Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans Eder
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans Eder

Kitapyurdu Fiyatı: 213,95TL

Ürüne Git
6Yorum
Özgür Ruh
Kaşif
Bazı kitaplar felaketi anlatır, bazıları ise felaketin insanın içinde bıraktığı sessiz çatlakları. Haruki Murakami’nin Tanrı’nın Bütün Çocukları Dans Eder adlı eseri, 1995 Kobe Depremi’nin ardından şekillenen altı öyküden oluşuyor. Ancak deprem burada yalnızca fiziksel bir yıkım değil; yalnızlığın, ayrılığın, korkunun ve anlam arayışının simgesine dönüşüyor. Murakami, sıradan hayatların altında saklanan kırılganlıkları sade fakat tekinsiz bir dille açığa çıkarıyor. Karakterler deprem bölgesinde yaşamasa bile felaketin ruhsal sarsıntısını taşıyor. Bir ateş, boş bir kutu, bir kurbağa ya da buzdolabında ölme korkusu, bastırılmış duyguların sembolü hâline geliyor. Kitap bittiğinde akılda olaylardan çok bıraktığı his kalıyor: İnsan bazen içindeki yıkımı, şehirler yeniden kurulsa bile onaramıyor. Sessiz, hüzünlü ve sarsıcı bir Murakami kitabı.
digidigiece
Kaşif
Hepsi birbirinden güzel öyküler. Murakami gerçekten bir anlatı ustası, insanı en doğal haliyle anlatmakta büyük bir hüner.
KARA-ÜÇ
Hezarfen
Öykülerde Psikolojik tahliller ön planda
emreaykanat
Kitapkurdu
Birbirinden farklı ama birbirinin aynı dertleri işleyen hikayelerle dolu bir Murakami eseri daha. İyi okumalar.
Nymphaea Aurora
Üstat
Gerçek ve hayal arasında geçen kısa ama etkileyici öykülerden oluşan yine harika bir Murakami kitabı.
hsabah
Üstat
1995 yılı Kobe depremi sonrasında yazılan öykülerde depremin sarsıntısı değil sonrasında yaşatmış olduğu atmosfer, ruhsal boşluk, duygusal artçılar ; gerçek hayatla hayal arasında gidip gelen karakterler ile öyle güçlü bir his bırakıyor ki Murakami inanılmaz. Altı öykü, ana eksende deprem, kayıplar , ailevi boşluklar , yaşanılan veya yaşanamayan şeyler,isyanın getirdiği veya seçilememişliğin yalnızlığı , bağ kurmakta zorlananların anlatısı eseri merak edilir kılıyor ve kolay okunması ile Murakami hazzına kavuşuyor okur Kırılma nerde başlıyor ve nerede bitiyor. Depremin getirdiği kırılma değil bu ruhsal kırılmaların hayattan rol çalmaya izin vermediği hayatların öyküsü Murakaminin okura sunduğu. Her daim Murakami anlatılarında olan absürtün zirveleri öykülerinde de kendine yer bulmakla kalmamış :) bazı bölümleri ele geçirmiş gibi geldi . Sessizliğin ve yalnızlığın getirdiği o içsel boşluğu her öyküde farklı tonlarda hissetmek mümkün . selametle