Sığırlar ve İnsanlar
Sığırlar ve İnsanlar

Kitapyurdu Fiyatı: 143,00TL

Ürüne Git
6Yorum
meliha çoşkun
Üstat
Sığırlar ve İnsanlar kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren kitaplardan biri. Ana Paula Maianın dili oldukça sert ve karanlık ama bir yandan da insanı sürekli düşünmeye itiyor. Mezbaha gibi rahatsız edici bir ortam üzerinden insanın şiddete alışmasını vicdanını ve hayvanlarla arasındaki sınırı sorgulatması bence kitabın en güzel tarafı. Hikayenin nereye gideceğini tam olarak kestirememek de okurken ayrı bir merak oluşturuyor. Çok uzun bir kitap olmadığı için hızlı okunuyor ama bitirdikten sonra üzerinde biraz düşündürüyor. Karanlık farklı ve biraz da rahatsız edici hikâyeleri seviyorsanız kesinlikle şans verilebilir.
Canan Gengönül
Kaşif
keşke beşten fazla yıldız olsa.. 2026 da okuduğum en en sert okumalardan ilk 3 de yer alacak kendisi.. çok çok iyi bir kitap şiddetle tavsiye ediyorum ekibi kutlarım
İzzet Can Bezircioğlu
Kaşif
Sığırlar ve İnsanlar, ilk bakışta bir mezbahanın gündelik işleyişini anlatıyor gibi görünse de asıl olarak insanın şiddete ve ölüme alışma biçimini sorguluyor. İşçilerin her gün aynı şiddet döngüsünün içinde çalışması, bir süre sonra okurun gözünde de sıradanlaşıyor. Maia tam bu noktada, şiddete alışmanın nasıl bir şey olduğunu okura hissettiriyor. Ana karakter Edgar Wilson ise ahlaki açıdan gri bir karakter. Hayvanların acı çekmemesi için çabalarken onları öldürmeye devam etmesi, merhamet ile şiddetin aynı düzende nasıl yan yana durabildiğini gösteriyor. Böylece mezbaha, vicdanın yeniden biçimlendirildiği bir toplum modeline dönüşüyor. Sığırların açıklanamayan ölümleri düzeni sarsarken belirsizlik büyüyor. Roman, okura ne düşünmesi gerektiğini söylemiyor; yalnızca mezbahayı, hayvanları, kanı ve insanları aynı çerçevenin içine yerleştiriyor. Sonunda geriye tek bir soru kalıyor: Şiddetin kendisinden mi korkmalıyız, yoksa ona alıştığımızda neye dönüşeceğimizden mi?
Kitap Sayfaları
Kaşif
yayinevinden çıkan kitaplari begenerek okuyorum bazi kitaplarin filmleri de yapılmış
Ayşegül Sesli
Kitapkurdu
Vahşetin kendisinden daha korkunç bir şey varsa, o da onun normalleşmesidir. Ana Paula Maia, Sığırlar ve İnsanlar’da tam olarak bunu anlatıyor. Romanın tekinsiz atmosferinde kan, ölüm ve kıyım sanki gündelik hayatın olağan bir parçasıymış gibi büyük bir sakinlikle aktarılıyor. Asıl sarsıcı olan da bu duyarsızlık hissi. Okurken sürekli “Kim yaşamayı hak ediyor, can dediğimiz şey nedir?” sorularıyla baş başa kalıyorsunuz. Edgar Wilson özünde vicdanını korumaya çalışan iyi bir adam. Ancak şiddet üzerine kurulu sistem, onun temiz kalmasına izin vermiyor. Bu vicdan sıkışması, çürümenin ortasında insan kalma çabasına dönüşüyor. Zamanla insanla hayvan arasındaki sınırlar silikleşiyor; hatta varoluşa en güçlü itirazı insanlar değil, hayvanlar yapıyor. Distopik ve rahatsız edici atmosferiyle Brezilya edebiyatından yükselen bu güçlü ses, uzun süre zihninizden çıkmıyor. Üzerine konuşulmayı fazlasıyla hak eden bir roman.
P. Argun
Kaşif
Her zaman söylerim: Yeryüzünün en vahşi canlısı insandır; Maia bu gerçeği bir kez daha tescilledi. #SığırlarVeİnsanlar , modern insanın etik vicdanındaki karanlık yansımaları gözler önüne seren sarsıcı bir tablodur. Edgar Wilson, sıradan bir mezbaha işçisi olmanın ötesinde, modern insanın bastırılmış suçluluk duygusunun vücut bulmuş halidir. Wilson’ın kestiği hayvanların alnına haç çizmesi, basit bir iş rutini değil; derin bir kutsanma arayışı ve vicdan rahatlatma çabasıdır. Bu karanlık tablonun diğer tarafında ise sığırların yaşadığı tarifsiz dehşet yer alır. Hayvanların kendilerini duvardan duvara vurması ya da uçurumlardan atması, maruz kaldıkları akıl almaz zulüm karşısında çıldırdıklarının göstergesidir.Yazar, modern insanın doğa karşısındaki körlüğünü ve doymak bilmez yıkıcılığını ustalıkla gözler önüne serer. İnsan kendi elleriyle yaşamı yavaş yavaş tüketirken, doğa er ya da geç kendi adaletini sağlamanın bir yolunu bulur.