Gece Dönencesi’nden sonra yine Miami,Polis dedektifi Octavia Paz ile birlikteyiz.Bir otelin 10. katındaki odasının balkonundan atılarak öldürüldüğü anlaşılan bir Arap işadamının odasında bulunan kadın,Tanrı’nın seçilmiş bir kulu olduğunu ve cinayeti işleyenin kendisi olmadığını iddia etmektedir. Cinayet soruşturmasına Miami polisi için çalışan psikolog Lorna Wise da katılır,zira zanlı Emmylou Dideroff bir meczup intibaı vermektedir.Dideroff,itiraflarını yazılı olarak vermek istediğini belirtir.Yazdıkları yaşam hikayesidir ve taciz ve tecavüzle dolu çocukluğundan,fahişelik ve uyuşturucu satıcılığına,dağlarda kuş uçmaz kervan geçmez bir bölgede konuşlanmış uyuşturucu üretim ve dağıtım merkezinin yöneticiliğini yapan bir gangsterin metresliğinden, Mesih’in Kanı Hemşireleri Tarikat/Topluluğunun aktif/militan bir üyesi olmasına,Sudan’da despot İslamcı rejim ile Ayrılıkçı Pagan/Hristiyanlara rağmen küçük bir bölgede alternatif bir yönetim oluşturmasına değin her şey yazılıdır defterlerde.Emmylou’nun Sudan’da oluşturduğu alternatif yönetim bölgesinde hatırı sayılır petrol yatakları olduğuna ilişkin güçlü kanıtlar vardır. Emmylou’nun yazdığı defterler bazılarının çok ilgisini çekmiştir,bu defterleri ele geçirmek için insanlar ölür.Paz ve Lorna Wise,Polis departmanı üzerinde kurulan politik baskılarla da baş etmek zorunda kalacaklardır. Afro/Küba kadim Pagan inançları ve Hristiyan/Katolik motiflerinin iç içe geçtiği,iyilik ile kötülüğün,inancın gücü ile çağdaş ruhbilimin sorgulandığı bir kitap elimdeki.Gece Dönencesi denli etkileyici.Mutlaka okunmalı
Kemikler Vadisi polisiyeyle doğaüstünü Miami'de bir araya getirerek sürükleyici bir macera sunuyor. Bu nedenle de Michael Gruber'in hem Stephen King hem de Graham Greene okuyucularının sevecekleri bir yazar olduğunu söyleyebiliriz. Kitap, Miami'de bir otel odasında Sudanlı bir adamın vahşice öldürülüp balkondan atılmış hâlde bulunmasıyla açılıyor. Olay yerine ulaşan dedektif Jimmy Paz, bu olayın bir bakışta çözülebilecek bir olay olmadığını anlıyor elbette. Bunu düşünmesindeki en önemli etken, öldürülen adamın bir yabancı olması, öldürülüş biçiminin garipliği ve olayın tek şüphelisi gibi görünen Fransız kadının ilk bakışta saçma sapan izlenimi veren ifadeleri... Kadın, öldürülen adamın odasında, parmak izleri her yerde... Daha ne kadar kolay olabilir ki bu cinayeti çözmek? Oysa kendini Emmylou Dideroff olarak tanıtan kadın, yazılı ifade vermesi istendiğinde, kendisine verilen not defterlerine insan aklının hayalinin almayacağı vahşilikte bir hayat hikâyesi yazmış olduğundan, Jimmy Paz için durum gittikçe karışıyor. Çünkü kadının hikâyesinin ve tavırlarının, cinayetten yırtmak için, deli olduğunu ispatlamak adına yaptığı bir atılım olma ihtimali çok yüksek görünüyor herkese. Paz'a da, işi bir uzmana devretmek düşüyor işin sonunda: Psikolog Lorna Wise. Lorna Wise'ın ilk teşhisi, kadının bir manyak olduğu yönünde oluyor. Ancak kısa sürede, özellikle de defterler yüzünden saldırıya uğrayınca, o da işlerin bu kadar basit olmadığını kavrıyor.