Baştan belirtmek gerekir ki, 'zor okunan' bir kitapla karşı karşıyayız; ilk sayfadan itibaren sert bir metin, kendini kolay kolay ele vermeyen bir konu, alışılagelmiş karakterlerin çok uzağında bir kahraman... İlk romanı Maya ile Milliyet Sanat dergisinin 'ilk kitap ilk baskı' adlı yarışmasında birincilik ödülü alan Leyla İpekçi yeni kitabı Başkası Olduğun Yer'de Türk edebiyatında pek az denenmiş bir roman tekniğiyle okur karşısında. Nasıl tanımlarız en özet hâliyle Başkası Olduğun Yer'i? Kitap boyunca hissedilen şiirsel bir dil, felsefi denemeyle iç içe geçmiş bir üslupla anlatılmış bir iç dönüşüm serüveni, desek yeridir; eksik kalır ama.
Ölüm-yemek-yaşam örgüsüyle açılıyor kitap. Bir ölüm (ölen, roman kahramanının babaannesidir) sonrası, yazar, kronolojik bir sıra gütmediği için ölüm öncesi başlaması da mümkün- başlayan iç dönüşüm yolculuğu, pencerenin hemen dışından başlayan ve oradan ufka hatta giderek en uzak yıldıza kadar her şeyle bir çatışma hâli. Dünyanın ve elbette ki insanlığın- gidişatından memnun olmayan 'kafası bir hayli karışık' kahramanımız, hayatı yeniden anlamlandırırken bir yandan da hem kendisi hem de çevresindeki her şeyle çatışmaya başlar. Onu bu dünyada mutlu edecek tek bir şey kalmamıştır. Ve giderek huzuru 'inanç'ta bulur: "Bilim ışığının, din mumunu söndürmesi koşuluyla başlıyordu halbuki bizim aydınlanma çağımız." Derken İbn Arabi, Farabi, İbn Meserre, İbn Haldun girer devreye ve kahramanımız da öğrenir 'Harflerin İlmi'ni... Kutsal kitaplar, hem yazarın hem de romandaki kahramanın başvurduğu yol göstericilerdir artık... "Telefonların fişini çekmiş, perdeleri indirmiştim. Ancak Kaşani'nin, Konevi'nin, Izutsu, Chittick ve Schimmel'in, Konuk'un, Nablusi ile Buhari'nin ve onlarca başka sırdaşımın ruhu benimleydi. Görünmez ama bilinir bir halkaya dahil olmuştum.
Hava soğuk, içerisi buz gibiydi. İftar ile sahur arasındaki vakit boyunca varoluşun harflerden zuhur etmesiyle, nemli, kuru, soğuk ve sıcak harflerin dilde ve havada bıraktıkları yankıyla besleniyordum. Oruç tutuyordum ve dini idrek etmeden O'nu bilmenin imkansızlığını anlamıştım."
Neresinden bakarsanız bakın, ilginç bir kitap Başkası Olduğun Yer.
Yüzlerce romanın yayımlandığı bir ortamda bakalım tartışılacak mı, yoksa görmezden mi gelinecek...