Cumartesi Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Cumartesi
Bu metni Yeni Roman'ın zıttına koyuyorum ama pek uzağına değil. Butor'nun bir yolculuğu sonsuzca çoğaltma çabasına bağlayabilirim. Trende gidiyor bir adam, nesnelerden bağımsız. Anın biçimlendirdiği zihnine bakış atmak nasıl düşündüğümüzü ortaya koyduğu için biraz korkunç; bir şeyi düşünmekle onu nasıl düşündüğümüzü düşünmek arka arkaya geldiğinde küçük çaplı bir bomba etkisi yaratıyor. Süreçten haberdar olunmadığında her şey olduğu gibi kalıyor, bildiğimiz sınırlarda yaşam sürüp gidiyor ama öbür türlü doğallık bozuluyor, kurguya bodoslamadan dalan yazar hadisesi ortaya çıkıyor. Mevzu bahis metnin esas adamına, Perowne'a bakalım ki aynı durumda anlatıcıya da bakacağız, bazı noktalarda sesleri ayrılsa da çoğunlukla bir.
"Düşünceleri karışık, kıvrımlı bir hal almış, o uzun odanın havasını da, koltuğunun altındaki zemini de kıpırdatan, eğip büken güç onları da etkilemiş. Bu açıdan duygular ışık gibi olmuşlar, dalga gibi, fizik dersinde öyle derlerdi. Burada kalması gerek, ve her zamanki tavrıyla o duyguları bileşenlerine, elementlerine ayırmalı, uzak ve yakın bütün nedenlerini bulmalı; ancak o zaman ne yapacağını, neyin doğru olduğunu bilebilir." (s. 250)
Düşüncelerin karışıklığı, eğilip bükülmesi, mecazlara ve metaforlara gömülmesi, bir şeylere benzetilmesi hemen her yere açılan kapıların varlığını belirtiyor, çağrışımların ucu bucağı olmayacak demek bu. Eh, şimdinin sınırsız uzamında her şeyi sıkıştırabilmek demek bu. Yenicilere benzetme sebebim buydu, zıt kutup olayı bunun bilinçli olarak yapılmasından doğuyor. Anlatıcının farkındalığı çok açık, okur olarak biz de anlatıcının varlığını sezmeye açık oluyoruz. Neden? Ancak bir anlatıcı anlatıyı sıfata boğar, zarflar, mazrufu gösterir, kısacası zihnin işleyişinin ipuçlarını verir. Eh, çoğunlukla Perowne'un zihnindeyiz ama o kadar da değiliz, anlatıcı birader şöyle bir kafasını çıkarıp kendisini gösterir. Perowne'un bilmediğini bildiğinden değil, göremeyeceğini gördüğünden. Yatarken kolunun bacağıyla yaptığı açı, uykuyla uyanıklık arasındayken düşüncenin anormal berraklığı, çok küçük şeyler... Bunun yanında düşüncenin ne zaman çatallandığı, ne zaman tek bir kanalda kaldığı müthiş bir şekilde kurulmuş; misal Perowne ameliyatlara girdiğinde veya mesleğiyle ilgili bir şey düşündüğünde kesinlikle akışa kapılmaz, her şeyi işi olur, hatta anlatı bile tıbbi bir makaleye dönüşür. Çok küçük şeyler metni zenginleştiriyor, McEwan bu anlamda çok hassas bir yazar ve hassaslığı ölçüsünde iyi bir yazar, iyiliğe bu açıdan yaklaşıyorsak.
Hikâye tek bir gün ve koca bir yaşam hakkındadır. Henry Perowne ellilerine gelmiş bir sinir cerrahıdır, evlidir, iki çocuğu vardır, İngiliççe bilmektedir. Çünkü İngilizdir. Bir kayınbabası, bir annesi vardır. Hastaneden arkadaşlarıyla squash oynamayı sever ama artık o kadar da sevmese iyi olur, kalbi alarm verecek hale gelmektedir. Oldukça mantıklı bir insandır, anlatıya bakarak deli bir analitik zekası olduğunu söyleyebiliriz. Duygusaldır ama duyguları da garanticiliğinden nasibini almıştır, belki beklentilerini düşürdüğü için. Adamımız kabaca bu.
Sarmal anlatı. Gün içinde aklımızdan ne geçiyorsa. Birçok kez çocuklarla, eşle, diğer karakterlerle karşılaşırız, geçmişin şimdiyi biçimlendirmesine şahit oluruz, şimdiden gelecek tasviri çıkarırız. Gündeliğin içinde -ki gün 15 Şubat 2003- Irak'ın işgalinin protestoları yer almaktadır ve bu yeni olay Henry'nin çocuklarını tekrar tanımasına yol açar; konuşurlar, tartışırlar, birbirlerini kaçıncıya biçimlendirirler. Irak bertaraf edilmeli midir, Saddam asılmalı mıdır, nedir? Henry, Neocon tayfanın görüşlerine yakın fikirlere sahiptir, kızı ve oğluyla nispeten papaz olması bu sebeptendir. Eskiden böyle değildi; çocuklar küçükken büyüklerin dünyası her şeyi çözebiliyordu ama babalara, annelere duyulan güvensizlik dünyaya duyulanla bir oldu. Daha iyi bir yaşama kavuşulamadıysa beceriksiz ailelerin, devletlerin daha iyisini başarması için çabalaması gerekiyor. Ne ki Henry başka bir dünyadan geliyor, onun geçmişinde her şey daha farklıydı. Her şey şimdi de daha farklı. Sonrasında da. Sürekli bir hareket, hele o cumartesi. Dolu bir gün, yapılacak birkaç iş var, en dar çemberin içinde ailenin üyeleri ve birkaç iş arkadaşı dışında kimse yok, bu da çemberi olabildiğince büyük kılar. Yaşamın ta kendisi ama eski sevgililer yok, eski arkadaşlar yok. Elli yaş dünyanın en dar çember haline dönüşmesi midir?
Karakterlerin uğraşları anlatıyı derinleştiriyor, örneğin erkek evladın sıkı bir gitarist olması mühim. Blues üzerine düşünceler, belli kalıpların doğaçlamayla birlikte sonu olmayan bir yolculuğa dönüşmesi fikrine ulaşıyor. Eh, Henry'nin Rosalind'e karşı hissettikleri de buraya bağlanabilir mi? Tutkuyla sevişiyorlar, birbirlerini sağalttıkları ölçüde mutlu oluyorlar ki birinin yarasına diğerinin şefkati doğuyor, karşılıklı. Her sevişmeleri başka bir güzel, Henry düşünüyor, karısının çekiciliğinin sürmesi belirli bir düzen isteğinden doğduğu gibi düzenin sıkıcılığını duyumsamayacak kadar tutulmaktan da kaynaklanıyor. Henry'yi sağlıklı yapan şey bu; kaosa en yatkın şey olan sosyal yaşamda bile belli bir çizgiyi tutturabilmiş ve yaşamını diğerleri için belirli ölçüde de olsa heyecanlı kılabilmiş. Güzel. Güzel olmayan şey cumartesi sabahı, ortalık karanlıkken kalktığında camdan baktığı zaman düşen bir uçak görmesi. "Nedense kendini kabahatli hissediyor, nedense çaresiz de." (s. 28) Dünya elinden kayıverince huzursuz. Beklenmeyen olaylar beklenmeyen bir gün doğuruyor; annesini ziyareti, kayınpederin evinde toplanmaları günlük planın içinde yer alsa da bir kere dengesi bozulan gün serserilerle münasebet kurulmasına yol açıyor. Bu serseriler yaşamın sürprizlere açık olduğunu gösterir gibi en olmadık yerde tekrar ortaya çıkacaklar ve Henry'ye olabileceği insanı gösterecekler. Başımıza bir şeyler gelirken biz de kendi başımıza geliriz. Yalnızlığın On Bir Hali'nde benzer bir öykü vardı, bir kelebek kanat çırpsa dünyada neler neler olur. Çırpmasa da olur. Her şey olur.
Her olay bir karakteri çağrıştırır, her karakter başka olayları çağrıştırır, bir günün çok daha azına şahit oluruz ama yine de günün neye benzediği konusunda iyi bir aynadır. Sıkı bir kurgudur bu, ilgisi çekilen okur edinmeli.
Yanıtla
0
8
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
murat fatih
23.09.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Milenyum Amerikan edebiyatının popüler roman çizgisine uyan, hayal gücünden ziyade hesaplı, analitik, üzerinde çalışılmış nir kurguya sahip roman. Beğenmedim. Detay ve tasvir usta kalemlerde boğucu ve sıkıcı olmaktan uzaklaşıp bir üslup olabilir ama bu kitapta öyle değil. Dümdüz sıkıcı, gereksiz, sayfa dolduran işlevsiz gündelik ayrıntılar. Aralarda verdiği güncel dünya ahvaline dair mesajlar da gayet klişe ve Amerikanvari. İki yıldız vermememin tek nedeni titiz bir roman olması ve olabildiğince düzgün bir çeviriyle basılması. Bir daha Ian McEvan okur muyum: Hayır. Sıkıcı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
naakoc
15.02.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ingiliz filmlerinde dizilerinde hissettiğim o soğuk havayı kitapta da hissettim.kaotik bir kitap. bir doktorun izin gününde yaşadıkları üzerinden savaş terör gibi çok genel konuların yanı sıra aile ilişkileri gibi özel konulara da değinilmiş. yavaş akan bir kitap. kurguda gereksiz ayrıntı gibi duran yerler sadece çok iyi okuyucuların hoşuna gidecektir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hoopy
04.02.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tek bir güne neler neler sığdırılmış, usta işi bir roman
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
engin arapoğlu
21.05.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dersler'den sonra okuduğum en iyi mcewan kitabı. usta işi bir roman
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ojekokusu
03.05.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ablamın tavsiyesi ile almıştım Güzel bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
LomengSingollo
31.03.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En sevdiğim yazarlardan biri. Çoğu kitabını okudum. Bu da diğerleri gibi çok güzel. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kmeyla
23.12.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum ilk Ian McEwan kitabı Cumartesi, çok beğendim diyemeyeceğim ama tarzını, aralara sıkıştırdığı düşünlerini, olaylardan yola çıkarak uzun konu tartışlarını sevdim. Modern zamanların insanlarının iç dünyasına biraz ışık tutabildiğini düşünüyorum yine de!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kismetim1
11.12.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ian Mcewan diğer kitapları nasıl bilmiyorum ama bu çok sıkıcıydı. Edebi bir değer göremedim. Olayları anlatışı çok karmaşık yani kitap akıcı değil gitmiyor. atlayarak okudum.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
burak_saluk
02.03.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Katmanlar halinde metaforlarla dolu paralel hikayeler okumak hevesinde olmadığım bir zamanda okudum sanırım. Bana sıkıcı geldi. Belki de başlığından beklediğim kadar bir eğlence beklediğim içindir. Kesinlikle eğlencelik bir hafif okuma kitabı değil.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
metuva00
28.01.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarılı bir sinir cerrahı olan Henry Perowne' nun bir cumartesi gününün- sabah uyanışından akşam yatana kadar - aile, iş ve toplumla olan etkileşimlerinin anlatıldığı roman, dünyada olup bitenlere kimsenin kayıtsız kalamayacağını vurguluyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
--mr--
19.08.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ian McEwan'ı ilk defa okuyacaksanız bu kitap ile başlayın. Modern insanın gün içinde yaşadığı ve adını koyamadığı bir takım detayları açığa çıkarmış. Baba ve çocukların modern çatışmaları, güncel siyaset, edebiyat, aile hayatı gibi konular günümüz İngilteresi'nde yaşayan 50 yaşındaki bir doktor gözünden anlatılmmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
hakanoksuz
18.12.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevdiğim tarz anlatımlardan biri. Bir cuma gecesi uyanıp cumaretesiye bağlanan kısa zaman diliminde bütün hayatı karakterleri kendine anlatan bir eser. Kolay bir roman değil, içerik 11 Eylül sendromu çevresinde bütünleşmiş vs. Ama anlatım kalitesi çok iyi, büyük olay olmadan roman yazmak beceri ister.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ubucaklioglu 18.01.2013
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
karışık bir kitap edebi yönü pek yok
Yanıtla
1
3
Destekliyorum 
Bildir
KY-667571 28.02.2012
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası kitabı büyük bir beklentiyle almıştım ama yer yer gereksiz ayrıntılarla boğulması nedeniyle beklentilerimi tam olarak karşıladığını söyleyemeyeceğim...Ancak güvenlik tehdidinin hep Doğu'dan geleceğine kendini şartlandıran Batılı insanın güvenliğinin, hep tetikte beklediği Doğu'dan değil bizzat kendi içinden birileri tarafından hem de hiç umulmadık bir sebepten nasıl kolayla sarsılabileceğini göstermesi ilgi çekiciydi.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum 
Bildir
meyt 16.02.2008
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
herşeyiyle mükemmel bir kitap.yazarın betimlemeleri dili muhteşem.bir tek günü anlatıyor roman bunu duydugumda eminim gereksiz ayrıntılara girmiştir sıkıcıdır gibi bir önyargıya kapılmıstım ama kitabı okumaya başlar başlamaz fikrimde ne kadar yanılmış oldugumu anladım bir tek gün degil kocaman bir dünya var kitapta amerika-ırak konusundaki siyasi görüşlerden tutun da kitabımızın kahramanalrının iç dünyalarına yaşamlarına kadar herşey var kitabın içinde. bir de cümleler kahramanlarımızın iç dünyalarını betimleyen o cümleler kesinlikle muhteşem...herkese tavsiye edebilecegim bir başyapıt...
Yanıtla
16
1
Destekliyorum 
Bildir
04unal_a 08.03.2007
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fena değil. Ana karakterin yaşadıkları, anıları çok fazla ayrıntıyla tasvir edilmiş ve bazen sıkıcı olabiliyor. Hatta bazen konuyla alakasını kuramadığım anılara, düşüncelere geçmiş yazar. Fakat bazıları ilginç bir şekilde ana konuya başlanıyor. Olay örgüsü de iyi.
Yalnız kitabın tanıtım yazılarından, yazarın Irak, terörizm ve dünyada yaşananlardan etkilenmeyen insanların vurdumduymazlığından daha çok bahsedeceğini, bu konuları daha çok eleştireceğini zannetmiştim. Fakat karakterlerin Irak savaşının meşruluğunu ve sonuçlarını tartışmalarından başka bu konuya yapılan göndermeye rastlamadım.
Sonuçta genel olarak tatmin edici, vakit geçirmek için okunabilecek bir kitap.
Yanıtla
26
1
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Doktorus
03.01.2025
Romanın hikâyesi 2003 yılının 15 şubat günü Londra'da geçiyor. Romanın ana karakteri Henry 48 yaşında bir beyin cerrahı, karısı avukat, 16 yaşlı oğlu müzisyen, Paris'te yaşayan kızı şair. Aile üyelerinin meslekleri bilerek böyle seçilmiş: çağdaş Avrupa ailesinin küçük modeli. Bu aile üzerinden Ian McEwan çağdaş Avrupayı modelleştiriyor. Roman Henry’nin gece yarısı aniden uyanması ve pencereden bir uçağın düştüğünü görmesiyle başlıyor. Bu görüntü Henry’nin bilincinin karanlıklarında gizlenen yaralı bölgelere temas ediyor. Ian McEwan’ın Cumartesi romanı artık Philip Roth’un, John Updike’ın yazdıklarından sonra post-11 Eylül denilen roman türüne en iyi örneklerden biri.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
shu
01.01.2024
mcewan okumaktan son derece keyif aldığım bir yazar ancak maalesef bu kitabını bitirmekte çok zorlandım
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Serap.Bahar
26.12.2023
Kitap bir günde geçiyor. 15 Şubat 2003'te. Henry Perowne, Londra'da yaşayan bir doktor. Evli ve iki çocuk babası. Henry'nin başından bir günde geçen olayları okuyoruz kitapta. Bu arada İkiz Kulelere yapılan saldırı nedeniyle Amerika, Irak'a girmeyi planlıyor, tabii İngiltere de. Heathrow Havalimanına bir uçağın çarpmasıyla terörist bir atakla karşı karşıya kalmalarının vermiş olduğu yetkiye dayanarak Londra'da terör karşıtı yürüyüşler yapılmaya başlanıyor. Uçağın çarpmasına tesadüfen rastgelen Henry'nin başına trafikte bir tartışma sonucu bazı olaylar da geliyor fakat buradan sonrası biraz spoiler olacağı için teferruata girmiyorum. Aile bağları, ikili ilişkiler, yaşadığımız olaylara karşı alınan aksiyonların nelere mal olduğu üzerine yazılmış bir kitap Cumartesi. Tek günde geçtiği için uzun paragraflar, ortamın detaylı betimlemeleri derken, benim için, okuması epey güç bir kitap oldu. Kendimle ilgili şunu yakaladım; ben kitapta diyalog ne kadar azsa, okumakta o kadar zorlanıyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir