İvan İlyiç'in Ölümü
İvan İlyiç'in Ölümü

Kitapyurdu Fiyatı: 138,78TL

71Yorum
İvan İlyiç'in Ölümü, gitgide şiddetlenen ağrılarıyla ölüme daha fazla yaklaştığını hisseden İvan İlyiç, yaşamına bambaşka gözlerle bakmaya başlar. Öyle ki değer verdiğini sandığı her şey zamanla önemini yitirir. Dahası mutlu günlerinin yalnızca çocukluk günlerinde kaldığının ancak farkına varır. Zaman zaman (mutlu olduğunu sandığı) yaşamına tekrar dönmeye umutlanır lâkin gittikçe şiddetlenen ağrıları ve hastalığı ile kaybolan umutlarıyla kendini çaresizce ölümün pençesinde bulur."...karısının da, kızının da, oğlunun da, hizmetçilerinde, tanıdıklarında, doktorlarında, en önemlisi, kendisinin de onunla ilgili tek düşüncesi vardı: Yerini boşaltmanın zamanı gelmiş miydi artık, varlığıyla çevresindekilere verdiği sıkıntıdan kurtaracak mıydı onları sonunda, kendisinin çektiği acılar da bitecek miydi?"(s.81) Ölüm kapımızı çalana dek günün birinde öleceğimizi düşünmek dahası aklımıza getirmek dahi istemeyiz. Ölüm ancak başkaları için vardır. Bizim için ölüm soyut bir kavramdan öteye geçemez.
Konusu ölüm olduğu için ağır ama çok etkileyici, kısa bir klasik. Rus edebiyatı ve Dostoyevski bilindiği gibi bir taraftan karamsar, bir taraftan da karakterlerin iç dünyalarını haritalamakta çok usta. Bir cenaze evi sahnesiyle başlıyoruz sonra başa dönüp İvan İlyiç'in hayat hikayesini okuyoruz. Bir hastanın neler hissedebileceğini çok iyi aktarmış. Özellikle sona doğru o hastalık tasvirleri o kadar etkili ki, inlemeleri duydum, o ağırlığı hissettim sanki. Sağlıklıyken okumak gerek. Bize sağlığın kıymetini ve hastalarla empatiyi öğreten bir eser. Bu yönüyle daha da önemli bir okuma.
tolstoy, bildiğimiz ama göz ardı ettiğimiz pek çok gerçeği yüzümüze çarpmış. ölüm bizim için acı bir son olsa da, çevremizdekiler için gazeteden okunan bir ilan, ayıp olmasın diye katılınan bir cenaze töreni ve yerine kimin geçirileceği düşünülen bir makam... başlarken, toplumsal rollerin pençesinde debelenen insanlara, incir çekirdeğini doldurmayacak şeylere üzülenlere, gerekli gereksiz çıkan hır gürlere, ucunda ölüm varmış gibi yapılan didişmelere ve tabii ki mala mülke gösterişe düşkünlüğümüze dokunuyor. hasta psikolojisine iniş korkunç başarılı. sağlıklı insanlara olan haset, hayatına kaldığı yerden devam eden insanlara karşı duyguğu kırgınlık. merhamet beklentisi içimi parçaladı. kendisine acınmasına bile razı. fiziksel acıyı anlatışı ise bambaşka. ağrıyı o kadar güçlü bir şekilde hissettiriyor ki, ağrısına bir kimlik bahşetmiş sanki. çay içerken alamadığı tat, sürekli hissettiği sıkıntı ve huzursuzluk, kapı çaldığında doktorun gelmiş olmasını dilemesi...üzüldüm.
İletişim yayınlarının çevirileri güzel
Kitap, ölümün kaçınılmazlığı karşısında insanın yaşamını nasıl anlamlandırdığı üzerine derin bir sorgulamadır. Başarılı bir hukukçu olan İvan İlyiç, konforlu ve “uygun” bir hayat sürerken beklenmedik bir hastalığa yakalanır. Bu süreçte, ailesinin kayıtsızlığı ve dostlarının yüzeyselliğiyle yüzleşir. Ölüm yaklaştıkça, geçmişteki seçimlerini sorgular ve gerçek mutluluğu hiç tatmadığını fark eder. Tolstoy, bireyin kendi ölümüne yabancılaşmasını ve toplumun ölümü nasıl görmezden geldiğini eleştirir. Roman, basit ama etkileyici bir anlatımla, modern insanın anlam arayışını ve ölümün hayat içindeki yerini gözler önüne serer. İvan İlyiç’in Ölümü, okuyucuya yaşamı nasıl yaşaması gerektiğini düşündüren sarsıcı bir eserdir.
Kısa ama müthiş dersler barındıran bir kitap. Rus klasiklerine özellikle Tolstoy'a aşinaysanız su gibi akıp bitecek
tolstoy un okunması gereken en önemli kitaplarından
Ölümü tasavvuf kitaplarından daha etkileyici anlatan bir kitap. Ölüm tefekkürünü Tolstoy'dan okumak müthiş bir lezzetti.
kitabı oduğumuz zaman ailemizin değerini çok iyi anlıyorsunuz
Bu kitabı okuyan hayatın ne kadar değerli olduğu, gereksiz lükslerden kaçınmak gerektiğini çok iyi anlar.
ölümü adeta yaşıyorsunuz, İletişim Klasiklerini çok beğeniyorum
Okumayan kesinlikle pişman olur.
Ölüm ve yaşam üzerine başarılı bir Tolstoy kitabı.
Ölüm gerçekliği karşısında insanın ruh halini anlatan ve ölüm döşeğindeki kişinin yanlızlığına ve insanlar tarafından anlaşılamamayı anlatan güzel bir eser
Okurken kendinizi kahramanın yerine koyabileceğiniz bir eser yine bir Tolstoy klasiği.
Tolstoy'un her eserini alıp kitaplığıma koyuyorum.
Beklentiniz üst düzey olmasın, kolayca okunacak bir kitap. Anlatım güzel ve akış pürüzsüz.
Tolstoy gibi bir yazarın hayatını çok iyi bilip yazım sırasına göre okumak gerekiyor. Bulunduğu ortamı, etkilendiği olayları bilip okumak çok daha farklı anlamlar çıkarmamızı sağlıyor. Yayınevinin ön söz ve son söz kısımları ayrı bir bakış açısı katıyor.
Henüz Tolstoy okumadıysanız bu eseri okumakla başlayabilirsiniz. Çok güçlü bir anlatım. Kendiniz yaşıyormuşçasına hissediyorsunuz anlatılanları okurken.
Hayat o kadar çabuk geçiyor ki, üzülmemek elde değil. Bu kitap beni çok üzdü.