Dünyanın en iyi best seller - polisiye gerilim yazarlarından biri olan Nelson Demille den, her romanı gibi muhteşem bir roman daha. Yazar henüz ülkemizde yeterince tanınmasa da hayret verici birşeydir ki Altın Kitaplar, çok fazla ticari kaygı duymadan onun romanlarını zamanında çevirip yayınlıyor. Her zaman bir sürü hatasını ve vurdumduymazlığını eleştirdiğim Altın Kitaplar a aslında Nelson Demille konusunda bir teşekkür borçluyum.
Demille, son iki romanında (Son Uçuş ve Vahşi Ateş) biraz daha hızlanan tarzı ile yine her zamanki gibi harika. Yukarı Ülke gibi, yavaş akan 800 sayfalık romanı bile soluksuz okunabilen bu yazarın son iki romanı ise bir kaç gecede bitmeye mahkum.
Öncelikle, bu romanda da kahraman John Corey. Bu kahramanın harika esprileri, Demille i bir çok yazardan farklı kılan bir yeteneğinin sonucu ve çoğu espri Türkçe ye çevrildikten sonra bile oldukça iyi.
Vahşi Ateş, Son Uçuş un gerek karakterlerin yaşamı, gerekse konusu olarak devamı. Son Uçuş un da Aslan ın Oyunu nun devamı olduğu gibi. Aslında bu üçlü sırası ile okunursa, insanın hayatında okumaktan en çok zevk aldığı bir dönem olarak anılarda yer edebilir.
Kitabın ilk sayfalarındaki kumsalda sevişme, bize Son Uçuş u hatırlatan bir diğer öge.
Konu, özellikle romanın ilk 100 sayfasında anlatılanlar ve yazarın önsözünde bu anlatılanların gerçekliğine ilişkin yorumlar insanı oldukça geriyor. Sonra da harika bir Nelson Demille macerası başlıyor.
Demille in Türkiye de yayınlanmış (ve yayınlanmamış) bütün romanları harikadır, kesinlikle tavsiye ederim. Fakat aynı kahramanlarla devam eden bir kaç farklı dizi, kendi içlerindeki sıra ile okunmalıdır.