10Yorum
KY-473072
23.09.2017
İslam söz konusu olduğunda İslamcı, Batı'nın iyi değerleri ve kurumları söz konusu olduğunda Batıcı, iktidar ve güç odaklarına yanaşmamış, doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen, Türkiye sevdalısı bir kalem olan Nihat Genç'ten nitelikli hikayeler var bu kitapta.
aliihsancalip
Kitapkurdu
22.11.2013
Nihat Genç.... bu yazarı keşke sağlığında değerlendirebilsek... ya süper bir kalem ve düşünce ustası... bence dünya çapında bir kalem
daımos
09.01.2013
nihat gencin en karışık ama en iyi kitabıdır bence. felsefeye daha yakın olması çoğu kişi için zorlayıcı olabilir ama yazarın iç dünyasını anlamak için ilk okunması gereken kitabıdır
ktpklk_11
Kitapkurdu
21.04.2012
Özelde bu kitapla genelde de yazar kişiliğiyle herkesin okuması gereken bir yazar. Bir şeyler öğrenmek ve size bir şey katsın diye değil; atalarımızın, tarihin ve insanlığın bize kattıklarını kaybetmemek için. Modern hayatın boğucu ve iki yüzlü havasından kurtulmak için kutsal kitaba sarılır gibi arayacağınız bir yazar. Özellikle hikayeleri ve romanlarını okuyun okutun...
YUF
30.06.2011
nihat genç'in hikaye tadında romanı. annesi konsomatris, varoş oğlu bir varoşun yaşamını anlatır. bir insan evladının büyüdüğü ortamdan nasıl etkilendiğini, kişiliğini nasıl değiştirdiğini ve bunun topluma nasıl mal olduğunu güzel bir şekilde gözler önüne serer.
Dezenfekte
01.09.2010
Dün korkusu, kitaptaki karaktere benzer hayat hikâyesine sahip insanlar açısından okuması oldukça güç, duygu yüklü, nostaljik ve Nihat Genç'in en büyük eseri, hatta Türk romancılığının en başarılı yapıtlarından birisidir. Okunması zaman zaman güçleşiyor, bu yüzden çok sıkı bir konsantre ile elinize almanız gerekiyor kitabı. Dün korkusu; itilip kakılmışlığın, dışlanmışlığın, aşağılanmışlığın, çaresizliğin tarihi. Nihat Genç'i televizyon konuşmaları ve siyasi yazılarından tanıyanların özellikle okumasında fayda var.
Meltem Bostancı
01.09.2008
yazarın yaşamından kesitler tecrübeler mutluluklar hüzünler en dogal hali kitabında soluk bulmuştur.
KY-398330
03.02.2008
adamin biri yolda sahipsiz bir koyun bulur.sahiplenir.alir eve getirir.sonra karisina "dur ben bir hocaya sorayim.bu koyunun asil sahibi kim?"der.
gider hocaya koyunun asil sahibinin kim oldugunu sorar.hoca elindeki kitabi acar acmaz"koyun hocaya kalacakmis" der.adam koyunu hocaya birakir eve koyunsuz doner.
karisi koyunu hocaya kaptiran kocasina cok sinirlenir."a bey sorsaydin o hocaya,koyun onun olacakta kafasi ile bacagi kimin olacak diye."
adam gider hocaya "hocam der.koyun seninde kafasi ile bacagi kimin der.sen su kitaba bir daha bak der."
hoca kitabi uzun uzun karistirir.sonra adama donerek bak burda o da yaziyor der:
"KAFA İLE BACAK,ONLARDA HOCAYA KALACAK"
hermit
13.11.2006
Kitabın kapağında "roman" yazıyor. Fakat bence romandan ziyade "anlatı". Açıkçası beni hiç sarmadı. Kelimelerle oynayış tarzı ilginç. Yine de beni etkilemedi. Merak ettim, okudum.. Sormak istiyorum acaba Nihat Genç'in diğer kitapları da bu tarzda mı? Çünkü bir kitabını okuyup da yazar hakkında peşin hüküm vermek istemiyorum. Eğer bu tarzsa okumak istemem, ama değilse, farklı tarzda kitapları varsa mutlaka okurum. Bu arada kitabın kapağına bayıldım, tasarlayana helal olsun.
KY-1044515
KY-1044515 16 Mart 2011
bende bu kitabını okuduktan sonra ''kompile hikayeler'' okudum farklılık gelmedi ama yazarı tanımanızada baglı tartışma programlarını izlediyseniz az çok belli ediyor nasıl kitap yazdıgını bence tabi diger kitaplarını da okumak lazım iki kitapla kısıtlamamak lazım... <br />iyi ki kitaplar var..
cedere
18.08.2006
Nihat Genç yaşamının bir bölümünü bizlerle paylaşıyor. Bunu özgün bir tarzda yapıyor. Kitabı okurken altını çizdiğim bir kaç cümle:

-Yaşadığım bütün geceler uykuyla uyanıklık arası, bu boşluğuma beklenmedik her anda kütükler düştü. Büyük bir ağaç kütüğü kayalıklardan düşer gibi böbreklerimin üstüne iniyordu. Bütün psikoloji kitaplarında bu kütüğü aradım, bulamadım.
-Yalan söylemeden büyümeyi başarabilecek miyim? İnsanlar çoğaldıkça, kalabalıklar, kitaplar, düşünceler, olaylar karmaşıklaşınca ne yapacağım?
-Türkçe Dersi. "Çay koyayım abi!" diyorum, kime koyuyorsun, "çay vereyim abi!" ne zamandan beri veriyorsun, "çay alır mısın abi!" diyorum, doğru konuş lan deyip, ırzına geçilmemiş tek bir kelime bırakmıyorlar. İnsan ağzından çıkan her kelimenin bir de eşcinsel, orospu bir tarafı vardı, her kelimeyi burnundan, poposundan çekip büzerek en iğrenç pozları verdirmek mümkündü ve ben acemiydim.