Geleceği Hissedilen Bir Vakıanın Günlüğü
Geleceği Hissedilen Bir Vakıanın Günlüğü

Kitapyurdu Fiyatı: 72,00TL

Ürüne Git
6Yorum
Nesrin  Yıldız
Kitapkurdu
Kitap ana mesele olan zelzele bahsine işçi sınıfından bir ailenin bakış açısıyla yaklaşır; öyle ki yazar memleketinin renklerini öyle net keskin ve kulağa hoş gelir biçimde ince ince işlemiş ki, kendimi bazen kuş uçurtulan o damdaki bütün nesneleri görüp damdan manzarayı izlerken buldum, kimi zaman ailenin içinde ki kaosa tartışmaya dahil oldum. Romanda sırıtmayan metaforlarla verilmiş güçlü meseleler nesneler ve insanlarla bir bağ oluşturmuş baştan sona kadar müşterek hareket ediyorlar. şaşılacak bir işte böylesi hassas bir konuyu duygu istismarına kaçıp dramatize etmeden işlemesiydi.
latife kaynar
Kitapkurdu
Depremden bir gün öncesinde, işçi sınıfından bir ailenin günlük telaşlarını, geçim sıkıntılarını, kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaları, kırgınlıkları ve dile getiremediklerini; umutlarını, hayallerini ve beklentilerini okuyoruz.Bir yandan da Maraş sokaklarına uzanıyor, esnafın sorunlarına, beklentilerine ve kaygılarına kulak veriyoruz.Onlar sıradan bir günün telaşı içinde hayatlarına devam ederken, biz okuyucular olarak yarının onlara ne getireceğini biliyoruz. Büyük felaketin eşiğinde olduklarından habersizler… Yazar, depremden bir gün öncesini anlatarak bize yalnızca bir felaketin hikâyesini sunmuyor. Bir dakika sonrasında ne yaşayacağımızı bilmeden sürdürdüğümüz hayatın ve verdiğimiz yaşam mücadelesinin değerini de hatırlatıyor.
Zeynep Nergiz SAĞSÖZ
Kitapkurdu
Mahmut Abdullah’ın Geleceği Hissedilen Bir Vakanın Günlüğü, Hildan ve Enişte Bey’in rutubetli evinden Maraş’ın sokaklarına uzanan, hayatın içinden dokunaklı bir öykü. Hildan’ın yalnızlığı, Enişte Bey’in gerçekleşmesini beklediği hayalleri ve Vehbi’nin güvercinlerle nefes aldığı damlar, bir ailenin gündelik yaşamını bütün gerçekliğiyle hissettiriyor. Başlangıçta geçim sıkıntıları, aile içindeki kırgınlıklar ve ertelenen umutlar öne çıkarken sayfalar ilerledikçe anlatılanların hepimize ne kadar tanıdık olduğu ortaya çıkıyor. Öykünün sonu beni derinden sarstı. Merak ve heyecanla bir solukta bitirdiğim bu eser, hayatları, umutları ve yarım kalan hikâyeleri de enkaza çevirdiğini acı bir şekilde hatırlatıyor.Necip Fazıl’ın da dediği gibi, “Ölüm zorların zoru, yaşamak ondan da zor.” Görmezden gelinen tehlikeleri, ertelenen önlemleri ve sevdiklerimizin kıymetini düşündüren etkileyici öykü, uzun süre hafızamdan silinmeyecek.Okunmalı...Hatırlanmalı...
handeoge
Kitapkurdu
Yaklaşan bir depremin gölgesinde, işçi sınıfından bir ailenin son gününü anlatıyor. Yoksulluk, aile ilişkileri ve gelecek kaygısını sade ama çarpıcı bir dille ele alıyor.
eyylull
Kitap, işçi sınıfından bir ailenin ekonomik sıkıntıları, aile içindeki kırgınlıkları, gelecek kaygıları ve günlük telaşları üzerinden ilerliyor. İlk bölümlerde oldukça yavaş bir anlatımı var. Fakat kitabı bitirdiğimde bu yavaşlığın anlatılanları hissettirebilmek için gerekli olduğunu düşündüm. Çünkü karakterler sıradan hayatlarına devam ederken okur yaklaşmakta olan felaketi biliyor. Deprem, yaşadığımız ve yeniden yaşanmasından en çok korktuğumuz gerçeklerden biri. Kitap da yalnızca depremin kendisini değil; öncesindeki sıradan hayatı, enkaz altındaki çaresizliği ve sonrasında geride kalanları düşündürüyor. Bana bir kez daha şunu hatırlattı: Bazen bugün dert ettiğimiz küçücük şeyler, yarın geri dönmek için her şeyimizi vereceğimiz o “sıradan” hayatın bir parçası olabilir. Kısa olmasına rağmen etkisi kolay geçmeyecek kitaplardan biri oldu benim için. Yavaş ilerleyen, atmosferi ağır ve düşündüren kitapları seviyorsanız tavsiye ederim.
Ahmet çınarlıdere
Kitapkurdu
bu kısa romanda edebiyatçılık işi sezdim, öyleki hiçbir meselenin cılkını çıkarmadan olması gerektiği gibi anlatmış, acı pornogrofisiyle yazılmamış novella anlattığı bütün meseleye tarafsız bir gözle bakıp karakterler arası fikir alışverişi anlaşmazlıkları okurun empatisine teslim etmiştir. kesinlikle tavisye ederim.