Rüzgarı Beklerken
Rüzgarı Beklerken

Kitapyurdu Fiyatı: 145,20TL

Ürüne Git
5Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
okuduğum için mutluyum...
“Gelecekteki ilişkilerim açısından vahim sonuçlar doğuracak önemli bir ders bu. İnsan reddedilmenin ıstırabına âşık olabilir, onu can sıkıntısına karşı kalkan olarak kullanabilir, yuva belleyebilir ve sonunda aşkın olağanüstülüğünün kanıtı olarak görebilir.” Kendi kuşağımın kadınlarının seslerini işitmeyi, yazdıklarını okumayı her zaman seviyorum; Anna Pazos’ün Rüzgarı Beklerken’ini de bu heyecanla aldım elime. Sevmedim diyemem ama umduğum ışıltıyı da bulamadığımı belirtmem gerek. 1991 doğumlu Katalan bir yazar ve belgesel yönetmeni Pazos. Üniversitedeyken Erasmus için Selanik’e gidişiyle başlıyor anlatı, sonra da hayatının türlü dönemlerinde yaşadığı veya uzun zaman kaldığı şehirlere, o şehirlerle kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Kudüs, İzmir ve New York bunların başında geliyor. Metni okurken beni rahatsız eden şeyin adını aslında son bölümde koyabildim: Pazos çok ayrıcalıklı. Ailesini anlattığı son bölümde anlıyoruz ki varlıklı bir aileden geliyor ve tüm bu seyahatleri ve hem fiziksel hem ruhsal sürüklenmeleri yaşayabilme lüksüne sahip olabilmiş bir genç kadın; ayıp belki ama bu benim sınıf kinimi azıcık tetikledi ne yalan söyleyeyim. Kitabı okurken hem yakınlık hem yabancılaşma hissettim, bu açıdan tuhaf bir deneyimdi, yabancılaşmamın sebebi işte bu sınıfsal farklılığımızmış, onu anladım. Yakınlığın sebebiyse anlaşılır: dünyanın aynı döneminde, aynı belirsizliğin içinde, aynı insanları dinleyip okuyarak (Leonard Cohen, Lorca vd.) kendimize bir yer bulmaya çalışmışız. Okuduğum kimi eleştirilerde yazarın dilinin kuru olduğu itirazına sıkça rastladım, tuhaf ki bana öyle gelmedi, aksine yalın ama lezzetli buldum. Bence anlatma biçimindeki sahicilikte bir sorun yok, sadece dediğim gibi anlattığı bazı “dert”ler biraz lüks dertler gibi geldi bana. Yine de özellikle Kudüs deneyimlerini ve mültecilerin tecrübelerini anlattığı, anlamaya çalıştığı bölümleri okumak ilgi çekiciydi ve yazarı bu açıdan epey cesur bulduğumu da söylemem lazım. Modern çağda bağlanmaya duyduğumuz ihtiyaca dair de oldukça iyi akıl yürütmeler olduğunu belirteyim kitapta. Umduğumu tam olarak bulamamış da olsam, okuduğum için mutluyum.
mati47
Hezarfen
yayınevinin bütün kitapları güçlü kadınları merkeze alan oldukça dikkat çekici kitaplar. Bu kitapta yazar yakın zamanda 22 yaşında değişim programıyla eğitim için yunanistan’a giden bir kadını merkeze alıyor. Selanik’te yeni tanıştığı ev arkadaşları komi sevgilisi çılgın bir gece hayatı hayatında oldukça yer kaplıyor. Yunanistan’dan sonra ikinci durağı Kudüs oluyor. Burada ise daha çok yerel halkın birbirlerine ilişkilerini gözlemliyor, Yahudi ve Müslüman halkın mücadelesini aktarıyor. Daha sonra Amerika’ya giden kahramanz burada daha çok insan ilişkilerine sevgiler ve ABD’nin çirkin siyasi ortamda tanık oluyor.. kitap hem kendini bulan bir kadının hayatına oldukça net bir şekilde aktarırken arka planda ise toplumsal yaşamı objektif bir şekilde yansıtmış
naz_oz
Üstat
Zaten sevdiğim bir yayınevi. Yine güzel bir seri daha dilimize kazandırmışlar.
Halit Kaya
Üstat
hep beklemekle geçiyor
suela
Kitapkurdu
Yeryüzü coğrafyasının farklı noktalarına geziler yapan ve bu gezilerini anlatı yoluyla okura sunmaya odaklanan yazarın kendi özelini daha fazla ön planda tutması ve asıl amacını sergileyememiş olması nedeniyle eseri sevemedim.