15Yorum
Erdal Çetin
Yazarı Tolstoy ise fazla söze gerek yok. Kar fırtınası hikayesi mükemmeldi.
legolas1453
Kitapkurdu
Tolstoy diyip geçiyorum. Tolstoy'un bütün kitaplarını aldım siz de alın ve okuyun :)
pienha
Büyük üstattan yine büyük bir eser.Kitap müthiş bir zevk veriyor,keyfinize keyif katıyor.
hakanoksuz
Kitap Tolstoy'un üç hikayesinden oluşuyor. Kitaba ismini veren Efendi ile Uşağı, Tipi ve Polikuşka.
Polikuşka'nın tek hikaye olarak basımı var ama çeviren kişi Mehmet Özgül olduğu için toplu olması bir avantaj.
Tipi Tolstoy'un yalın hikayelerinden biri ama diğer iki hikayenin arasında biraz sönük kalmış. Polikuşka güçlü bir olay örgüsü ve kitaba ismini veren kahraman tiplemesi ile Tolstoy'un güçlü hikayelerinden biri...
Kitaba ismini veren Efendi ile Uşağı isimli hikaye ise Tolstoy'un kısa hikayeleri içindeki en iyisi denebilir. Hatta kiatabın son sözünde eleştirmen tarafından Tolstoy'u en iyi anlatan eser olarak belirtilse de diğer büyük yapıtları düşünüldüğünde bu yoruma çok katılmamakla birlikte çok güçlü bir eser olduğunu söylemek lazım. Efendi ile Uşaklığın nerede başlayıp nerede bittiği, mutluluk ve yaşamın sıfatlarda gizli olmadığı ve bazen sıradan denen yaşamların ne büyük anlamlar barındırdığını fark ettirmeden anlatan etkileyici bir hikaye. Tavsiye ederim.
nurlanaskerli
Kitabi aldigim zaman soguk bir geceydi ve kar yagiyordu.efendi ile usagi isimli hikayeyi de o gece okudum.ve hakiketen super bir hikayeydi
gurkannn7786
Gözünü para hırsı bürümüş, rüyalarında düşlerinde daha fazla nasıl kazanacağını düşünen bir efendi ile hayattan hiçbir beklentisi olmayan, kendisine yapılan haksızlıkları farketse bile ne şikayetçi olan ne de üzülen, kendi yaşamının iplerini bırakalı çok olmuş bir uşağın hikayesi anlatılmaktadır.<br />
mustafatnc
Bir zamanlar bazı arkadaşlarımla okuma grubu kurmuştuk. O zamanlar modaydı. Ah o eski günler. İlk okuduğumuz kitaptı. yüksek sesle okur diğerleri onu dinlerdi. Güzel günlerdi. Güzel kitaptı. Parça parça okusam da:)
LATIF77
Efendi ile Uşağı, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ve kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt.
reçelçe
Çok yalın bir dille anlatılmış herkesin sıkılmadan okuyabileceği bir Tolstoy klasiğidir.
muhammedmustafa
efendinin mal hırsı ile uşağın kanaatı arasındaki farkları ve sonucları akıcı bir dille okuyucuya sunulmuştur...senelerce o at arabasında karların içinde karanlıkta yolculuk yaptım ben...hafızamdan çıkmadı...mükemmel ötesi
jeanvaljean
hani hep söylenir ya kitap insanı anlattığı olayların içine sokmalı diye..tolstoyun bu kitabu gerçekten insanı içine doğru çekiyo..özellikle efendi ve uşağın kış gecesi çıktıkları bir yolculuk var bu kitapta..bu kısımda kendinizi hikayenin içinde hissediyosunuz<br />
yosaym
Nasıl olur da bu kadar güzel anlatılır yaşananlar derinlikleriyle? Öldürücü soğuklar , yağan ve durmak bilmeyen kar , uçsuz bucaksız kar çölleri ve insanların ölümle yaşam arasındaki sınırsız düşünce dizileri ... İşte Tolstoy'un yaptığı bu sıralananları kelimelere dökmek ve bizi sarsmak . Tek kelimeyle ENFES !! Alın ve okuyun ve de ununtmayın!
yusufbinici
Kitapkurdu
tolstoy insan üzerine gerçekten çok güzel hikayeler yazmış arkadaşlar. gerçekten bir insanın mal mülk hırsı kendi hayatından daha önemli bir hale gelmişse o insan bitmiş bir insandır, kendinden çok efendisini düşünen ve karlar altında efendisini ısıtmaya çalışan bir uşakta fedakarlığın büyüğünü yapmıştır. çok güzel bir kitap okumanızı dilerim.
dryakup
Tolstoy’un hikâyelerinin bu ilk cildinde, yazarın farklı dönemlerinde kaleme aldığı üç önemli hikâyesini okuyacaksınız.

Hikâyelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861’de yazılmış olan Polikuşka’nın temelinde Tolstoy’un Brüksel’deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor.

Efendi ile Uşağı (1895) ise, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ve kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt. Bu üç hikâye, Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı çeviri ve Richard Gustafson’un Efendi ile Uşağı hakkındaki güçlü incelemesiyle sunuluyor.
rmujdat01
Hikâyelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861’de yazılmış olan Polikuşka'nın temelinde Tolstoy'un Brüksel'deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor. Efendi ile Uşağı (1895) ise, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ve kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt. Bu üç hikâyeyi, Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı çeviri ve Richard Gustafson’un Efendi ile Uşağı hakkındaki güçlü incelemesiyle sunuyoruz.<br /><br /><br /><br />