Yalnızlık Ekseninde Dertleşme
Yalnızlık- kalabalıkta yalnızlık ekseninde dertleşme içeren bir roman/ öykü diyebiliriz bu kitaba.
Meltem çocukluğundan beri yalnız kalmış, okumuş, evlenip boşanmış, şehirli, kurumsal, kalabalıklar içinde yalnız bir kadın.
Selime teyze çocukları olan ama pek görüşmeyen, erken döneminde kabalık, eşinin vefatı üzerine yalnız kalmış, kalabalıktan uzaklaşmış, nihayetinde tüm ilişkilerini koparıp köye yerleşen 70 yaşında bir kadın.
Kitabın ana teması neredeyse hiç kimseye bir şey anlatmayan, yalnızlığını ve hissettiklerini kendisinden başka kimseyle paylaşmayan iki kadının bir araya gelmesi, bir gün geçirmeleri, bir diyalog gibi değil ama içsel anlatımları ile ifadesi diyebiliriz.
Şehirleşme, aile kavramı, sevgi, sevgisizlik, yalnızlık, kimsesizlik gibi temel kavramlar etrafında, çoğu zaman duygusal, karakterlerin karşısındakini ve kendisini anlamaya çalışması ile ortaya çıkan bir içsel yolculuk bütünü. Hafif bir aile bireyleri ilişkisi eleştirisi, empati kırıntıları, duygusallık ve ağır olmayan bir dram. Çok tarzım değil ama duygu yoğunluğu sevenlerin kitabı beğeneceğini tahmin edebiliyorum.
Genel değerlendirme olarak bakarsam:
- akıcı bir dili var.
- kitap yeteri derinlik içermiyor.
- birkaç saatte bitirilebilecek al tüket tarzında bir kitap
- konu çok standart. İyi işlendiğini düşünmüyorum, biraz daha derinlikle daha üst seviyelerde bir eser ortaya çıkabilirdi. Mevcut haliyle doyuruculuktan uzak buldum.
- ne yazık ki, kitap bana yer yer fazla internet kitabı gibi – edebiyat eseri olmaktan uzak – yer yer de çocuk kitabı gibi hissettirdi.
Özetle, fazla beklentiye girmeden zaman geçirmek için okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.