Din ve Devlet İlişkileri/Teokrasi ve Laiklik (cep boy)
Din ve Devlet İlişkileri/Teokrasi ve Laiklik (cep boy)
19Yorum
ferhatolmez
Kitapkurdu
11.08.2023
Önemli noktalara değinilen özet kitapçığı denebilir. Daha kapsamlı bir eser olsa daha iyi olurdu.
srkytgb
11.06.2019
Laikliğin ne kadar yanlış anlaşıldığını gösteriyor kitap. Laikliğin İslam karşıtı değil İslam yandaşı bir terim olduğunu ortaya koyuyor. İki karşıt görüş için de güzel bir ders niteliğinde.
aslanhatun
Kitapkurdu
07.01.2019
Laiklik ve İslam'ın bu konudaki yerini merak edenler için harika bir kaynak kitap diye düşünüyorum. Ayrıca hukuk, adalet, siyaset gibi kavramların devlet yönetimindeki rolü; işin ehline verilmesi ilkesinin önemi gerek ayetlerin gerekse aklın rehberliğinde ele alınmıştır.
KY-1171573
02.06.2016
Bu mevzuya giriş niteliği taşıyan bir eser.
ato465
Üstat
28.05.2016
Kur’an’ın, laikliği sadece hoş gören değil, isteyen bir kitap olduğunu Kur’ansal verilerle orta-ya koyan bir eser.
başkentlim
24.05.2016
konuyu gayet kısa ve öz anlatmış laf kalabalığı yapmamış. güzel bir çalışma olmuş. bazı soru işaretlerine cevap niteliği taşıyor.
Mevan0421
04.03.2016
Din ve Devlet ilişkileri üzerine kısa, anlaşılır ve net bir mesaj içeren kitap. Okuyabilirsiniz.
KY-721916
22.09.2015
Laiklikle ilgili yanlış ezberletilen şeyleri değerlendirerek yorumlamanızız sağlayacak.
balilias
07.09.2014
Genel olarak basit bir kitap fakat laiklik hakkında türkiyemizdeki her kesim tarafındanyanlış anlaşıldığını kanıtlayan bir kitap. Devletin laik olması gerektiğinin yanında bireyinde laik olmak zorunda olması gerekmediğinin kanıtıdır. Fakat laik kavramını hristiyan dünyasındaki çıkışı ile direk islamla ilişkilendirilmesi kabul edilmez. Çünki islamın devlet yapısı ile hristiyanlığın laikliği doğuran yönetim anlayışı ile yakından uzaktan alakası yoktur. Yinede küçük ama faydalı bir kitap.
Yusuf Çavdar
Kitapkurdu
05.02.2014
İsme bakarak aldığım bir kitap ama yazar pek de İslam-Laiklik kavramlarını karşılaştırmamış. İslamda laiklik var mıdır yok mudur? sorusunun kesin bir cevabı yok. Söz dolandırılıp durmuş.
KY-1453573
01.11.2013
Abdulaziz hoca'nın her eseri gibi bu kitapta kısa ve öz niteliğinde akıcı ve güzel tavsiye ederim
abdulla24
28.02.2013
14 Din ve devlet ilişkileri
Devlet bir kurumdur. Kurumların dini olmaz, insanların dini olur. Devlet namaz
kılmaz, oruç tutmaz ve ahiretle ilgili bir endişe taşımaz. Devlet gibi diğer kurum ve
kuruluşların da dini olmaz. Devleti veya bir kurumu idare edenler,
kendi inançlarını idarelerine yansıtırlar. Bu tabii bir durumdur. Müslümanların hakim
olduğu devlete islam devleti, hırıstiyanların hakim olduğu devlete de
hırıstiyan devleti denmesi bundandır. Tabii olmayan, idarecilerin halkı kendileri gibi
inanmaya zorlamalarıdır. İşte din devleti veya ideolojik devlet böyle doğar. Bir
inancı zorla değiştirmek mümkün olmadığından böyle yerlerde iç çekişmelerin,
baskı ve zulümlerin sonu gelmez. 2. Dinin özü imandır. İmanın temeli de
kalp ile tasdiktir. Kalp insanın iç dünyasındadır. İnsan burada alabildiğine hürdür.
Hiçbir inanç, insana zorla kabul ettirilemez. En baskıcı rejimler dahi bunu
başaramazlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Dinde zorlama olmaz; artık doğru ile
eğri birbirinden iyice ayrılmıştır. Bundan böyle kim zorbaları tanımaz da Allah'a
inanırsa kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa yapışmış olur. Allah işitendir, bilendir.”
(Bakara 2/256)
Bu sebeple müslümanlar kimseyi müslüman olmaya veya müslüman gibi
davranmaya zorlayamazlar; tam tersine her kese inandığı gibi yaşama imkânı verirler.
Bu böyle olduğu için Müslümanların devleti, din devleti yani teokratik devlet
olamaz1. Onlar, insanları Allah adına değil, kendi adlarına yönetirler. İyi yöneten sevap
kazanır. Kötü yöneten ise onun sorumluluğunu üstlenir. 3. Türkiye'de din deyince İslam anlaşılır.
Bu dinin bir peygamberi, bir de Kitabı vardır. Müslüman olmak isteyen, o
peygamberin gösterdiği ve bu Kitab'ın
1- Teoktik devlet konusu, bu kitabın ikinci bölümünde incelenmiştir.
bildirdiği gibi inanır ve yaşar. Yani Kur'an'a uyar.
Bir de Kur'an'ı kendilerine uyduranlarvardır. Bunlar, hem diledikleri gibi yaşamak
hem de müslüman sayılmak isterler. Onun için kendilerine uymayan ayet
ve hadislerin bir kısmını eski çağlarla ilgili görüp yürürlükten kalkmış sayarlar, bir
kısmını da farklı yorumlarlar. Böylece hayatla dini barıştırmış, dine çağdaş bir
yorum getirmiş oldukların düşünürler. Kur'an'ı kendine uydurmaya çalışmanın
doğru olmadığını onlar da bildiğinden içlerini rahatlatmak için destekçiler ararlar.
Kendilerine yakın gördüklerini öne çıkarır, diğerlerini geri iterler. Devlet adına ya da
bir kurum veya kuruluş adına konuştukları havasını vererek güçlü görünmek isterler.
Bu yanlış bir yoldur. Çünkü din konusunda kim konuşursa konuşsun kendi adına
konuşur.
Din devleti demek doğru olmadığı gibi dinsiz devlet demek de doğru değildir.
Dindarlık veya dinsizlik sadece insanla ilgili bir kavramdır. Bu sebeple hiç kimse,
din konusunda devlete ait bir kurum veya kuruluş adına konuşamaz. Çünkü bu
kurum ve kuruluşar, aynı inanca mensup kişilerin oluşturduğu bir dinî cemaat
değildir. Dinî bir konuda bunlar adına konuşan kişi, kendi inancını o kurum veya
kuruluşlara mensup kişilerin inancı gibi göstermiş olur ki, buna kimsenin hakkı
yoktur.
Din ile ilgili olarak her Müslümanı bağlayan şeyler; Kur'an ayetleri, sahih
hadisler ve icma ile belirlenmiş şeylerdir. İcma, aynı devirde yaşayan İslam bilginlerinin
tamamının dinle ilgili bir konuda görüş birliği sağlamasıdır.
4. Din hürriyetinin teminatı Kur'an'dır.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların
hepsi inanırdı. Öyle iken insanları
inanmaya sen mi zorlayacaksın?”
(Yunus 10/99)
İnsanın dış dünyası da içi gibi hür olmalıdır. İşte gerçek kişiliğe o zaman kavuşur.
5. Devletin vatandaşı ile ilişkisi dinî veya ideolojik boyutta değil, adalet boyutunda
olmalıdır. Devletin temel görevi, adaleti, iç ve dış güvenliği sağlamak,
vatandaşların temel hak ve hürriyetlerine engel olan şeyleri ortadan kaldırmaktır.
Devlet baskısı ile inanmış gözükenler vücuda alınmış mikrop gibi olur, güçlü
hale gelince hastalık yaparlar. İnançlarına baskı yapılmayanlar da
vücuda yapılmış aşı gibi ülkeyi koruma görevini üstlenirler. Osmanlı devletindeki
azınlıkların kendilerini azınlık değil, devletin şerefli bir vatandaşı saymaları çok
önemliydi.Devlet güneş gibi olmalıdır. Güneş nasıl müslüman, hırıstiyan, yahudi, zengin,
fakir ve ırk ayırımı yapmadan herkese aynımesafede ise devlet de vatandaşlarına karşı
hep aynı mesafede durmalıdır.
İste bu kitap islam devletini inkarın ta kendisidir PEYGAMBERİMİZ VEDA HACCINDA İSLAM DEVLETİNİN ŞİARLARINDAN OLAN VE KANUN YÜRÜRLÜĞÜ OLARAK İLK KAYDA VE UYGULAMAYA GEÇİLEN FAİZİN KALDIRILMASI ,İÇKİNİN HARAMLILIĞI FUHUŞUN YASAKLILIĞI VE CEZASINI ALLAH AZZE VE CELLE TARAFINDAN BİLDİRİLMESİ HANGİ SİSTEM TARAFINDAN YAPILIR TABİKİ İSLAM SİSTEMİ . KİŞİNİ HIRİSTİYAN OLUPTA HIRSIZLIĞI YASAKLAYIP HIRDIZIN ELİNİN KESİLMESİNİ KANUNLAŞTIRSA ORASI İSLAM DE3VLETİMİ OLUYORMUŞ VEYA KİŞİNİN KENDİSİNİN NAMAZ KILIP ORUÇ TUTSA O KİŞİ BİR DEVLET YÖNETSE VE O DEVLETTEDE İÇKİ KUMAR FAİZ ALIP BAŞINI GİTSE ORASI NE OLUYOR YOKSA ORASI KİŞİ MÜSLÜMAN OLUNCA İSLAM DEVLETİMİ OLUYOR VEYA ADİL DEVLETMİ OLUYOR TEK KELİME İLE ZIRVALAMIŞ KÜTÜPHANEMDE BULUNMASINDASAKINCALI GÖRÜYORUM TAVSİYE ETMEM
cantemel77
Kitapkurdu
12.02.2013
Çok praik ve akılda kalıcı kısa cümlelerle dolu. Belki de bazı ezeberleri bozar diyebilirim
ebu111111
27.01.2013
yazarın laikliğe bakış açısını biraz garipsedim ama kitapta yararlı bilgiler mevcut
Ahmet Üsame Balci
19.01.2013
Bayındır'ın kitaplarını severek okuyorum, tarafsızlığı seven, objektif bakmayı seven ve her olaya kaynak olarak Kur'an'ı göstermesi de ayrı bir güzellik ve etkileyicilik oluyor.
mericoz
Kitapkurdu
04.12.2012
Hocam çok güzel bir kitap yazmış. Allah razı olsun. Dinden bihaber olan bazı kitleler de hocaya çamur atmışlar ama bu Emevi kafasıyla anca bu kadar konuşabilirler. Açın da laikliğin ve gerçek islamın ne demek olduğunu okuyun, anlayın. Sizin gibi örümcek kafalar yüzünden islam yaşanmaz durumda. Hurafelerle örülü bir durumda. Sizler apaçık İslam, Kur'an ve Atatürk düşmanısınız. Atatürk'ün ilkeleriyle Kur'an birbiriyle bağlantılıdır. O ilkeler tanımı yüce kitabımızda ayrıntılı bir şekilde yazıyor. Siz neyi okudunuz yıllardır anlamak güç!
ilatar
26.10.2011
Tamamen katılıyorum bu görüşe hoşgörü ortamını sağlamak için devletin dininin olmaması gerekir din kişiseldir Allah ile kul arasındadır
asi69reyis
04.08.2011
bayındır farklı pencerelerden bakıyor ...güzel bi eser olmuş
bilalizmir
Kitapkurdu
02.04.2011
Abdülaziz hoca bir sonuca ulaşmamı.Sohbetlerinde söylediklerinin derlendiğ bir kitap diyebilirim.Tavsiye etmiyorum..Selametle..