Metamorfoz: Vezir Karga
Metamorfoz: Vezir Karga

Kitapyurdu Fiyatı: 165,00TL

Ürüne Git
8Yorum
zehra  demiralay
Kitapkurdu
Okurken acaba bu ben olabilir miyim? Sorusunu kendime çok sorduğum bir eserdi herkese tavsiye ediyorum
İlyas Coştu
Kitapkurdu
Benim okuyup çok beğendiğim, çok etkilendiğim bir kitaptı herkese tavsiye ederim. Bir yerden sonra Salih Uzay olarak hissetmeye başlıyorsun... Bir dizinin ilk bölümü gibiydi.
Hamdi Yazıcıoğlu
Kitapkurdu
Karakterlerin süreç içerisinde gösterdiği gelişime hayran kalmamak mümkün değil, son zamanlarda okuduğum en sürükleyici ve tesir eden eserdi. Yazarı tebrik ederim.
Yiğit Bozkır
Kitapkurdu
Benzer hayatlardan o kadar benzersiz bir yolculuğa dönüşüyor ki hikayeden kendinizi alamıyorsunuz. Tavsiye ederim. Yazarın kalemine sağlık
merve çelik
Kitapkurdu
İlk sayfalarda monoton bir hayata şahit oluyoruz, sonrasında ise her kelimenin bir anlamı oluyor ve çarpıcı bir hikaye ile karşı karşıya kalıyoruz. İlk sayfaları okurken biraz sıkılmıştım ama hikayenin sonu için her şeye değer.. bir hikayenin içinde kaybolmak istiyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim.
ilayda Bahadır
Kitapkurdu
Bu kitabı okurken en çok hissettiğim şey, anlatıcının zihninin içinde yavaş yavaş sıkışmak oldu. Metamorfoz: Vezir Karga yüksek tempolu bir gerilimden çok, içten içe büyüyen bir huzursuzluk yaratıyor. Ana karakterin yaşadıkları öyle ani ya da sansasyonel değil; tam tersine gündelik hayatın içinde, fark edilmeden ağırlaşıyor. İç sesler, bellek boşlukları, küçük kopuşlar… Hepsi tanıdık ama bir o kadar da rahatsız edici. Okurken sık sık “Acaba ben olsam ne hissederdim?” diye düşündüm. Kitap bana bir hikâye anlatmaktan çok, bir ruh hâlini bulaştırdı. Bitirdiğimde olayları değil, o ruh hâlini hatırladım. Psikolojik derinliği olan, yavaş ilerleyen ama etkisi kalıcı bir roman. Herkes için kolay bir okuma değil ama doğru okurla güçlü bir bağ kuruyor.
İsmail Nizamoglu
Kitapkurdu
bugüne kadar okuyup etkilendiğim ender kitaplardan birisiydi.
windofrebel
Kitapkurdu
Metamorfoz: Vezir Karga, uzun süredir zihnimde kurguladığım; yazarken zaman zaman “bunu ben mi yazıyorum, yoksa gerçekten yaşanmış bir şeye mi tanıklık ediyorum?” diye durup düşündüğüm naçizane bir eser. Bu bir hikâye anlatmaktan çok, zihnin karanlık odalarında dolaşmak gibi. Gerçekle kurgu arasındaki çizgi inceldikçe, okur da ister istemez şu soruyla baş başa kalıyor: İnsan kendine ne kadar yabancılaşabilir?