Ezanı Beklerken
Ezanı Beklerken

Kitapyurdu Fiyatı: 210,60TL

Ürüne Git
94Yorum
Mustafa Kutlu öykülerinin en belirgin özelliği samimi olmasıdır. O meşhur samimiyet her an ve satırda kendisini hissettirir. Üstadın dili nahif, abartısız, candan ve sıcaktır. Öykünün cazibesinden kurtulmak mümkün değildir. Anlatılanların çetrefilli, basit, uzun veya kısa olmasının önemi yoktur. Zira dedikodunun kirinden pasından azade bir olay dökümünün eşsiz ve gösterişsiz bir albeniyle sunulması söz konusudur. Bu öyküsünde de bir otel ve onun güzel insanlarının hikayeleri anlatılır. Otel sahibi Hadi Bey’in ezana yönelmiş kulağına ilahi çağrının gelmesine kadarki düşten gerçeğe uzanan düşünceleri iyiliğin nefesinin tükenmediğini kanıtlar. Misafirperverlik, dostluk, kardeşlik, aşk gibi zihinde güzel hisler uyandıran kavramlarla kendisini gösteren insanlar arasındaki müstesna sevgi rabıtalarının her zaman görülmesinin mümkün olmamasına karşın, Kutlu, iyiliğin eliyle güzeli betimleyen hayat parçalarını yaşamın kara curcunasının içinden ustaca çekip çıkarır.
Mustafa Kutlu’nun kaleminden vücut bulmuş, farklı yaşam tarzlarına sahip insanların bir otelde kesişen hikâyeleri. Her biri ayrı bir dünyadan, ayrı bir hikâyeden süzülüp gelmiş. Bu anlatılar kısa kısa, sıcak dokunuşlarla aktarılmış; adı üstünde, hikâye bunlar. Kimi zaman taşradan gelen bir insan manzarası seriyor önümüze, kimi zaman da mektepten çıkmış bir profesörün hikâyesini anlatıyor. Her birinde hayatın farklı renkleri, insanın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesi var. Kutlu’nun satır aralarında yankılanan bir hakikat var: “Dünya boş; insan ömrü varsa, ihtiyarlık şerbetini zaten tadacaktır.” Hayat gelip geçiyor, geriye kalan tek şey ise bir muhabbet kapısı. İşte o kapının etrafında dostluklar, dayanışmalar filizleniyor; ezgiler söyleniyor, gönüller ısınıyor. Yazar, bir yandan bu sıcak hikâyeleri anlatırken diğer yandan da günümüz insanını eleştiriyor. Modern hayatın soğukluğuna, yalnızlaşan kalplere ve yitip giden değerlere ayna tutuyor. Akıcı, sade ama derinlikli bir kitap.
Yine, yeniden Mustafa Kutlu. Evvela üstada arz-ı hürmet ediyorum. Türk edebiyatında uzun hikâye türünün en başarılı ismi şüphesiz Mustafa Kutlu. Farklı bir cenahta olsaydı bugün bu eserler kültürel iktidarın baş konusu, gündemi idi. Neyse... Bu böyledir. Bütün Mustafa Kutlu hikâyelerinde gördüğümüz samimiyet, sıcaklık, dürüstlük, nahiflik burada da bizi hemen otelin giriş kapısında karşılıyor. Anadolu coğrafyasının farklı yüzleri, farklı maceraları, hüzünleri, yarım kalmışlıkları, pişmanlıkları sizi Muhabbet Kapısı'nın eşiğine getiriyor. Sonra ayrılamıyorsunuz o eşikten. Çok da anlatmayalım. Okuyup meşk edelim. Bu son kitabında da Kutlu'daki Yahya Kemal ve Tanpınar esintilerini iliklerinizde hissedeceksin. Eserin kurgusuna yönelik eleştirilere gelince... Hayat dediğimiz şey de parçalanmışlıklardan, yarım kalmışlıklardan, vazgeçişlerden ibaret değil mi erenler?
Sevda Aköz 24 Nisan 2026
okumuş insnıın hali bir başka... tebrikler
Mustafa Kutlu; öykülerinde Anadolu insanını öyle güzel yansıtıyor ki, karakterlerin hemen hepsinde kendimizden bir şeyler bulmak mümkün oluyor. İçimizden, samimi, mizahi bir dili var. Öyle ki; kitabın içinde okuruyla konuşan, şakalaşan, anlatımı diri tutan, tebessüm ettiren bir yazar. Ezanı Beklerken'de de küçük bir otelin samimi atmosferine, çiçeklerle donatılmış minik bahçesine, "demirbaşlar"ın birbirine olan içten muhabbetine konuk oluyorsunuz. Kafa dinlemelik, bir solukta okunacak, belki de bizi özlediğimiz, o saf duygulara götürecek nitelikte kaliteli bir hikaye...
Bir Mustafa Kutlu hayranı olarak her yeni kitabını sabırsızlıkla beklerim. Ezanı Beklerken de öyle oldu. Mustafa Kutlu bu kitabında da yine kendine has o duru, gösterişsiz ama kalbe dokunan üslubuyla bizim, yani günümüz insanının yalnızlığını, savruluşunu ve hakikat arayışını anlatıyor. Kitapta olaylardan çok insanlar, insanların iç dünyaları ve bekleyişleri öne çıkıyor. Yeni Hayal Oteli etrafında dönen hikaye aslında hepimizin hayatına, yorgunluklarına, pişmanlıklarına ve huzur arayışına ayna tutuyor. Mustafa Kutlu’nun kahramanları olağanüstü kişiler değil, sokakta karşılaşabileceğimiz, bizden insanlar. Belki de bu yüzden bizi hızlıca içine çekiyor. Beni en çok etkileyen yönlerinden biri, kitabın yavaşlamayı hatırlatması oldu. Mustafa Kutlu’nun en büyük başarısı, büyük cümleler kurmadan derin şeyler söyleyebilmesi bence. Gürültüden yorulan, modern hayatın karmaşasında iç sesini kaybettiğini hisseden herkese gönülden tavsiye ederim.
Mustafa Kutlu bu kitapta büyük olayların değil, insanın içindeki sessiz yorgunluğun peşine düşüyor. Şehir hayatının hızına sıkışmış karakterler; yalnızlık, anlam arayışı ve ruhsal boşluk içinde savrulurken, “ezanı beklemek” sadece bir vakti değil, aynı zamanda huzuru ve yönünü yeniden bulmayı simgeliyor. Roman boyunca sade hayatların içindeki kırılganlık usul usul hissediliyor. Kutlu’nun dili her zamanki gibi sakin, samimi ve gösterişsiz. Büyük cümleler kurmadan insanın içine işleyen bir anlatımı var. Modern hayatın tüketici ritmine karşı; sabrı, kanaati ve iç huzuru öne çıkarıyor. Bu yüzden kitap, bir hikâyeden çok uzun bir iç konuşma gibi ilerliyor. Ezanı Beklerken, bağırmadan etkileyen bir metin. Kalabalıkların içinde kaybolan insanı, manevi boşluğu ve eve dönme hissini incelikle anlatıyor. Dingin ama derin bir okuma deneyimi. Okuyunuz efendim...
Akıcı bir o kadar derinlikli bir eser bize bizden bir kalemden tavsiye olunur
Yazarın birçok kitabını beğenerek okudum. çok iyi bir yazar. Ancak bu kitabında umduğumu bulamadım. ismi bende farklı duygular çağrıştırdı ama çokta isöine uygun duyguları bende harekete geçirmedi.
Mustafa Kutlu ne yazsa okurum dediğim bir yazar. Bu yüzden beş yıldız ama bu kitabında istediğim , alışık olduğum Mustafa Kutlu tadına varamadım. Beklentimin altında kaldı.
Mustafa kutlu yu severek takip ediyoruz
Kitabın ismi ve kapağını sevip büyük beklentiyle aldım. Kötü değil ama Kutlu’dan çok daha güzel eserler okumuşluğum var.
Mahalle arasına giriyor, bekçinin içini anlatıyor. Sessizce.
Mustafa Kutlu hikayesi denildi mi hiç durmadan alıp okuyacaksın. Mutlaka kendinden bir parça bulacaksın içinde.
TÜRK HİKAYECİLİĞİNİN YAŞAYAN ÇOK DEĞERLİ İSMİ MUSTAFA KUTLUNUN YİNE İÇTEN BİZİ ANLATAN YER YER SORGULAMAYA FIRSAT SUNAN DEĞERLİ BİR ESERİ DAHA
yazarın diğer kitaplarını referans alarak kulüp arkadaşlarıma aldırdım ama hepimizde benzer düşünceleri oluşturdu, maalesef kitabı benimseyemedik
Hikaye tadında çok hoş bir eser yine Mustafa Kutlu ağabeyimizden...
Bana hitap eden bir kitap olmadı. Yazarın kalemi benim okuduğum türlerden farklıydı. Samimi ve akıcıydı ama olay örgüsünü anlayamadım çünkü olay örgüsü yok.
Yazarın ara ara dışarıdan girip kitabın insicamını bozduğu, tam kendini kaptırmış gidiyorken, yani kitap akıyorken, yazarın "Yazar Efendi" adıyla dışarıdan paslı bir kama gibi müdahalesini saymazsak, kitap her zaman ki Mustafa Kutlu tadında. Leziz, akıcı, huzur verici ve bizden.
Mustafa Kutlu yine bizi, hayattan kaçanların sığındığı bir 'hayal otele' misafir ediyor. Köyden kaçıp bu otele sığınan genç bir çiftle başlayan hikâye, başlangıçta sıradan bir kaçış öyküsü gibi dursa da; otel sakinlerini tanıdıkça hikâye bambaşka bir boyuta evriliyor. Kutlu’nun o her zamanki büyük puntolu ve su gibi akan üslubu, burada karakterlerin iç dünyasına indikçe derinleşen bir anlatıya dönüşmüş. Her karakterin kendi hikâyesine dokundukça, aslında 'beklemenin' ne demek olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Şehre, köye ve en çok da insan ruhuna dair ince sızılar barındıran, bir çırpıda biten ama etkisi uzun süren bir kitap. Kutlu okurlarının zaten kaçırmayacağı, yeni tanışacaklar için de çok içten bir başlangıç olabilir.
Müslümanın işi vakit ile Kitabın kapağına uzunn uzunnn bakın. Sizin de içinize bir huzur yayılmıyor mu Birbirine benzemeyen ama aynı suyu içmiş aynı havayı solumuş kökleri aynı: aynı vatanın insanları bir otelde buluşursa ne olur : Yeni Hayal Oteli Orda dertleşme olur, çalgı türkü olur, dua olur yeri gelir sürtüşme yeri gelir birleşme olur. Bize de keyifle okuması kalır ️ Mustafa Kutlu’nun son kitabı, hala nasıl diri nasıl güzel ve hep bizden; ömrüne bereket o hep bizimle sohbet eder gibi yazsın biz okuyalım ️