17 Haziran
17 Haziran

Kitapyurdu Fiyatı: 216,00TL

Ürüne Git
69Yorum
İyi ki kitaplar var :)
Üstat
"Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk Hiçbir yere gitmiyor." diyor ya Edip Cansever, işte tam da öyle bir öykü... Kitap, insanı öyle bir yerinden yakalıyor ki, çocuklukta yaşanılan bir anın, söylenilen bir sözün insan ruhunda, derinlerde bir yerde nasıl da yara, alıp kabuk bağlayıp, bir gün ansızın bir tetikleyici ile gün yüzüne çıkabileceğini en derinden hissettiriyor. Okurken kendi çocukluğunuzdan izlere rastlayabileceğiniz, önemsiz gibi görünen kısacık anların ağırlığını hala taşıdığınız gerçeği ile yüzleşebileceğiniz derin bir psikolojik roman... Dili oldukça sade, süslü cümlelerden ziyade ruha işleyen, duygu yoğunluğu yaşatan, hüzünlü bir sürükleyiciliği var. Kendi yaralarınızla yüzleşmeye hazırlanmanızı öneririm... Keyifli okumalar dilerim.
Gülbeyaz Bozkurt K
Üstat
17 Haziran, geçmişin insanın peşini hiç beklemediği bir anda yakalayabileceğini anlatan, merak duygusunu son sayfaya kadar diri tutan etkileyici bir roman. Vidar’ın yıllar önce yaşanan bir olayın izlerini sürerken kendi çocukluğuna ve ailesinin sakladığı gerçeklere doğru ilerlemesi, hikâyeyi yalnızca bir gizem romanı olmaktan çıkarıyor. Geçmişle bugün arasındaki geçişler oldukça başarılı; parçalar yavaş yavaş birleşirken insanın zihninde sürekli “O gün gerçekten ne oldu?” sorusu dönüp duruyor. Alex Schulman’ın anlatımında beni en çok etkileyen şey, büyük olaylardan ziyade küçük anların ve çocuklukta yaşananların insan üzerinde bıraktığı izleri hissettirmesi oldu. Kitap ilerledikçe meraktan çok, karakterlerin taşıdığı duygusal yükü anlamaya başlıyorsunuz. Sessizce ilerleyen ama gittikçe ağırlaşan, aile sırları ve çocukluk travmaları üzerine düşündüren bir roman. Finaline geldiğimde bazı şeyleri yeniden değerlendirme isteği uyandırdı.
Zehra filiz
Üstat
ben çok beğendim ilgiyle ve heyecanla merak ederek okudum
baloncuklugazoz
Kitapkurdu
Sonu biraz hayal kırıklığıydı ama sürükleyiciydi. Yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı.
E.a.41
Kitapkurdu
Çocukluk hiçbir yere gitmez. Geçti, unuttum zannedersin ama ne geçer ne de unutulur. Sessizce açığa çıkacağı anı bekler... Oldukça güzel ve akıcı bir kitaptı. Bir bölüm daha derken baya okuyorsunuz elinize aldığınızda. Bir puanı bence açık bıraktığı bir noktadan kırdım. Spoiler olmaması için yazmıyorum.
ibrahim yalavaç
Kitapkurdu
Çocukluğu ile yüzleşmek istemeyen, eksik kalanları tamamlamak istemeyen var mıdır ? Bence yoktur. Vidar takıntılı, belki de hastalık derecesinde takıntılı olarak geçmişindeki bir güne odaklanıyor. Adeta karmaşık bir polisiye olayı ilmek ilmek çözüyor. Bir kere okuduktan sonra bir daha okumak isteyebilirsiniz.
fasl-ı_1_gül
Kaşif
40 küsur yaşlarındaki Vidar'ın eski kolileri karıştırırken kendini çocukluk anılarıyla yüzleşmeye iten bir telefon numarası bulmasıyla başlıyor her şey. Ustaca kurgulanan hikaye 17 Haziran 1986'da acaba ne oldu diye diye sizi sona götürüyor. Anne baba tavır ve davranışlarının, çocuklarına yaklaşımlarının, ağzından çıkan her sözün ve çocuğuyla yaptığı/yapmadığı her temasın bir çocukta nasıl travmalar oluşturabileceği üzerine özellikle ebeveynleri düşündürecek bir kitap.
Korhan Köse
Bilge
Yazarla tanışma kitabım oldu ve kesinlikle son olmayacak. Küçükken yaşadığımız belki hatırlamadığımız bir olayın bugünü nasıl etkilediğini çok güzel işlemiş Vidar’ın hayatı.
Hatice Ökmener
Kitapkurdu
Bir oturuşta bitirdiğim ve çok etkilendiğim bir kitap. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
ehlif
Kaşif
17 Haziran, sade ve akıcı anlatımıyla kolay okunan, okurken insanı düşünmeye sevk eden bir kitap. Olayların ilerleyişi ve karakterlerin yaşadıkları, merak duygusunu canlı tutuyor. Çocuklukta yaşadıklarımız aslında bütün hayatımızı etkiliyor. Burada da romanın kahramanı Vidar, bir okulda öğretmen olarak çalışmaktadır. Okulda öğrenciler arasında yaşanan bir kavgayı ayırırken, kavga eden bir öğrencinin söylediği sözle tetiklenerek bilincini yitirir. Kendine geldiğinde ne yaptığını hatırlamamaktadır ve birden tetiklendiği günde bulur kendini; yani 17 Haziran 1986’da. Eski yazlıklarının telefonunu arar ve telefona babası karşılık verir. O günden sonra bir sene boyunca aynı telefonu arar. Bir yerde boşluk vardır ama travma yaşadığı kesiti hatırlamakta zorlanır. Ablasından yardım isteyerek olayları çözüme kavuşturur. O gün yaşadığı olay, şimdi onun bütün hayatını altüst eder. Sarsıcıydı bence.
emine.zeynep
Üstat
7 Haziran romanı, okuldaki bir olay nedeniyle açığa alınan öğretmen Vidar’ın, eski koliler arasında bulduğu çocukluk evinin numarasını aramasıyla başlayan ve hattın ucunda ölmüş babasının sesini bulmasıyla şekillenen sıra dışı bir yüzleşme hikayesidir. Yazar, çocukluk benliğimizle konuşabilme ihtimalinin heyecanını psikolojik bir labirente dönüştürürken, zaman algısını yıkan özgün kurgusu sayesinde hafızanın kusurlarını ve ebeveyn yaralarını müthiş bir akıcılıkla yüzümüze vuruyor; edebi dolambaçlara girmeden doğrudan insanı kalbinden yakalayan, hüzünlü ve çarpıcı bir hesaplaşma sunuyor.
Cansu Özmen
Üstat
Vidar’ın eline geçen eski bir yazlık ev numarasıyla geçmişin aynı gününe (17 Haziran 1986'ya) defalarca hapsolması, zekice kurgulanmış büyüleyici bir zaman labirenti. Her aramada çocukluğunun seslerine ulaşmaya çalışırken bir yandan da hafızanın ve aile sırlarımızın insanı nasıl köşeye sıkıştırdığını çok sert hissettiriyor. İnsanın geçmişteki o tek bir günde takılıp kalma ihtimalini, suçluluk ve aidiyet duygusuyla harmanlayarak zihne kazıyan etkileyici bir roman…
Kave.
Kitapkurdu
psikolojik bir kitap. insanın bir yerde bir günde takılıp kalabilme ihtimali beni ürküttü. çok sevdim kitabın zekice kurgulanma şeklini. çok kolay okunan bol konuşma cümlesi içeren hafif bir anlatımı kitabın okumasın çok rahatlatıyor.
zsd88
Kitapkurdu
beğendim dili sade akıcı güzel bir kitaptı sonu da tatmin ediciydi..
Merve Avcı
Kitapkurdu
Kitabı genel olarak beğendim. Anlatımı, konu işleyişi güzeldi. Akıcı bir şekilde ilerledi, kısa sürede bitirdim. Ama sonu daha farklı, daha güzel olabilirdi. Gidişat çok güzeldi fakat sonunu çok beğenemedim.
Kübra lök
Üstat
Kendi düşünsenize.Okurken bile tüylerim diken diken oldu benim.Her aradığında ailenin yılın aynı gününü yaşadığını fark ediyor: 17 Haziran 1986. Ve bugünün bir anlamı olduğunu, bir sır taşıdığını, önemli bir olay yaşanmış olduğunu keşfediyor fakat bu gizemi çözmek tam bir yılına mal oluyor, tabii bir de akıl sağlığına.Polisiye sevenler için tabsiye niteliğinde
_ay__se
Bilge
Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Çok severek okudum. Yazar rastlantı sonucu çocukluğuna ait evin telefon numarasını bulur. Aradığında karşısında çocukluğunu, annesini, babasını … bulur. Ama tarih hep aynıdır.
hüveyda tulay
Bilge
Yanii pek abartılacak düzeyde bir kitap degil acikcasi
sevgi himmetoğlu
Kitapkurdu
Alex Schulman’ın hafızanın labirentlerinde gezinen sarsıcı kalemiyle şekillenen 17 Haziran, bir ailenin kırılma noktasını ve o tek bir güne sıkışan trajediyi zamanı geri saran ustalıklı bir kurguyla aktarıyor. Yazar, geriye doğru akan anlatısıyla travmanın sadece bir sonuç değil, yıllara yayılan sessiz bir birikim olduğunu gösterirken; saklanan sırların, konuşulmayan kırgınlıkların ve çocukluk yarasının bir insanı nasıl biçimlendirdiğini nefes kesen bir gerilimle işliyor. Atmosferik anlatımı ve psikolojik derinliğiyle okuru kendi geçmişinin üzerini örttüğü anlarla yüzleştiren bu etkileyici roman, kederi ve kaçınılmaz vedayı kabullenmenin ne denli ağır ama bir o kadar da insani bir süreç olduğunu hissettiren unutulmaz bir başyapıt niteliği taşıyor.
cemile dereli
Kaşif
kitap aslında bir kişisel gelisim kitabı yazarın dili cok akıcı harikaydı