Her Şey Normalmiş Gibi
Her Şey Normalmiş Gibi

Kitapyurdu Fiyatı: 221,00TL

Ürüne Git
4Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
13.05.2026
Her Şey Normalmiş Gibi
Herhalde hepimizin son yıllarını tarifleyecek en iyi ifade bu: “her şey normalmiş gibi.” Hepimiz üzerimize boca edilen, maruz kaldığımız onca tuhaflığın, kaygının, şiddettin, endişenin içinde her şey normalmiş gibi yaşamaya, kafamızdaki normali ite kaka adapte edip içinde kalmaya çalışıyoruz. Gaye Boralıoğlu’nun son romanı da bu gerçekliğin içinde geçen bir hikâye, ön yüzünde aşk, arkadaysa bir memleket panoraması hikâyesi. Bir tür apati içinde yaşayan bir genç adam olan Arda’yla, umudunda ve mücadelesinde direten bir genç kadın olan Lora’nın aşk hikâyesi bu. İlişki bitmiş, Lora Arda’yı terk etmiş, ayrılık Arda’nın apatisine apati katmış, biz de kendisinin hayıflanan sesini dinliyoruz romanın başında. Arda ve Lora arasındaki ikiliğe romanda başka ikilikler eşlik ediyor, İstanbul’un iki yakası arasındaki ikilik, ülkenin doğusu ve batısı arasındaki ikilik... Ve fakat Arda’nın hayıflanan sesinin yavaş yavaş değiştiğine de şahit oluyoruz, bütün büyük aşklar dönüştürücüdür şüphesiz, kimi yaşanırken kimi bitişiyle değiştirir insanı; bu da farklı değil, ayrılık Arda’yı dönüştürüyor, bu dönüşümü de izliyoruz. Arda’yı değiştiren Lora’nın yokluğu oluyor, bu kitabın meselesinin var olanlardan çok yok olanlar olduğunu hissettim bitirince. Arda’nın örneğin Diyarbakır ziyaretinde konuşulanlardan çok susulanlara takılması, kelimelerin yokluğu, normalin yokluğu, huzurun, güven duygusunun yokluğu, elbette normalin yokluğu. Bu son derece gerçekçi, ayakları katı gerçekliğe basan anlatının içinde bolca masal da saklı; Lora’nın hikâyeleri kabusa benzer gerçekliği rüyamsı bir şekle büründürüyor. Belki de buradan çıkmanın tek yolu hikâyeler anlatmak olacak ki Gaye Boralıoğlu’nun kitabı da başlı başına bu girişimin bir parçası gibi okunabilir. İnatla, dirençle anlatmaya devam etmek. Her ne kadar öyküyü Arda’nın ağzından dinlesek ve onun idealize ettiği bir Lora’yı okusak da, yazarın her iki karakterine de eşit mesafede durduğunu, birini yüceltirken diğerini yermediğini -ki anlatı buna çok müsait aslında- de söylemem lazım, bu da bana iyi geldi. Şu cümleyle bitsin: “Yoklukta boşluk var, yoksunlukta ise umut. İşte o umut insanı öldürüyor.”
Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
04.01.2026
Gaye Boralıoğlu'nun son romanı Her Şey Normalmiş Gibi, pek çok acı olayın yaşandığı fakat tüm bunların sıradanlaştığı bir şehirde siyahla beyazın, Arda ile Lora'nın aşkını harikulade bir dille birinci şahıs anlatıcıdan okuyoruz. Yazarın meseleleri kurmacanın içine yavaş yavaş yedirişini, her şeyin normalleştirilmesine karşı eleştirel yaklaşımını, Yin ve Yang kadar birbirini tamamlayan iki karakterin aşkına dair dozunda anlatımını çok beğendim. Kitabın ilk yarısındaki İstanbul anlatımı ne kadar başarılıysa Diyarbakır kısmı da bence o kadar iyiydi. Keza finali de böylesi bir metne yaraşır düzeyde. Çok bilindik konular yetkin bir kalem tarafından işlenmiş. Hacminden anlatıcı tercihine kadar hemen her unsuru dozunda Her Şey Normalmiş Gibi'nin.
Sefa Tuna
Kitapkurdu
24.12.2025
Kitap kulübümüzün sıradaki kitabı. Umarım tüm arkadaşlarım beğenir.
Elif Aysun Boralıoğlu
Kaşif
Gaye Boralıoğlu'nun tüm eserlerini severek okumuş biri olarak bu romanını ayrı bir yere koyuyorum çünkü iliklerimize kadar hissettiğimiz 2025 Türkiye'sinin alegorisini öyle incelikli dokumuş, öyle 'masalsı gerçeklikte' anlatmış ki; her birimizi, cevaplamaktan kaçındığı o en can yakıcı soruyla yüzleşmeye çağırıyor. Bir solukta bitecek parlaklıkta olmasına inat, tadına vara vara okudum.