Allahım, düpedüz vuruldum. Bu kitabı seveceğimi biliyordum; arka kapaktaki Calvino, Paz, Cortazar, Vila-Matas ve Aira övgülerinin beni hazırlaması gerekirdi ama yine de - böyle çarpılmayı beklemiyordum.
36 yaşında hayatına son veren Arjantinli şair Alejandra Pizarnik’in Delilik Taşını Çıkarmak ve Müzikli Cehennem kitaplarının birlikte basımı Delilik Taşı; kitapta şiirlerin İspanyolca orijinalleri ve çevirileri bir arada yer alıyor. Bu kitabı bu kadar sevebilmemin sebeplerinden birinin Yasemin Çongar’ın olağanüstü, kusursuz, büyülü çevirisi olduğunu baştan söylemem lazım. Pizarnik’i çevirmemiş de ona dönüşmüş resmen, zaten kitabın sonundaki Çevirmen Notları ve Epilog’dan da bunu anlamak mümkün. Buenos Aires’te, Pizarnik’in hayatına son verdiği evin bulunduğu binaya bakarak yazdığı son cümleler kitaptaki kimi şiirler kadar işledi içime. Açtım, Google Earth’ten sokağa, binaya baktım; hem Pizarnik’i, hem Çongar’ı o sokakta yürürken hayal ettim.
Pizarnik’in şiirlerini nasıl tarif etmeli... Öyle biricik, öyle müthiş bir ses ki. İçindeki koparıp atamadığı hüzün her kelimesine sinmiş, ömrünün kısa olacağı ta en baştan belliymiş gibi sanki. Şu dize örneğin: “Gencecik bir hayvanın avın ilk gecesindeki korkusunu hissediyorum.”
Daha ilk şiirlerin birinde “böyle şeylerden olacak benim ölümüm” diyor Pizarnik bize. Zannediyorum ki hayatına dair hiçbir şey bilmeden okusam da sezerdim ömrü boyunca içindeki karanlığın ve ölümün onu kovaladığını. İnsan bunca yetenekli bir genç kadın keşke böyle erken gitmeseymiş diyor ama bir yandan da ona bu dizeleri yazdıranın o karanlık olduğunu, sonunun kaçınılmaz olduğunu da hissediyorsunuz okurken.
Bu kitabı daha fazla anlatmayı denemeyeceğim. Bazı şeyler anlatılamaz çünkü, hissedilir; Pizarnik’in dizeleri de o şeylerden bence. Pizarnik’in bunca içine girip bize bu kusursuz çeviriyi hediye eden Yasemin Çongar’a, kitabın editörü Cem Yavuz’a ve bizi bu unutulmaz sesle buluşturan Everest Yayınları’na ve Saadet Özen’e teşekkür edip bitireyim. Duygum tam da bu çünkü: büyük bir şükran.
“Bir gün olacağın kadının maskesiyle ört yüzünün hatırasını ve vaktiyle olduğun kız çocuğunu ürküt.”
Ah, Pizarnik, ah.