlenin olduğu harika bir kitap. Esir Şehrin İnsanları serisinden sonra okudum ve birçok farklı bakış açısına sahip olmamı sağladı.