Melheme, en kısa tabiriyle, hem birtakım tabiat olaylarından hareketle gelecekten haber veren sistematiğin hem de bu sistematiğin yazılı olduğu metinlerin ya da eserlerin genel adıdır.
Bu metinlerin çoğu, Osmanlı döneminde yazılıp okunmuş olup günümüzde bunların, kütüphanelerde bol miktarda yazma ve taş baskı şekilleri bulunmaktadır ve sözlü geleneğimizde bu metinlerdeki bilgilerin kalıntılarına hala rastlanılabilmektedir.
İnsanın özellikle geleceğe olan merakı, onun bir yığın fal ve kehanet çeşitlerini ortaya çıkarmasına sebep olmuştur.
Örneklerden de anlaşılacağı üzere bu merak insanın akla hayale gelmeyecek pek çok unsuru fal ve kehanet amacıyla kullanmasını sağlamıştır.
İnsanın geleceği öğrenme adına kullandığı bir diğer yöntem de güneş ve ay tutulması, yeni ay görünmesi, yıldız kayması, şiddetli yağmur veya dolu yağması, rüzgar esmesi, gökkuşağı, şimşek, yıldırım ve deprem gibi birtakım tabiat olaylarıdır.
Bu çalışmada melhemelerin Türk halk kültüründeki yeri tabiat olaylarının yorumlarıyla birlikte verilmektedir.
Kitabın tanıtımında bunlar yazıyor ancak biz biliyoruz ki Peygamberimiz (s.a.v)'in dünyaya teşrif etmeleriyle birlikte göklerin kapıları tamamen cinlere ve şeytanlara kapatılmıştır. ve oradan kovulmuşlardır.
Şimdi ancak kulak misafiri olarak duymaya çalıştıkları ya da duyamadıkları yalan yanlış şeyleri iletiyorlar.
Yani gaybı Allah'tan başka hiç kimse bilemez...