18Yorum
1919. Aslında Hesse yazınında çok erken bir dönem. Afa Yayınları’nın, Klingsor’un Son Yazı’nı Kamuran Şipal çevirisinde Klein ve Wagner anlatısıyla birlikte yayımlaması tesadüfi değil elbette. Art arda yazılan iki metin söz konusu çünkü. • Yarına dair heveslerini bir köşeye itip artık bir Son arayışı ve bekleyişindeki Klingsor’un belki trajik belki de öğütlerle dolu günlerine tanıklık edeceğiz. Etkileyici Hesse metinleri kısa da olsa bu etkisinden uzaklaşmaya niyetli değil yine. Buyurun.
Ölüm hakkında bir kaç cümle harici tamamen sıkıcı bir kitap.
Benim için hayal kırıklığı oldu.
Tasvir konusunda usta bir yazar olan Hesse, elindeki fırça ile ölümün kıyısında dolaşırken, zihnimizde muhteşem resimler çiziyor. Bu yüzden hikaye boyunca tüm detaylar ve renkler gözümüzün önündeki tuvale yansıyor. Çevirmeninden dolayı epeyce olumsuz yorum var kitap hakkında ama ben Hesse sever olarak beğendiğimi söylemek istiyorum. Yazarın kalemini sevenler için okunması gereken kısa bir roman hatta öykü diyebiliriz.
Hesse’nin diğer kitapları gibi bu eser de güzel.
Çok sevdiğim bir yazar.Her yazdığı kitabı okumaya çalışıyorum.Sıkılmaya fırsat olmadı.Çok kısa zaten.
Herman Hesse edebiyatı bambaşka bir tat bırakıyor okurda.
Tüm eserlerini çok seviyorum, bunun diğerlerinden geri kalır yanı yok, çok güzel.
sözcükleri renkler gibi kullanan Hesse 'den güzel bir kitap.
Tüm eserlerini beğenerek okuduğum bir yazar, tavsiye ederim..
benim için çok sıkıcı bir kitaptı. Zor bitirdim.
Başlarda zorlanarak okudum ama ilerledikçe hikayenin içine çekildim.
Kitap oldukça ince fakat ben zorlanarak okudum, kitaptaki karakter ile bütünleşemedim.
Doğanın renkleri kitapda çok güzel anlatılmış karakterler doğa yürüşündeler ilk bahardan sonbahara doğru renkler sıralanmış sonbaharda doğanın ölmesiyle ressamın ölmesi iilşkilendirilmiş
Avrupalı insanın birinci cihan harbi sonrasında içine düşmüş olduğu çıkmazı gittiği yol yani ölüm öncesindeki son hatıraları; Klingsor'un son yazı. Ressam Klingsor üzerinden 20. yy başlarındaki bireyin tanımı yapılıyor. Tasvirler ile bu tanım iyice açılmak istenmiş öyle olunca metin biraz zorluyor insanı, ama verilmek istenen mesaj için dolambaçlı bir yoldan gidilmek istense de amaç hasıl olmuş. Diyorlar ki; insan bu, ecco homo, son yılların yorgun, hırslı, vahşi, çocuksu ve kurnaz insanı, ölmekte olan ölmek isteyen bir Avrupalı: özlemlerinden düzerek kurtulmuş, her yükten hastalanmış, öleceğini bilerek coşkuyla canlanmış, her gelişmeye hazır, her gerilemeye hazır, baştan aşağı heyecan ve baştan aşağı yorgunluk, morfinmanın zehre bağımlı olduğu gibi kaderine ve acıya bağımlı, yalnızlaşmış, harap olmuş, çok yaşlı, hem Faust hem Karamazon, hayvan ve bilge tam anlamıyla yalın, hırssız, çırılçıplak; ölümden çocuklar gibi korkuyor, bıkkınlık içinde o ölümü ölmeye istekli.
Biraz sıkılarak okudum.
Bu kitap okunmasa da olur bence. Aynı yazarın Bozkırkurde ve Knulp kitapları daha derin ve anlamlı.
Şiir gibi bir anlatımla ressamın son günlerini ve ölüm korkusunu, son resimlerinde kendi portesini doğayla özdeşleştirdiğini okuyorsunuz. Çok sürükleyici gelmedi. Rosshalde ve Bozkırkurdu´nun tadını vermiyor.<br />