31Yorum
Beyaz_Kale
Kitapkurdu
24.11.2019
Allah razı olsun, yazarından... Allah bizi yolundan ayırmasın!
güneş._
Kitapkurdu
30.05.2019
çok çok iyi bir kitap... Söz konusu hadisler üzerine kafa yormak, farklı bir bakış açısı görmek ve herşeyden önemlisi bir şairin, İsmet Özel'in düşünceleri için okumak gerek.
guraba_
Kaşif
13.10.2018
bir şairin gözünden Hadisler.. ilmi bir kitap değil daha çok fikri bir kitap olmasına rağmen muazzam bir kitap.. müellife Allah selamet versin..
KY-203865
10.07.2018
Kitap, yazarın seçilen kırk hadis üzerine yaptığı yorumlardan oluşuyor. Okunmaya değer.
Abdullah Serdar Yazili
Kitapkurdu
İsmet ÖZEL’in kendine has üslubuyla kendini anlamaya niyetli olanlara sunduğu kıymetli bir eser.
mektup03
13.07.2014
ismet özelin kendi seçtiği 40 hadisi düşünmeye var mısınız?
S.F
25.04.2013
İsmet Özel çok farklı bir şahsiyet.Bir insanın nasıl değişebileceğinin en güzel göstergesi.Bu nedenle ondaki bu değişim kitaplarına'da yansımış.Hadis ilmine bir şairin bakış açısı çok ilgi çekicidir.
muammamuamma
27.03.2013
Yakın geçmişte hadislerle ilgili olumlu ya da olumsuz o kadar çok eleştiri oldu ki insanlar hadislerle ilgili nasıl tavır takınacağını bilemez oldu.bu kitap hadislerle tekrar halleşmenizi sağlayacak.
nick yok
Kitapkurdu
29.05.2012
Yorumlayan herkes hadislere farklı bir bakış açısından bahsetmiş. Farklı bir bakış açısı yok, hadisi şeriflerin temel manasına erme gayesi var.
KY-185033
15.05.2012
ismet özelin 40 hadis seçkisi. bir ismet özel klasiği diyebilirim. seçilen hadisleri titizlikle okuyorsunuz ve yazar yine sadece ismet özel olduğu için kalenizi içten fethederek hadislerin açık mesajı ile sizi yüzleştiriyor. ben özellikle sosyoloji sevenlerin de okumasını tavsiye ediyorum.<br />okumadıysanız mutlaka okuyun
mukavemet1
Kitapkurdu
16.03.2012
bir şairin gözünden hadisler ışığında hayata, dine, insanlara sıra dışı bir bakış..
miracbahricinar
01.11.2011
okuduktan sonra bir müslüman olarak baya bi etkisinde kalacagınız bi kitap ve hadisleride boyle yorumlayan birini ilk kez görmüş olacaksınız farklı bir bakış acısı ama cok mantıklı ama. etrafınıza sergilediğiniz haraketlerde bile değişiklik olacagına eminim bu hadislerin yorumunu okuduktan sonra :)
meryem-a
22.09.2011
en büyük özelliği herkesin kendinden bişeyler bulabileceği karakterlerle hayat bulmuş olması.
Nalca
23.07.2011
Ismet Ozel'i tanimama vesile olan kitap. Sairin MArmara FM'deki radyo programlarindaki sohbetlerinin kitaplasmis hali. Icinde daha sonradan tartismaya acilmis birkac hadis yorumu olmasina ragmen, cok degerli bir eser.
Salvezza
Kitapkurdu
25.02.2011
Hadisleri bir şair, bir mütefekkir gözüyle görmek ve okumak, hadisleri farklı bir açıdan görmek ne kazandırır bize... okumak gerek.
fukaraca
17.02.2011
ehli sünnet hayatı yaşamanın aslında şiir tadında yaşamak olduğunu dolaylı bir şekilde anlatan bir kitap. kitaba başladıktan bir süre sonra çabuk bitmesin diye günlük iki hadis yorumu okumuştum. hatta birçok tesbitini sık sık kullanırım.
muftuihsan
Kitapkurdu
02.04.2010
Her kendini bilen ehl-i mürekkebin hayalidir kırk hadis yazmak, yazıp da hadisin müjdelediği zümreye dahil olmak. İster alim olsun isterse şair. Her ne kadar şiirle yapılan bir hadis şerhi beklense de, şiirden arınmış olarak bunun yapılması da farklı bir yaklaşım olmuş. Aslında ben şairleri şiirden ayrı duramazlar diye bilirdim. Kitapla ilgili “Hak ettiği ilgiyi bulamadı, arzu edilir bir yankı uyandırmadı” şeklindeki yaklaşımlar da aslında hep satış rakamları üzerine kurulmuş yorumlar olduğunu söylemek gerek.

"Müslüman'ın kendi kadrini, konumunu, değerini, bu dünyada nasıl bir yer işgal ettiğini bilmesi; şahsiyetinin tekâmülü yolunda 'istikamet azığını' mükemmelden uzaklaşma korkusu ile mükemmele ulaşma ümidi arasında ve bir kulluk idraki içinde temin etmesi gerektiği; bir gün mutlaka hesap vereceğini birinci meselesi yapmayan insanın ziyanda; Müslümanın hayatının gayrimüslim insanların hayatından farklı ve üstün olduğu gibi meselelerin altını kalın bir şekilde çiziyor. Ahlakın engin boyutlarını da gözler önüne serdiği bu kitabında, bizlere "niçin bu halde olduğumuzu” hatırlatıyor ve "nerede ve nasıl olmamız gerektiğini" işaret ediyor. Yine bizlere "hadisleri gölgeye çekme yahut daha sisli bir alana sevk etme" çabasının altında, İslam dünyasını İslam dışı bir merkezden idare etmeye çalışanların ve bu kimselerden nemalanıp aynı doğrultuda mesai sarf edenlerin tuzaklarının yattığını ihtar ediyor. Bunun önüne de, ancak hadisleri canlı tuttuğumuz ve bunları yaşanılır kıldığımız oranda geçebileceğimizi belirtiyor. Türkiye'de ve sair yerlerde Sünnet karşısında itirazi bir tavır takınan Modernistlerin bu tavrının altında kendilerini daha çok söz sahibi kılma endişesi yattığı; ayrıca modern insanın ‘çare’ diye sunduğu şeyin bizzat ‘hastalık’ olduğunu da nazarımıza vuran İsmet Özel pek güzel bir ifadeyle, "Allah Resulü'nün bize öğrettiği şey, hayatımızın hâlis olarak yaşanabilmesi için, bize sağlanan bir yardımdır" diyor. (Röportajdan)

Kitaptan alıntıları şöyle özetleyebiliriz:
Bir hadis-i şerifin bir şairle ne ilgisi olduğunu, bir hadisin bir şaire neler ilham ettiğini, bir hadisin bir şaire hangi bakımdan ikramda bulunduğunu öğrenmek hoşunuza gidecekse doğru yere geldiniz. (s.7)
Müslüman olmak hayattaki yanlışlığın giderilmesi gayesine dönük değildir. Müslüman olmak hayatın yanlışlığına katkıda bulunmaktan imtina etme iradesinin işaretidir. Yaratıcı tarafından yaratılmış olana yapılan teklifin kabulüdür. Mükellefiyetlerden yan çizmeme iradesinin beyanıdır. (s.10)
Bir gün gelip de hesaba çekileceği meselesini birinci meselesi yapmayan insan Müslüman adı taşıyabilir, ama Müslüman vasfı taşıyamaz. (s.11) Eğer insanlar bu dünyadan başka bir dünya olduğunu, bu dünyadan göçtükten sonra bu dünyadan yaptıklarının hesabını vereceklerini düşünüyor olsalardı, ne bu kadar enerji tüketir, ne uzay araştırmalarına bu kadar önem verir, ne de insan genlerinin oynanabilir hale getirilmesine masraf ederlerdi. (s.25)
Hadislerin sahih olup olmadıkları meselesini genel olarak hadislere güveni sarsan bir yoruma götürmek çok tehlikelidir. Yalnız tehlikeli değil, aynı zamanda zararlı bir tutumdur. (s.14)
“Kitaplar ayna gibidir, aynaya bir maymun bakınca oradan bir havarinin görünmesi imkansızdır.” Lichtenberg-Alman düşünür (s.20)
“Batmakta olan bir gemideki son hükümlünün idam cezası infaz edilmelidir” (I.Kant) (s.69)
Biz Müslümanlar öyle bir yükümlülük altındayız ki, Allah indinde güzel olamayacak herhangi bir şeyi güzel görme durumunda değiliz. Buna hakkımız yok. Yani, neyi güzel görüyorsak, bunun Allah indinde dahi güzel olup olamayacağı konusunda kendimizi sorgulamaktan kaçamayız. “Etik estetiğin bir şubesidir” diyor Andre Gide… Müslümanlar estetik ölçülerin timsali olmalıdırlar ki Müslümanların güzel gördüğü şey Allah indinde dahi güzel olsun.(s.77)
Müslümanların güzel gördüğü şeyler hiçbir şekilde bir yozlaşmanın yansıması, bir çözülmenin mahsulü olmayacaktır. Müslümanların güzel gördüğü şeyler mutlaka bir yapıcılığa, mutlaka bir üstünlüğün tanınışına, fark edilişine ilişkin olacaktır. (s.79) Bizim Müslüman olarak istesek de istemesek de bağlanacağımız şey ‘güzellik’ olmalıdır. (s.80)
Müslüman olmak, dünyada Allah’ı zikretmek üzere var olduğumuzu bilmek demektir. (s.90)
Sabır dediğimiz şey tahammül değildir yahut tahammülden ibaret değildir. Sabır dediğimiz şey, Allah’ın nurunun tamamlanacağı konusunda kesin imanı olan insanların kendilerine Allah’ın emri olarak ulaşan şeyleri yapmaları, Allah’ın emir olarak ulaşmayan şeyleri yapmamaları demektir. Bir şeye sabretmek, bir gün o sabrın sona ermesi ile anlam kazanır. Tıpkı oruç tutmakla sabretmenin benzeşmesi gibi. (s.104)

Bir gün müritlerinden birisi Bahauddin Nakşibend’e demiş ki: “Efendim, siz bize çok güzel şeyler söylüyorsunuz; fakat bunları nasıl anlamamız gerektiğiniz söylemiyorsunuz.” Bunun üzerine Bahauddin Nakşibend. “Evladım ben sizin önünüze içi çok lezzetli yemişlerle dolu bir sepet getiriyorum. Sen de bana, efendi hazretleri bu meyveleri benim için yer misin diyorsun” demiş.(s.118)
Takdir ile karar yan yana yürür, belki de üst üstedir, iç içedir. (s.122)
Müslümanların birbirlerine davranışları olduğu kadar bakış açıları da itikadi konumlarını hem işaret, hem de tayin eder. O manada, biz ne yapıp yapıp bir başka müslümanın hayatını kolaylaştırıcı bir yol tutmalıyız. Bunu yapmamız bizim kendi hayatımızın kolaylaşması anlamına gelecektir. (s.135)
Hayat tasarruf etmek için değil, sarf etmek, harcamak içindir. (s.144)
İyi ameller hususunda acele etmek fitnenin karanlığına rıza göstermemek anlamına gelir. Eğer acele etmiyorsak biz de karanlıktan istifade edenlerden biriyiz demektir. (s.210)
Kur’an-ı Kerim bizim ‘yap’larımızın ve ‘yapma’larımızın ne olduğu konusunda zihnimizi aydınlığa kavuşturur. Bir hidayet rehberi olan Kur’an-ı Kerim bir dünya görüşünün, hayata bakışın, bir davranış bütünlüğünün kurallarını ya da kuralları da aşan ruhunu bize ulaştırır, yansıtır. (s.233)
Hasan DENİZ
Kitapkurdu
05.07.2009
ismet özelin okuduğum 3. kitabı, farklı bir bakış açısı, eminim okuyan arkadaşlara faydalı olacaktır.
Selman Kocael
Kitapkurdu
13.03.2009
İsmet Özel'in kırk Hadis-i Şerifi bir şair gözüyle gördüğü kitap. ben de aynı düşünüyorum diyeceğiniz şeyler olsa da hiç böyle düşünmedim diyeceğiniz yerler çok.<br />her gün bir hadis okuyup kendi yorumunuzu da oluşturabilmek için okuyun derim.
KY-255304
23.10.2008
ismet özel'in her kitabında olduğu gibi bu kitabında da kendinizi bir an konudan bambaşka bir yerde ya da konunun tam orta yerinde bulabiliyorsunuz..bugüne kadar okumuş olduğum şerhlerde yakalayamadığım bir akıcılık hakim bu esere..sahih hadislerin güncel konulara yakın seçilmesi konuların zincirleme gelişerek çok daha fazla noktaya değinilmesinde kolaylık sağlamış bence...daha iyi bir yorum bekleyen okurlar sadece hadis meallerinin olduğu eserler seçmelidirler..Peygamber Efendimiz'in(a.s.m.) ulvi sözlerinin günümüz olaylarındaki yansımasını okuyabileceğiniz bu eseri tavsiye ederim..
1 2