Türkçenin ve dilimizdeki bazı kelimelerin yanlış kullanılmasını ve dilimizi nasıl kullanabileceğimiz konusunda bizi bilgilendiren güzel bir eser. Merakla okuduğum bir kitaptı.
Türk Dili'nin kullanımı konusunda düşülen yanlışlıkların anlatıldığı denemesel bir kitap:Dedim"Ah". Feyza Hepçilingirler'in Türkçe günlüklerini ve bu serinin ilk kitabı olan Türkçe Off'unu okuyanlar bileceklerdir, aslında Hepçilingirler farklı bir şey anlatmıyor. Bu kitabında da var olan yanlış kullanımların üzerine ısrarla gidiyor. Yaşadığımız yüzyılda bir ulus millet olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bu özelliği sorgulanırken, Türkçemizin de yara almaması bence kaçınılmaz görünüyor. İşte bunun mücadelesini veren az sayıdaki "Dilci" den birisi Feyza hepçilingirlerdir. Günlük ortalama 5 saat televizyon izlenen bir ülkede dilini korumanın ne kadar zor olduğunu kestirmek pek güç değil aslında ama yinede bu ve buna benzer kitapların okunması en azından yapılan yanlışlıklar yönünden bilgilendirici olacaktır. Tüm yurttaşlara tavsiyemdir.
"Denemesel bir kitap" ifadesi yanlış bir kullanımdır. "Bunun yerine "deneme kitabı" denmelidir. Dil yanlışlarına dikkat çeken bir kitabı okuduktan sonra Türkçeyi kullanırken daha dikkatli davranmanız beklenirdi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Minder, şilte, divan ve sedir'e "kanepe, koltuk"; dolaba "büfe, konsol, gardrop"; ocağa "şömine" diyenler; zaten olumsuzluğu ifade eden "tepki"yi "olumsuz tepki, olumlu tepki" şeklinde kullananlar; kalana da gidene de "hoşça kal" deyip, "güle güle"yi ağzına bile almayanlar; teşekkür edenlere "önemli değil" diye cevap verenler; "kendine ait (sorunları var.)" gibi bir cümle kurup "(onun) kendi sorunları var." şeklinin doğrusu olduğundan haberdar olmayanlar; insanlar için kullanılmaması gereken "tane" ile "sen sevdiğim insanlardan bir tanesisin" gibi bir cümle kuranlar; "annen herhalde harika bir insandı." demek gerekirken özentiyle "senin harika bir annen olmalı" diyenler; bununla yetinmeyip "hadi biraz dışarı çıkıp hava alalım"ı "neden biraz dışarı çıkıp hava almıyoruz" şeklinde söyleyenler; zaten beklenmeyen şey olan "sürpriz"le "bu güzel sürprizi hiç beklemiyordum" gibi cümleler kuranlar; "Kendine iyi bak, kendimi iyi hissetmiyorum, aklından bile geçirme" gibi çeviri Türkçesiyle konuşanlar; "nitelik" gibi pırıl pırıl Türkçe bir kelime dururken "kalite"yi diline dolayanlar; eskiden eşekler için kullanılan "keyif" kelimesini "zevk" yerine kullananlar; "şaşkınlığa uğramak" yerine "şaşkına uğramak" diyenler; "olduça üzgün" görünenler ve bunun doğrusunun sadece "üzgün olmak" olduğunu bilmeyenler; "şöyle söyleyeyim" diye söze başlayanlar; "biri, kimi" yerine "birisi, kimisi" demekte ısrar edenler; "denilmesi"nin doğru şekli "denmesi"ni kullanmayanlar Feyza Hepçilingirler'in aynı zamanda "Türkçe Off 2" de dediği kitabı Dedim: "Ah" ile Türkçe konusunda epey bir faydalı bilgiye sahip olabilirler.
Feyza Hepçilingirler "Dedim Ah" adlı kitabında Türkçemizin yanlış kullanılmını şiddetle eleştirmiş ve Türkçe'nin yanlış konuşulduğu yerleri tespit edip kitaba örnekler aktarmıştır...
Türkçe'deki bozulmanın özellikle kitle iletişim araçlarından dolayı oldukça yaygın olduğunu söylemektedir... Türkiye'de büyük bir izleyici kitlesi olan televizyonda yapılan konuşma bozukluklarını ve yabancı kelimeleri özellikle gençler ve çocuklar hızla beyinlerine kaydedip günlük hayatta kullanmaktadırlar. Yazar dildeki yozlaşmanın bunlar olduğunu savunmakta ve dile gereken önemin verilmemesinden yakınmaktadır.