Öncelikle kitap bir roman. Bunu bilerek kitabı almanızda fayda görürüm. Kitapta gerçek bilgiler roman tadında anlatılmış. Enver paşanın gözünden olayları görmeyi bu kitapla birlikte deneyebilirsiniz. Kitabın 1935 yılında, yani paşanın şahadetinden 13 yıl sonra yazılmış olması da olayların hala sıcak olduğu o günlere ilişkin bilgilerin gerçek olabileceğini güçlendiriyor. Esasında paşanın hayatı gerçek anlamıyla roman olabilecek bir yaşam.. Ömrünün son 15 yılını o kadar değişik olaylar içerisinde geçirmiş ki, 42 yıllık bu ömrün son 15 yılı birkaç ciltlik bir romanı dolduracak kadar hareketli geçmiş. Bu kitabında hacim olarak zayıf kaldığını, sadece Türkistan anılarının okuyucuda doyum sağlayacağını düşünüyorum. Romanda paşanın çocukluk döneminden, Pangaltıda ki harbiye yıllarına değin bugüne kadar çokta göz önünde bulunamamış dönemlerine de değinilmiş. Elbette ki Trablusgarp ile başlayan fiili mücadelesi ve bugünkü Tacikistan’ın Abı-Derya köyünün Çegan tepesinde Rus mitralyöz kurşunlarıyla son bulan yaşantısı paşanın yaşamında en çok göz önünde bulundurulan dönem olduğu aşikardır. Bu kitapta özellikle paşanın Türkistan mücadelesi ve o günlerde yaşadığı zorluklar detaylı olarak anlatılmış. Aslında Enver paşanın kendi yakınında bulunan 20-25 kadar adamı ile Çegan tepesinde kendilerine baskın veren Rus birliğine karşı taarruza geçmesi, son kurşunlarına kadar çarpışmaları ve kurşunları bitince yalın kılıç düşmana saldırmaları hazin bir öykü olarak tarihte yerini almıştır.
Enver paşa ile ilgili kitaplara meraklı olanlar için değişik bir tecrübe olacağına inanıyor ve okunmasını tavsiye ediyorum.