Profesör Do'nun Göz Kliniği
Profesör Do'nun Göz Kliniği

Kitapyurdu Fiyatı: 189,06TL

Ürüne Git
5Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Profesör Do'nun Göz Kliniği
Güney Kore edebiyatıyla ilişkim Han Kang’dan ibaret sayılabilir, fakat ortalıkta “Güney Kore çoksatanı” diye bir mesele olduğunun da farkındayım, Profesör Do’nun Göz Kliniği vesilesiyle bu meselenin ne olduğuna dair azıcık fikir edinmiş oldum. Bu arada sadece romanlarda değil tabii; müzik ve dizi meselelerinde de popüler Kore kültürünün dünyada yarattığı etki başlı başına üzerine konuşulası, neyse, kitaba döneyim. Anladığım kadarıyla tamamı bir şekilde bir dükkanda / mağazada vs geçen (hepsinin kapakları öyle zira) ve normal başlayıp fantastik bir yerlere evrilen hikâyeler anlatan kitaplar Kore’de ziyadesiyle popüler, pek çoğu yabancı dillere de çevriliyor zaten. Yoonha Byun imzalı Profesör Do’nun Göz Kliniği kitabı da o furyanın bir üyesi. Lise öğrencisi Eunhu adlı bir genç kızın öyküsünü okuyoruz. Babasını küçük yaşta kaybetmiş, dünyaya uyumlanmakta güçlük çeken, yalnız ve yoksul biri kendisi. Bir gün bir karganın çaldığı el aynasının peşine düşerek terk edilmiş bir depoya giriyor ve kendini Dolunay Göz Kliniği adlı gizemli bir tedavi merkezinde buluyor, olaylar gelişiyor. Ama sanki biraz fazla mı gelişiyor ya? Ben fantastik severim ama fantastiğin kendi kurallarını yaratanını, o evrene ikna edenini severim; bu kitap bana ziyadesiyle dağınık geldi bu açıdan. Bir yerlerden dumanlar çıkıyor, bir şeyler ışığa dönüşüyor, birileri yok oluyor, beliriyor filan? Ne oluyor yani? Kitap şüphesiz ki kendini okutuyor zira ortada bir gizem var ama o gizem de tam çözülmüyor bence, daha doğrusu bu kadar kuralsız bir evrende sunulan çözüm de bana çözüm gibi gelmedi. Bu tür kitaplarda olduğu gibi kayıp, yas, umut, fedakarlık gibi büyük meselelerd dair de bir şeyler söylüyor roman ama tabii bunları hiç derinleştiremediğini söylemem lazım. Yolun başındaki okurlar ve türün meraklıları için ilginç olabilir ama ne kurgusu, ne meselesi, ne dili itibarıyla beni hiç tatmin edemedi maalesef. Ama dediğim gibi, bence bu janr benim janrım değil zaten, edebiyatta aradığım şey başka bir şey benim, dolayısıyla seven sevmeye devam edebilir. Ama bu vesileyle şu popüler Kore edebiyatının tadına bakabildiğim için memnunum diyebilirim.
Muzosist
Üstat
Yalnızca dolunay gecelerinde açılan bir göz kliniği… Ama burada tedavi edilen şey sadece görme kusurları değil, kalbin taşıdığı yükler. Profesör Do’nun muayenehanesine gelen her hasta, kayıplarını, pişmanlıklarını ve bastırdığı duyguları da yanında getiriyor. Çünkü bu klinikte gözler, insanın iç dünyasına açılan bir kapı. Byun’un anlatımı lirik ve yumuşak; gerçek ile büyülü olan arasındaki çizgi ustalıkla siliniyor. Tempo sakin ama duygusal yoğunluk güçlü. Roman, “görmek” ile “gerçekten görmek” arasındaki farkı incelikle sorguluyor. Hızlı bir olay örgüsünden çok içsel iyileşmeye odaklanan, dingin ve düşünsel bir okuma deneyimi. Kalbe dokunan, sembolik ve zarif bir roman. Ama ne kadar zarifse de kurgu da havada kalan çok şey vardı. Yazarımız sanki acelesi varmış gibi yazmış. Daha da özetle edebî doygunluğa varabileceğimiz bir roman olmamış maalesef. Okuyunuz efendim.
Gamzegül Kızılcık
Kitapkurdu
arka kapak yazısı bence kitabı tam olarak yansıtmıyor. kitap çok güzel. arka kapak yazısını okuyarak almazdım, arka yazısından etkilenmedim. hediye diye kendimi zorlayıp başladım. iyi ki okudum. çok keyifli bir kitap tavsiye ederim.
hırslıbilge
Kaşif
Romanın arkasındaki tanıtımı okuyunca biraz psikoanalitik bir eser bekledim. Ancak bana fazla yüzeysel geldi ve çok da kitabı benimseyemedim. Güney Kore çok satanı olduğu için merak edip aldım. Okunabilir kötü değil ancak beklentinizi yüksek tutmayın derim...
Lunacım
Kaşif
Çok güzel bir kitap bayıldım.Tavsiye ederim.