Binlerce Mavi
Binlerce Mavi

Kitapyurdu Fiyatı: 178,95TL

Ürüne Git
10Yorum
tumuoamock
Kitapkurdu
Bir atın duyguları ne denli hissedebildiğini az çok biliriz, değil mi? Sonuçta onların da duygusal varlıklar olduğunu kabul ederiz. Peki ya bir humanoid, yani insansı bir robot? Ya bir hata ya da beklenmedik bir durum, bir humanoidi diğerlerinden ayırıyorsa ne düşünürdünüz? Sanırım Kore edebiyatından okuduğum ilk kitaptı — gerçi buna emin olmak için bakmam gerekecek.Ama kitabı sevdim ve öneririm. Büyük olaylar,sarsıcı hikâyeler var mı? Hayır.Oldukça sade ve net bir anlatımı var.Ancak karakterlerin çözümlemeleri çok güçlü.Onları tanıdıkça her birine hak vermeye başlıyor, sonlara doğru yaşananların ardındaki nedeni gördüğünüzde ise duygusallaşıyorsunuz. Bir robot gerçekten hissedebilir mi? Ya da size tek kelime etmeden yavaşlamanız gerektiğini hissettirebilir mi? Güzel bir hikâye okudum. Bizden uzak gibi görünen ama aslında bir o kadar da yakın olan bir geleceğin hikâyesi. İnsan olmanın, empati kurmanın ve duyguların sınırlarını sorgulatan, sakin ama etkileyici bir roman.
AYŞİN AĞRITMIŞ
Hezarfen
Kore edebiyatıyla tanışma kitabım oldu, kesinlikle doğru bir seçim;kitap başlangıçta durağan gidiyorken sonlara doğru Koli'nin sorularıyla insanı kendine yöneltiyor, hayatını sorgulatıyor. Benim gibi kitabı okuduktan sonra hayatını zamanın akışına göre sorgulamamış herkes ivedilikle bu irdelemeyi yapacaktır. Keyifli okumalar.
resul68
Kitapkurdu
Birkaç gün öncesine kadar ötanazisi kesinleşmiş bir yarış atının sırtında, jokey görevini üstlenen karbon fiber gövdeli Koli vardı. Hafifliği sayesinde düşse bile hayati risk taşımıyordu. Bin kelimeyle hatırladığı o düşüş, Koli’nin hayatının ikinci perdesini aralayan on yedi yaşındaki Yeonjae’nin hikayesine bağlanıyordu. Koli’nin nefes alma özelliği yoktu. Nefes, havanın bedenle buluşup bir şeyleri emdiği, parçaladığı ve dışarı attığı canlılara özgü bir süreçti. O ise yalnızca enerjiyi biriktiriyor, dönüştürüyor ve tüketiyordu. “Yarış başladığında arkasından gelen atları görebiliyordu. Yine de Koli kendini yere bıraktı. Kamyon gibi süratle yaklaşan nalların altında ezildi.” Ölemezdi, fakat parçalanabilirdi. Çünkü o bir humanoiddi…Romanı bitirdiğinizde, koşar adımlarla yolda geçen bir karıncayı dahi incitmeyecek hassasiyete sahip olmanızdan ötürü yavaş koşmayı öğreneceksiniz.
Durmuş Ali KIZILCADAM
Kitapkurdu
Akıp giden zamanın ruhsuzlarından ruhu olan bir metal yığınına. Bence harika bir kitap.️
Ayşe Esra Şen
Kitapkurdu
Bir bilim-kurgu kitabı okurken bu kadar duygulanabileceğim ve empati kurabileceğim aklıma gelmezdi. İnanmazsınız belki ama sıcacık bir kitap. Özellikle yazarın hayvanlara ve doğaya bakış açısı, robot-insan(humanoid) hayali ve kurguladığı ilişkiler oldukça güzel hisler uyandırıyor. Korelilerle duygusal yapı olarak oldukça benzediğimizi de tekrar düşündürttü:)
ayshnn
Üstat
Yazarın diğer kitabı gibi düşündürücü ve güzeldi :)
Sadiye Aydoğdu
Kitabın kapağı ve "çok satan" ibaresi sebebiyle bu denli etkileneceğimi düşündürtmemişti ön yargılarım. Hem beni hem ön yargılarımı yıktı bu roman. Yavaşlamaya dair incelikli bir anlatı. Okuyunuz efendim..
Muzosist
Üstat
Yakın gelecekte geçen bu sakin ama derin roman, bir jokey robot olan Koli’nin hikâyesi üzerinden empatiyi sorguluyor. Yarış kazanmak için tasarlanan bir makinenin, acıya tanık olduktan sonra yavaşlamayı seçmesi… Belki de insanlığın unuttuğu bir şeyi hatırlatıyor: hissetmek. Cheon Seon-ran’ın dili yumuşak, dingin ve içe dönük. Olaylardan çok duyguların ön planda olduğu bir anlatı var. Hız, verimlilik ve performans takıntısına karşı, şefkatin ve küçük anların değerini öne çıkarıyor. Binlerce Mavi, yüksek tempolu bir bilimkurgudan çok kalbe dokunan bir hikâye. Yavaşlamayı, bağ kurmayı ve nazik olmayı yeniden düşünmek isteyenler için sade ama etkileyici bir okuma deneyimi. Okuyunuz efendim...
bohembirokur
Kitapkurdu
Bayıldığım bir kitap oldu, herkese tavsiye ediyorum.
arzu kartal
Gerçekten etkileyici ve dokunaklı bir hikâye. insanla makinenin, doğayla teknolojinin sınırlarının silikleştiği bir gelecekte geçse de, merkezinde çok insani duygular barındırıyor: merhamet, bağlılık ve yavaşlamanın erdemi. Yeonjae'nin hurdalıkta bulduğu robotla kurduğu ilişki, insanoğlunun yalnızlığına ve anlam arayışına dokunurken; Today’in hikâyesi, modern dünyanın tükettiği her canlıya bir ağıt gibi. Hikâyenin sade ama çarpıcı dili, bir bilimkurgu evreninde bile kalbinin derinliklerine çekmeyi başarıyor. Yavaşlamanın, sevmenin ve vazgeçmenin gücünü anlatan bu roman, Bora Chung’un tavsiyesini hatırlatır nitelikte: distopik bir gelecekte bile umut, empati ve fedakârlık var olabilir. Okuduktan sonra insan, “gerçekten ne zaman son kez yavaşladım?” diye düşünmeden edemiyor.