102 dakikayı yaşatan bir anlatı. teknik açıklamaları çok anlamadım ama insanların yaşadıklarını iliklerimde hissettim. buz gibi bir 102 dakika. gözyaşları içinde okudum.
11 Eylül ' de Amerika'da ikiz kulelere yapılan saldırıyı ve hemen sonrasında yaşananlar anlatılıyor.. yaşanan insanlık trajedisi, kurtarma ve kurtarılma çabaları ve hayat kurtaran insanların kahramanlık hikayesi...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
New York'da 11 Eylül 2001 sabahı Dünya Ticaret merkezinde yaşanan hayatta kalma savaşı bir roman havasında anlatılmış.O gün saldırıda hayatlarını kaybeden insanların,itfaiyecilerin,polislerin ve hayatta kalmayı başarabilenlerin hikayeleri gerçeçi bir dille anlatılmış.Dünyanın en büyük terör olaylarından birisi olan 11 Eylül saldırılarını tüm ayrıntılarıyla merak edenler için oldukça güzel bir eser..
11 Eylül'de Amerika- İkiz Kuleler'e yapılan terör saldırılarını konu alan, belgesel niteliğinde ve yer yer de roman havasında yazılmış bir kitap. Konusunu yakından bildiğimiz için olsa gerek oldukça etkileyici.
Kitabin konusu Amerika`da 11 Eylul saldirilarini anlarmasidir. Neden?, Gerekce ve sonuca cogu deginilmis, Bu kitabi okuduktan sonra Metal firtina adli kitaba merakim tutmustu.
Dünyanın belkide gelecekteki kaderini etkileyen bir olay olan 11 Eylül Saldırılarını yaşayanların ağzından dinlememizi sağlayan, kitabı okurken biran kendinizi olayın içinde bulabileceğiniz güzel bir kitap.
Bu kitabın içeriği belli, hem kitap bilgisinde, hem de diğer yorumcu arkadaşların yorumlarında zaten anlatılmış. Şunu söyleyebilirim, tamamen gerçeklere (yaşayanların veya şahitlerin anlattıklarına ve telefon/telsiz/e-posta kayıtlarına dayanarak) göre yazılmış olayları içerdiği için bir belgesel tadında. Ama yazarlar olayların akış sırasını dikkatle gözettikleri için de bir macera romanı havasında, çabuk okunan, etkileyici, üstelik objektif, amerikancı ya da anti-amerikancı içerik taşımayan bir kitap. Konuya ilgi duyanlar mutlaka okumalılar. Bu kitapla birlikte United 93 ve World Trade Center filmleri de farklı tatlar verebilir. Fakat bu kitabın Türkçe baskısında yaşanan öyle bir çevirmen-editör rezaleti var ki, Altın Kitapların ünlü en kötü çevirmeni Gülten Suveren, meğerse eli öpülesi bir insanmış. Çeviri, düzen bir rezalet. Her iki cümleden birisi hatalı, düşük, saçma. Çevirenin çevirme sırasında aldığı notlar unutulmuş ve aynen kalmış. (Örnek: Bu cümleyi sayfa altına alalım). Çeviri anadolu lisesi hazırlık seviyesinde. Komik. En komiği de, çevirenin ingilizce gibi türkçe bilgisi de yetersiz. İnanmıyorsanız, abarttığımı düşünüyorsanız herhangi bir kitapçıda kitabı elinize alıp 5 sayfa okuyun, dayanabilecekseniz satın alın. Çünkü okurken insanın ciddi anlamda sinirleri bozuluyor. Herşeyi bir yana bırakın, binlerce kelime hatası var. İnsan yaptığı işe azıcık saygı duymaz mı? Bu çeviriyi editörün türkçe gramer kontrolü mekanizmasıyla bir gözden geçirmez mi? 1-2 saatini alırdı çevirmenin bunu yapmak. Sonuç olarak kitabı herşeye rağmen öneriyorum, yayınevini, çevireni, editörü ayıplıyorum.
canlı canlı yaşadığımız acı olayları gerçekten yaşayanların içinde bulundukları o dehşet dakikalarını içiniz burularak okuyacaksınız imkansız durumdaki insanların ne halde oldukları ve sınırlı zamanlar içinde nasılbir ruh haline büründüklerini üzülerek takip edeceksiniz terörün kötü yüzünü birkez daha anlayacağız ama anlamayanlarada anlatmak için iyi bir eser