Divan Yolu'ndan Pera'ya Selametle
Divan Yolu'ndan Pera'ya Selametle
7Yorum
vonlanthen
Kitapkurdu
16.05.2018
Yeni baskısı YKY'den çıktı merak edenler için. Bende bu baskısı var, tam bir efsane eserdir.
KY-2593038
01.11.2017
Kayahan Hoca'nın farklı tarzının yansıdığı bir eseri de Divan Yolu'ndan Pera'ya selametle. Dolu dolu bir hocanın dolu dolu bir eseri.
Basri Emmi
30.04.2017
Şiirimizin modernleşmesini örneklerle açıklayan kaliteli bir eser olmuş. Doyurucu.
Sanat ve Edebiyat
Kitapkurdu
01.01.2017
Kesinlikle tavsiye ederim. Ön söz dikkatle okunmalı.
samet81
Kitapkurdu
10.08.2016
Türk şiirinin serüvenini tarihsel arka plânıyla birlikte ele alan Kayahan Hocanın tespit ve tahlillerinin derinliği dikkat çekiyor
KY-769920
09.01.2010
Kitabın arka kapağında (yani yukarıdaki yazıda) kitabını gayet iyi özetleyen Kayahan Hoca'nın söylediklerine bir kaç ek yapacak olursak, 1699 da Karlofça ile artık yavaş yavaş batıya yaklaşmaya başlayan Osmanlı'nın kendi içinde yaşadığı kültürel,sosyal değişimlere de değinilmekte ve çarpıcı örneklemelere gidilmektedir. Batıya ilk elçilerin yollanmasından ilk öğrencilerin yollanmasına ve bunların arka planındaki yaşanmışlıkları da Kayahan Hoca akıcı diliyle bize vermiştir. Bu kitap basit bir edebiyat tarihi kitabı olmanın çok ötesinde bir kitaptır. Özellikle tarih kitapları okumaktan zevk alanlara tavsiye olunur...
bir garip orhan veli
Eser, isminin de çağrıştırdığı üzere Klasik şiirden modern/yeni şiire geçiş sürecini -batılılaşmanın/modernleşmenin Tanzimat ile başladığı şeklindeki genel ve ortak kanının aksine- XVIII. asrı milat alarak hazırlanmıştır. Devletin değişimi, insanın değişimi, şairin değişimi ve şiirin/edebiyatın değişimi başlıkları altında bu serüveni ele alan yazar, değişimin ve yenileşmenin izlerini, titiz bir çalışma sonucunda ortaya çıkarıldığı belli olan örneklerle, açıklayıcı dipnotlarla, meselelere getirdiği farklı bakış açılarıyla okuyucuya sunar. Gelenekli şair/şiir ile yeni şair/şiir mukayesesinde edebi özelliği ön plana çıkan eser, devletin ve insanın değişimi bölümlerinde XVIII. asrın bir panoramasını gözler önüne sererek sosyolojik bir mahiyet kazanır. Gerek Yeni Türk Edebiyatıyla gerekse Klasik Türk Edebiyatıyla ilgilenenler için mutlaka edinilmesi gereken bir eser olduğu kanaatindeyim.