Tersanede kürek mahkumu olan Jan Valjan’ın, gangsterlikten fakir babalığına giden yaşam öyküsü. Yanlış anlaşılmasın bir biyografi yada kişisel roman değil bu, bir dünya klasiği olma unvanını taşıyan Sefiller. Hasta yatağında son isteği küçük Kozete’sini görmek isteyen bir kadına yardım etmek için küçük kızın yaşadığı şehre giden Madlen Babanın insanlığa olan vefa borcunu ödeme gayreti. İbretlik olaylar dizisi.
Kasabada Piskopos Mösyö Miryel ile karşılaşması sizce tesadüfmü, Jan Valjan gibi bir gangsteri gerçek kimliğine ancak Mösyö Miryel kavuşturabilirdi ki öyle de oldu. Bütün kasaba ahalisi ondan kaçarken o Jan Valjan’a kapısını açtı ve ekmeğini paylaştı, ama Jan Valjan Mösyö Miryel’in gümüş tabaklarını çaldı, belki de çalması kaderi gereğiydi belki de gerçek Madlen Baba olmak için o tabakları çalması gerçekten gerekiyordu…
M Kasabasına Belediye Başkanı olması ve kasabayı refaha kavuşturması, insanların barış içinde yaşaması ve fakirlerin mutluluk içinde hayatlarına devam etmesi. Biraz ütopik geliyor değil mi insana romanın bu bölümleri. Nasıl olurda bir adam bütün kasabayı ve insanları baştan aşağı değiştirebilir üstelik sadece bedenlerini ve yaşam şartlarını değil ruhlarını da…
Jan Valjan, Madlen Baba olduktan sonra kötü geçmişi peşini bıraktı mı peki; tabiî ki hayır Javer isimli polis müfettişi romandaki ifadeyle bir av köpeği gibi Jan Valjan’ı takip etti ve her zaman onu enselemek için uğraştı.
Aslında Sefiller üzerine çok şey yazılıp çizilebilir nitekim geçen yıllarda sinema filmi de yapıldı. Benim Sefiller üzerinde asıl durmak istediğim nokta; Bir insan ne kadar kötü olursa olsun, hangi suça bulaşırsa bulaşsın bu durumun onun insan olduğu sonucunu değiştirmemesi. Çaresiz bir kişinin elinden tutmak belki de o kişiyi suçtan alıkoyacaktır ve o kişinin kirlenmesini ve yanlış yola sapmasını engelleyecektir. Romanda olduğu gibi suça sürüklenmiş ve ceza çekmiş bir kişiye el uzatmak aynı şekilde o kişinin hayatını kurtarabilir ve bu şekilde tekrar suça sürüklenmesini engelleyebilir. Sözün başında da belirttim; Jan Valjan’ın elinden Mösyö Miryel tutmasa idi kasabadaki diğer insanlar gibi ona kapısını kapatsa idi Jan Valjan ne yapabilirdi yada ne yapardı…
Dünya Klasikleri budur işte, aradan yüzyıllar geçse de verdiği mesaj güncelliğini korur ve insanlara yol gösterir.
Arada bir düşünmeden edemem; Bu dünya klasikleri neden birer ilahi metine benzer yoksa onları kaleme alanlarda ilahi bir güç mü vardır, ilahi bir mesaj yeteneğimi. Sonuca ulaşamayınca çokta düşünmem ve aldığım mesaj doğrultusunda yol alırım.
Aziz Mösyö Mirye’e, Küçük Kozete’ye, (Pek hoşlanmasam da) Müfettiş Javer’e, Madlen Baba’ya ama en önemlisi JAN VALJAN’a en derin saygılarımla…